enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9541
EURO
53,3526
ALTIN
6.576,20
BIST
13.965,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Açık
27°C

İranlılar anlatıyor: Savaşla ilgili düşünceleri bir haftada değişti mi?

Hamid, tam bir hafta önce İran’ın Dini lideri Ayetullah Ali Hameney’in ölüm haberini duyduğunda büyük bir sevinç yaşadı. Kutlama yapmak için eşini ve kızını Tahran’daki evinin dışındaki sokağa çıkardı. Sonraki birkaç gün boyunca, ABD ve İsrail …

İranlılar anlatıyor: Savaşla ilgili düşünceleri bir haftada değişti mi?
07.03.2026 23:30
6
A+
A-

Hamid, tam bir hafta önce İran’ın Dini lideri Ayetullah Ali Hameney‘in ölüm haberini duyduğunda büyük bir sevinç yaşadı. Kutlama yapmak için eşini ve kızını Tahran’daki evinin dışındaki sokağa çıkardı.

Sonraki birkaç gün boyunca, ABD ve İsrail bombaları başkentteki binaları yerle bir ederken, aile hava saldırılarını izlemek için evin çatısına çıktı ve rejim hedeflerinden biri her vurulduğunda sevinç çığlıkları attı.

İngiltere’deki bir kuzeni aracılığıyla bana, “Dünyanın başka neresinde halkın ülkesine dışarıdan yapılacak bir saldırıdan memnun olacağını bulmaya çalışın” dedi.

Ama artık rejimin yakında gideceğine dair umudumuz var. Mutluyuz.

Hamid (takma ad) yalnız değil.

BBC Farsça’daki meslektaşlarımızla birlikte, hem ülkedeki hem de ülke dışındaki İranlılarla konuştuk.

BBC Farsça, BBC News’in Farsça yayın hizmeti ve İranlı yetkililer tarafından engellenmesine ve düzenli olarak sinyallerinin kesilmesine rağmen, dünya çapında çoğunluğu İran’da olmak üzere 24 milyon kişi tarafından takip ediliyor.

Yoğun bombardıman altındaki, internet erişiminde ciddi kısıtlamaların uygulandığı bir polis devletinde, 90 milyonluk büyük bir halkın genel ruh halini tam olarak ölçmek imkansız.

Tahran sakinlerine şu uyarı mesajı gönderildi: “İnternet bağlantınız önümüzdeki günlerde devam ederse, hattınız bloke edilecek ve adli makamlara sevk edileceksiniz.

5 Mart 2026’da Tahran’daki grevin ardından yükselen duman bulutları arasında sürücüler bir otoyolda ilerliyor.

Hükümet hala korku uyandırıyor ve hiçbir karşıtı kendisi veya ailesi için korktuğundan adını vermek istemiyor.

Ancak bir hafta sonra, bazı insanlar İslam Cumhuryeti’nin karşı yapılan her her bir saldırıyı kutlamaya devam ederken, diğerleri de giderek daha fazla korkuyor ve savaşın amacını ve nihai hedefini sorguluyor.

Ali “Bu savaşın amacı İran halkına özgürlük veya demokrasi getirmek değil” diyor.

Bu, İsrail, ABD ve bölgedeki Arap ülkelerinin jeopolitik çıkarına yönelik bir şey.

30’lu yaşlarındaki Tahran sakini yaşayan Muhammed, ABD ile İran arasında savaşı önleyecek bir anlaşma istediğini söylüyor.

İçten içe her zaman bir anlaşmaya varılacağını umuyordum” diyor.

Hamaney’in ölümüne sevineceğini düşünmüştü ama sonunda “hiçbir şey hissetmedi”.

Geleceğe dair büyük bir belirsizlik içinde olduğunu belirtti. Her yerde kontrol noktalarının kurulması ve havadan bombardımandan korktuğunu anlatıyor.

Diğer İranlılar ise korku, stres ve umudun bir karışımını hissettiklerini söylüyor.

Bir kadın bana, İranlıların şu anda hissettiği karmaşayı anlayabilmek için İran’da 40 yıl yaşamam gerektiğini söyledi.

Rejim darbe aldığında gülüyoruz ve mutlu oluyoruz ama çocuklar öldüğünde ve altyapımız yok edildiğinde ülkemizin geleceği için endişeleniyoruz” diyor.

İran’da kamuoyu yoklamaları yapılmıyor ama halkın büyük çoğunluğu, kendilerine bu kadar büyük acılar yaşatan bir yönetimden hoşlanmıyor gibi görünüyor.

