enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,7842
EURO
56,0457
ALTIN
6.831,47
BIST
13.509,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
25°C
Pazar Çok Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Yağmurlu
20°C

Husilerin ilerleyişi sürerken Riyad, İsrail’den ABD aracılığıyla istihbarat desteği istedi

Husilerin Suudi petrol altyapısını da hedef aldığı ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıların bazı petrol boru hatları ve pompalama tesislerinde aksamalara yol açtığı yönündeki bilgiler, güvenlik endişelerinin ekonomik boyutunu da büyüttü.

Husilerin ilerleyişi sürerken Riyad, İsrail’den ABD aracılığıyla istihbarat desteği istedi
16.09.2026 11:00
1
A+
A-

Yemen’de Husilerin sahadaki ilerleyişini artırması ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması, Riyad’ı yeni güvenlik seçenekleri aramaya itti. İsrail medya kaynaklarına göre Suudi Arabistan, Husilere karşı mücadelede İsrail’in istihbarat kapasitesinden yararlanmak amacıyla ABD üzerinden Tel Aviv ile temas kurdu.

İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki temasların, ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) koordinasyonunda yürütüldüğü ve görüşmelerde İsrail’in Yemen’deki Husi güçleri hakkında sahip olduğu istihbaratın Riyad’la paylaşılmasının ele alındığı bildirildi.

İsrail merkezli i24NEWS’in bölgesel bir diplomata dayandırdığı haberine göre, görüşmelerde Husilerin askeri konuşlanmaları, silah altyapısı ve operasyonel planlarına ilişkin istihbaratın Suudi Arabistan’a aktarılması üzerinde duruldu. Görüşmelere yakın bir kaynak, temasların “iyi geçtiğini” söyledi.

Gelişme, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper’ın Riyad ziyaretinin hemen ardından geldi. Cooper’ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve üst düzey yetkililerle görüşmesinde bölgesel güvenlik ve Husi tehdidinin gündeme geldiği belirtildi.

Husilerin ilerleyişi Riyad’ın hesaplarını değiştirdi

İsrail basınında yer alan değerlendirmelere göre, Suudi Arabistan’ın İsrail’den istihbarat desteği aramasının arkasında Husilerin Yemen’in batısındaki ilerleyişi ve Suudi topraklarına yönelik saldırıların artması bulunuyor. Husi güçlerinin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik noktalar üzerinde kontrol alanını genişletmesi, Bab el-Mandeb Boğazı çevresindeki gelişmeler ve Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları Riyad üzerindeki baskıyı artırdı.

Husilerin Suudi petrol altyapısını da hedef aldığı ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıların bazı petrol boru hatları ve pompalama tesislerinde aksamalara yol açtığı yönündeki bilgiler, güvenlik endişelerinin ekonomik boyutunu da büyüttü.

Babülmendep çevresindeki gelişmeler ise sorunu Suudi Arabistan sınırlarının ötesine taşıyor. Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan boğaz, küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı açısından kritik bir güzergâh olarak değerlendiriliyor.

İsrail savaşa öncülük etmek istemiyor

İsrail tarafında ise Husilere karşı doğrudan askeri müdahale yerine istihbarat, gözetleme ve bölgesel koordinasyon seçeneğinin öne çıktığı belirtiliyor. Haaretz’in aktardığı İsrail askeri değerlendirmelerine göre ordu, Husilere karşı tek başına önleyici saldırı düzenlenmesine ve İsrail’in çatışmanın doğrudan ön cephesine yerleşmesine sıcak bakmıyor. Bunun yerine uluslararası ve bölgesel aktörlerin dahil olacağı daha geniş bir güvenlik mekanizmasının oluşturulması öneriliyor.

