İsrail’den kaçırılan rehinelerin hayatta kalma şansı nedir?

Frank Gardner
Yüz binlerce İsrail askeri Gazze sınırında toplanırken, İsrail hükümeti neredeyse imkansız bir rehine durumuyla karşı karşıya.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Hamas’a bağlı silahlı şahıslar tarafından İsrail’in güneyinden kaçırılan en az 150 rehine şimdi Gazze’de tutuluyor. Bunların arasında bayanlar, çocuklar ve yaşlılar da var.
Eğer İsrail Gazze’ye geniş çaplı bir kara saldırısı başlatmaya karar verirse, ki kimileri bunun yakın vakitte olacağını tahmin ediyor, rehinelerin hayatta kalma şansı nedir?
Uzlaşma ihtimali var mı?
Ortaya atılan fikirlerden biri, Hamas’ın İsrail hapishanelerinde tutulan 36 Filistinli bayan ve çocuk mahkum karşılığında bayan ve çocuk rehineleri serbest bırakması.
Ancak İsrail’deki Reichman Üniversitesi Siyaset ve Strateji Enstitüsü’nde kıdemli analist olan Michael Milstein, olağan kurallarda İsrail için bir numaralı önceliğin bu rehinelerin iadesi olacakken, bugün askeri bir tehdit olarak Hamas’ın ortadan kaldırılmasının önceliklendirildiğini söylüyor.
Her iki tarafta da tansiyon ve öfke yüksek, ne İsrail ne de Hamas uzlaşma ya da taviz vermeye yatkın görünmüyor.
İsrail hala silahlı Hamas üyelerinin güney sonlarını bu kadar basitçe aşıp binden fazla kişiyi öldürebilmesine şaşkın ve öfkeli.
Filistinliler de Cumartesi gününden bu yana binin üzerinde kişinin vefatına yol açan 2 binden fazla İsrail hava saldırısının şokunu yaşıyor.
Üstelik Gazze’nin yakıt, elektrik, su ve ilaç tedariği de kesildi.
Ancak İsrail de hücumlarını sürdürmekten çekinmiyor. Gazze’nin büyük bir kısmı kasıtlı olarak moloz yığınına dönüştürülüyor.
Reichman Üniversitesi’nden Milstein, Hamas’ın rehin aldığı bayanları, çocukları ve yaşlıları elinde tutmaya istekli olmayabileceğine inanıyor.
Milstein, Hamas’ın uluslararası kamuoyundaki olumsuz algıyı düşündüğüne inanıyor. Bunun yanında İsrail’in süren hava hücumlarında, Hamas üyelerinin pozisyonlarını bâtın tutmaya çalıştığı bir ortamda birçok rehinenin bakımının zor olacağı düşünülüyor.
Hamas’ın rehin aldığı herhangi bir askeri işçiden azamî avantaj elde etmek isteyeceği ve şayet müzakereler gerçekleşirse serbest bırakılmaları karşılığında en yüksek bedeli talep edeceği düşünülüyor.
Kolay bir seçenek yok
Bu da rehineler konusunda İsrail hükümetini ikilemde bırakıyor.
Riskli bir silahlı kurtarma operasyonuna mı girişmeli, yoksa Hamas’ın hava hücumlarıyla güç kaybetmesini ve mutabakata daha istekli olmasını mı beklemeli?
Bu ikinci opsiyon çok riskli. Rehinelerin yer altındaki tünellerde ve sığınaklarda tutulduğu düşünülse de hava hücumlarından etkilenmeyeceklerini kesin olarak söylemek mümkün değil.
Rehineleri tutan şahısların öfke anında yahut kurtarılmak üzere olduklarından şüphelendikleri için onları öldürme riski de çoğu zaman var.
Bu, 2012 yılında Nijerya’da, İngiltere-Nijerya Özel Kuvvetleri’nin cihatçılar tarafından tutulan iki rehineyi kurtarmaya yönelik başarısız operasyonu sırasında yaşanmıştı.
İsrail, rehinelerin her birinin kimliği ve durumu hakkında bildiği her şeyi derleyerek bir ‘Rehine Durum Odası’ kurmakta süratli davrandı.
Ancak 20 yıl boyunca İsrail askeri istihbaratında çalışan Michael Milstein, “Gazze’deki her ev ve sokağa ilişkin tüm verilere sahip değiliz” ihtarında bulunuyor.
İsrail, rehine kurtarma konusunda tecrübeli ve birlikleri bunun için ağır bir şekilde eğitiliyor.
İsrail’in 1957’de kurulan saklı Sayeret Matkal isimli komando ünitesi, İngiliz Özel Hava Servisi’ne (SAS) ya da ABD’nin Delta Force’una benziyor.
Sayeret Matkal ünitesi, 1976 yılında komandolarının Uganda havaalanında kaçırılan bir uçaktan rehineleri kurtardığı Entebbe Baskını ile üne kavuştu.
Bu ünitenin komutanı, İsrail komandoları arasında ölen tek kişi olan Yonatan Netanyahu’ydu.
Yonatan’ın kardeşi Binyamin bugün İsrail başbakanı. Rehineler konusundaki son karar da ona ait.
‘Şimdiye kadarki en zor rehine durumu’
ABD’nin İsrail’e istihbarat bilgileriyle ve hatta kendi Özel Kuvvetleri ile destek sağladığına dair haberler geliyor.
Büyük bir ABD taşıyıcı donanması Doğu Akdeniz’in açıklarında konumlanmaya başladı.
Ancak Hamas, İsrail’in teknoloji ve silah gücündeki büyük avantajına karşı asimetrik savaş yeteneğine sahip olduğunu gösterdi.
İletişimlerinde dijital iz bırakmaktan kaçınarak ve irtibatları minimumda tutarak Hamas, 7 Ekim’de İsrail’i şaşırtmayı başardı.
Şu anda 150’den fazla rehineyi elinde bulunduran silahlı şahıslar, mümkün olduğunca çevrimdışı kalmaya devam edecek.
Michael Milstein, “Bu hiç elbet İsrail’in tarihinde karşılaştığı en zor rehine durumu” diyor.