Hala çok sayıda sadık destekçisi var. Muhaliflerinin büyük bir kısmı ise ABD ve İsrail’i destekleyenler ile derin bir şüphe duyanlar arasında bölünmüş halde.


İranlılar, 28 Şubat 2026’da Tahran’da İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a saldırılarını protesto etmişti.

Saeed “Trump hükümeti – tepeden tırnağa – hepsi yalan söylüyor. İran’a saldırmak için hiçbir sebepleri yoktu. İsrail’in istemesi dışında” diyor.

Rejimin kendi açıklamaları dışında, destekçilerinden çok görüş alamıyoruz.

Ayrıca, en büyük acıyı çekenlerden, yani 28 Şubat’ta bir ilkokula yapılan saldırıda öldürülen çocukların anne ve babalarından da bir ses duymadık.

Bu, savaşın şimdiye kadar bilinen en çok ölümlü saldırısıydı.

Fakat birçok İranlı BBC’ye 47 yıllık İslam Cumhuriyeti’nden sonra bu durumdan kurtulmayı çok istediklerini ve savaşın özgürlüklerine dair tek umutları olduğunu anlattı.

Sürgünde yaşayan milyonlarca İranlıdan biri olan Hamid’in İngiltere’deki kuzeni, geçen Cumartesi BBC’ye gönderdiği bir WhatsApp mesajında birçok kişinin çatışan duygularını özetledi.

Savaşlardan nefret ederim, hangi tarafta olursa olsun tek bir masum insanın öldürülmesini veya zarar görmesini istemem ama bu sabahki saldırı haberlerine çok sevindim.”

Biliyorum, çelişkili ve çılgınca ama gerçek bu. Katil Ayetullahlar’dan kurtulma hayalinin nihayet gerçeğe dönüşebileceği düşüncesi beni sevinçten uçuruyor.

Hafta sona ererken, Hamid ile tekrar iletişime geçmek için kuzeninden yardım istedik ama kuzeni kendisine ulaşamadı.

Kuzen daha sonra “Lütfen beni yargılamayın ama bence saldırılar devam etmeli. İşi bitirmek zorundalar” dedi.

Hamid kuzenine hava saldırılarının çoğunlukla “kötülere” yönelik, iyi hedeflenmiş saldırılar olduğunu söylemişti.

Fakat bomba sığınakları veya sirenlerin bulunmadığı bir ülkede, aralarında çok sayıda çocuğun da bulunduğu sivil kayıpların giderek arttığını da duyuyoruz.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, şu ana kadar 200’e yakın çocuk da dahil olmak üzere 1.000’den fazla sivil öldü.

Savaş başladığında, HRANA hala Ocak ayında ülke çapındaki eylemlerin sert bir şekilde bastırılması sırasında öldürülen binlerce protestocunun kimliğini tespit etmeye çalışıyordu.

İranlılar, rejimin güvenlik güçlerinin silahsız göstericilere ateş açması sonucu dökülen kanın boyutları yüzünden hala travma yaşıyor.

İsfahanlı sakini Saman, o dönemde şehrin sokaklarında kurşunlanarak öldürülen altı kişiyi bizzat tanıyordu ve şimdi de akrabalarından ikisi Tahran’daki iki ayrı hava saldırısında öldürüldü.

Savaşta bir haftayı geçerken BBC Farsça’dan Soroush Pakzad‘a gönderdiği mesajda, İsfahan’daki durumun “gerçekten korkunç” olduğunu ve hedef alınan yerlerden birinin çevresinde sokaklarda ceset parçaları bulunduğunu söyledi.

Ruh halini “şok ve öfke içinde” diye tanımlayan Saman “Kabuslarımda bile savaş felaketine sürükleneceğimizi görmemiştim” diyor.

İran içinden görgü tanıklıkları toplayan meslektaşım Ghoncheh Habibiazad, savaşın sürmesiyle birlikte bazı kişilerin görüşlerinin değiştiğini, çünkü Hamaney’in öldürülmesinden sonra savaşın devam etmesini beklemediklerini söylüyor.

Tahran’da yaşayan 20’li yaşlarında genç bir kadın, dini lideri hedef aldıklarında “çok mutlu” olduğunu söylemişti.

Fakat altı gün sonra Ghoncheh’e “Şimdi ne mutluyum ne de üzgünüm, sadece yorgunum” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.