İsrail’in bu yaklaşımında, Husilere yönelik tek bir askeri operasyonun hareketin uzun vadeli kapasitesini ortadan kaldırmayacağı değerlendirmesinin etkili olduğu belirtiliyor. Tel Aviv açısından Husi tehdidinin deniz taşımacılığı, enerji güvenliği ve bölgesel dengelerle bağlantılı daha geniş bir sorun olarak ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Bu çerçevede İsrail’in Suudi Arabistan’a sağlayabileceği desteğin ağırlıklı olarak istihbarat ve gözetleme kapasitesi üzerinden şekillenmesi bekleniyor.

ABD, İsrail ile Riyad arasında köprü kuruyor

İsrail-Suudi temaslarında Washington’ın rolü de dikkat çekiyor. Görüşmelerin CENTCOM aracılığıyla yürütülmesi, ABD’nin iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunu kendi bölgesel askeri yapılanması içerisinde tutmaya çalıştığını gösteriyor. İsrail basınında yer alan başka bir iddiaya göre ABD’li yetkililer, Kahire’de İsrail’in askeri ve istihbarat kapasitesinin de dahil edileceği ortak bir bölgesel güvenlik mekanizması oluşturulması fikrini gündeme getirdi.

Bu arayışın yalnızca Suudi Arabistan ve İsrail’le sınırlı olmadığı da belirtiliyor. Axios’un aktardığı bilgilere göre İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Almanya’da CENTCOM tarafından düzenlenen kapalı bir toplantıda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Ürdün ve Mısır’ın askeri yetkilileriyle bir araya geldi. Toplantıda İran ile yaşanan gerilim ve Husilerin faaliyetleri dahil olmak üzere bölgesel güvenlik başlıklarının ele alındığı bildirildi.

Riyad Washington’ın tutumundan da rahatsız

Suudi Arabistan açısından İsrail’le istihbarat temasının bir diğer nedeni ise Washington’ın Husilere karşı doğrudan ve kapsamlı bir askeri müdahaleye mesafeli yaklaşması olarak gösteriliyor. İsrail medyasında yer alan değerlendirmelerde Riyad’ın, Husi saldırılarının artmasına rağmen ABD’nin verdiği karşılığın yetersiz kaldığını düşündüğü belirtiliyor.

Suudi yönetiminin ayrıca Washington’ın İran ve Husilerle gelecekte ayrı anlaşmalara yönelmesi halinde kendisinin bölgesel tehditlerle baş başa kalmasından endişe ettiği aktarılıyor. Bu nedenle Riyad açısından İsrail’le istihbarat paylaşımı, doğrudan yeni bir askeri cephe açmaktan ziyade mevcut güvenlik açığını kapatmaya yönelik bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Husi dosyası bölgesel güvenlik meselesine dönüşüyor

İsrail’in yaklaşımı da benzer biçimde doğrudan savaşa girmekten çok Husi sorununu daha geniş bir bölgesel güvenlik çerçevesine taşımaya dayanıyor. Kızıldeniz ve Bab el-Mandeb’deki gelişmelerin Mısır’ın Süveyş Kanalı gelirleri ve deniz ticareti açısından oluşturduğu riskler, Suudi Arabistan’ın güvenlik endişeleri ve İran’la bölgesel gerilim aynı denklem içerisinde değerlendiriliyor.

Bu tablo, Yemen’deki çatışmanın taraflarının ötesinde yeni bir güvenlik koordinasyonu arayışının ortaya çıktığını gösteriyor. ABD’nin arabuluculuğunda yürütülen İsrail-Suudi temasları şimdilik istihbarat paylaşımı ve bölgesel koordinasyon ekseninde ilerlerken, Tel Aviv’in doğrudan savaşa öncülük etmekten kaçındığı, Riyad’ın ise Husilerle mücadeleyi tek başına yürütmek istemediği belirtiliyor.

Dolayısıyla ortaya çıkan yeni tablo, İsrail ile Suudi Arabistan arasında Husilere karşı doğrudan bir askeri ittifaktan çok, ABD’nin koordinasyonunda şekillenen istihbarat ve bölgesel güvenlik işbirliği arayışına işaret ediyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.