“Gerçek manada demokrasi inşa edildi; herkesin farklı çıkar grupları dedikleri emekçiler, çiftçiler, endüstriciler, tüccar ve esnaf ortak bir gelecek tasavvuru kurdu, bu kararların takipçisi olacağız”

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi, 7 günün akabinde bugün tamamlandı. Çiftçi, personel, esnaf, tüccar, endüstriciler tarafından alınan kararların tümü yeniden kendilerinin oylarına sunuldu. Oylamaların sonucunda kararlar kabul edildi. Başkan Tunç Soyer, “Bu çalışmalar bize hem umudu hem bu memleketin geleceğine dair her birimizin özgüvenini yenilememize imkân verdi. aynı atalarımızın yaptığı gibi barış içinde, huzurla, sıhhatle bir ortada yaşayacağımız kentler ve yepisyeni bir Türkiye inşa etmek mümkün. Çok çok önemli kararlar alındı.alınan kararların değeri kadar çok önemli yöntemimizdi. Gerçek manada bir demokrasi inşa edildi. Bu demokrasiyle de herkesin farklı çıkar grupları olarak tarif ettiği çalışanlar, çiftçiler, endüstriciler, esnaf, tüccarlar ortak bir gelecek tasavvuru kurdular. Tahminen de içerik kadar çok önemli olan bu biçimdi. Bu gelecek tasavvuru bir gelecek inşası manasına geliyor. Bu kararların takipçisi olacağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaklaşık 8 ay önce başlattığı çalışmalar, 15-21 Mart tarihleri arasında yapılan İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi ile karara bağlandı.
Çiftçi, emekçi, esnaf, tüccar, sanayicilerin yer aldığı delegeler, 8 aylık çalışmalarını bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in idaresinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılan oturumda müzakere ettiler. Paydaşların aldıkları kararlar, yeniden kendilerine sunularak oylandı. Oylama sürecinin bitmesinin akabinde kapanış konuşması için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve tüm delegeler sahneye çıktılar. Soyer, konuşmasında alınan kararların ve belirlenen unsurların takipçisi olacaklarını vurguladı.
Soyer’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
“İzmir’de de 17 Şubat 3 Mart tarihleri arasında Misak-ı İktisadi’nin temelleri konmuş”
“8 aydır uzun bir maraton koştuk. Uzun saatler boyunca bir araya geldi çalışanlar, çiftçiler, endüstriciler, esnaf, tüccarlar… benzeyenyüz yıl öncesinde olduğu benzeri. Yüz yıl öncesindeki büyük yıkım, Kurtuluş Savaşı’nda hayatına kaybeden on binlerce vatandaşımız, büyük bir yoksulluk, büyük bir yıkılmışlık. İstanbul işgal altında, Lozan Barış Müzakerelere kesilmiş, heyetimiz geri dönmüş. Her yerde büyük bir ümitsizlik varken aynı Erzurum Kongresi’nde olduğu benzeri ulusun hudutlarının belli olduği Misak-ı Milliye’nin ortaya konduğu Erzurum Kongresi’nde olduğu gibi yüz yıl önce İzmir’de de 17 Şubat 3 Mart tarihleri arasında Misak-ı İktisadi’nin asılları konmuş. Yüz yıl önce cetlerimiz, o olağanüstü zor şartlarda geleceğin Türkiye’sini, kurulacak devletin iktisat siyasetlerini belirlemek üzere bir araya gelmişler. Anadolu’nun her yerinde o bin 135 delege o kar kış şartlarında bir araya gelmiş ve büyük bir özgüven, umutla iktisat siyasetlerini belirlemiş. Çok çok önemli kararlar almışlar o devirde.
“Türkiye’nin bütün olumsuz şartlarında geleceğin Türkiye’sinin inşası için bir araya geldik”
Bugün de Türkiye’de çok katmanlı krizler yaşanırken yoksulluk, işsizlik, hayat pahalılığı, yüksek enflasyon çok ağır bedeller ödetirken vatandaşlarımıza ve üstelik 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük felaketten sonra on binlerce insanımız canını kaybetmişken bugün on binlercesi çadırlarda, konteynerlerde hayatlarını sürdürmeye devam ederken Türkiye’nin bu bütün olumsuz şartlarında geleceğin Türkiye’sinin inşası için bir araya geldik. 8 aydır o umudu yeniden yeşertmek için, çocuklarımıza, torunlarımıza huzurla, el ele yaşayacakları bir Türkiye’yi yaratabilmek için neler yapılması gerektiğini, hangi kararların, prensiplerin alınması gerektiğini belirlemek üzere toplandık.
“50 uzman akademisyenden oluşan Yüksek İstişare Kurulu tüm bu yapılan çalışmaları revize etti”
Bugün bu çalışmaların sonuna gelmiş buluyoruz. aynı yüz yıl öncesinde olduğui yeni Türkiye’nin her yerinden 180 sivil toplum kuruluşu, vakıf, dernek temsilcileri, 500’ün üzerinde delegeyle bir araya geldiler. 200 üzerinde akademisyen tabiat, tarih, inovasyon ve demokrasi masası olmak üzere 4 başka masada emekçilerimizin, çiftçilerimizin, sanayicilerimizin, tüccarlarımızın, esnafımızın aldıkları kararları kendi bilimsel disiplinleri çerçevesinde kavramsallaştırmaya çalıştılar. Ve nihayet 50 uzman akademisyenden oluşan Yüksek İstişare Kurulu tüm bu yapılan çalışmaları revize etti.
“Aynı cetlerimiz yaptığıi barış içinde, huzurla, sıhhatle bir ortada yaşayacağımız yesyeni bir Türkiye inşa etmek mümkün”
Bütün bunların toplanmasıyla da bugün bu uzun süren maratonu sonlandırıyoruz. Bu çalışmalar bize hem umudu hem bu memleketin geleceğine dair her birimizin özgüvenini yenilememize imkân verdi. benzeyenatalarımız yaptığı gibi barış içinde, huzurla, sıhhatle bir ortada yaşayacağımız kentler ve yepisyeni bir Türkiye inşa etmek mümkün. Çok çok önemli kararlar alındı.fakat alınan kararların değeri kadar çok önemli yöntemimizdi. Gerçek manada bir demokrasi inşa edildi. Bu demokrasiyle de herkesin farklı çıkar grupları olarak tarif ettiği emekçiler, çiftçiler, endüstriciler, esnaf, tüccarlar ortak bir gelecek tasavvuru kurdular. Tahminen de içerik kadar çok önemli olan bu biçimdi. Bu gelecek tasavvuru bir gelecek inşası manasına geliyor. Bu kararların takipçisi olacağız. Hayata geçirilmesiyle de geleceğimiz çok daha aydınlık bir gelecek olacak.” (ANKA)