enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1851
EURO
52,9418
ALTIN
6.741,71
BIST
14.351,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria’daki saldırılarında büyük artış: “Amacımız Filistin devletinin kurulmasını engellemek”

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria’daki ataklarında büyük artış: “Amacımız Filistin devletinin kurulmasını engellemek”

İsrailli yerleşimcilerin Batı Şeria’daki saldırılarında büyük artış: “Amacımız Filistin devletinin kurulmasını engellemek”
29.08.2023 11:00
8
A+
A-

Yolande Knell
Ramallah

İsrailli yerleşimciler arasındaki radikallerin, Batı Şeria’daki Filistinli sivillere yönelik akınlarında bu yıl çarpıcı bir artış oldu.

Birleşmiş Milletler’e göre ayda 100’den fazla olay rapor edildi.

BM 2022 yılının başından bu yana 400 kadar kişinin meskenlerinden ayrılmak zorunda bırakıldığı ikazını yaptı.

Şiddet olaylarında otomobiller, konutlar ve dükkanlar ateşe verildi.

Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilerin sorumlu olduğu şiddet olaylarında vefatlar yaşandı.

Kusai Maatan 9 Ağustos bu türlü bir akında öldürüldü.

19 yaşındaki genç Filistinliyi beyaz atıyla birlikte gösteren poster, Ramallah’ın kuzeydoğusundaki Burka köyündeki küçük bir kavşağa anma gayeli yerleştirildi.

Kusai’nin büyükbabası Abdul Moneim Maatan sesi titreyerek, “Çok şefkatli bir ruhu vardı. Beni çoğu zaman çok içten bir şekilde selamlardı. Onun yokluğu büyük bir boşluk bırakıyor” diye torununu anlatıyor.

Ailesine göre Kusai, silahlı bir yerleşimci tarafından vurularak öldürüldüğü akşam, arkadaşlarıyla köyün yakınında pikniğe gitmişti.

Köy halkı olay gecesi yaşanan tansiyonun çok süratli tırmandığını anlatıyor ve en az bir yerleşimcinin ateş açtığını anlatıyor.

İsrail’in en yakın müttefiki olan ABD, burada yaşananları eşine rastlanmadık şekilde “Yahudi terörü” olarak nitelendirdi.

İsrail güvenlik güçleri iki İsrailli yerleşimcinin yanında en az beş Filistinliyi gözaltına aldı ve olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü duyurdu.

Adını vermekten çekinen Kusai’nin genç bir akrabası, yerleşimci hücumlarının yaygınlaştığını söylüyor ve “Kimse bir sonraki Kusai’nin kim olacağını bilmiyor” diyor.

Bu kişi Filistin idaresinin kendilerini koruyamayacağını savunuyor.

İsrail Batı Şeria’nın yüzde 60’ına hakim ve buradaki güvenlik ve inşaat işlerinin idaresini elinde tutuyor.

Burka köyünün de yer aldığı bölgede tahminen 370 bin Filistinli ve yarım milyon İsrail vatandaşı yaşıyor.

İsrail’de son seçim sonrası kurulan bugüne kadarki en sağcı hükümet, yerleşimci sayısını ikiye katlayarak bir milyona çıkarma niyetini açıkça ilan etti.

Uluslararası toplumun büyük çoğunluğu yerleşimcileri uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak görse de İsrail fikirde değil.

Yasa dışı yerleşimleri takip eden Peace Now (Hemen Barış) örgütüne göre, 2023 yılında Batı Şeria’da yeni yerleşim inşalarında tüm vakitlerin rekoru kırıldı.

Bu yerleşimler çoklukla İsrail devletinin resmi izin olmadan, “göz kırparak onayıyla” kuruluyor.

Peace Now’a göre İsrail hükümeti, bu şekilde 15 yerleşime daha onay verdi. Bu hükümetin kilit koltuklarında yasa dışı yerleşimlerden gelen siyasetçiler de yer alıyor.

“Amacımız Filistin devletinin kurulmasını engellemek”

Resmi olduğu intibası veren bir tabela beni, Burka köyünün üstündeki zeytinliğe yakın Oz Zion isimli yerleşime götürüyor.

Bu yerleşim, Burka köyünde yaşayan Filistinlilere ait tescilli arazi üzerine inşa edildi.

Beyaz prefabrik binalardan oluşan yerleşimin içinde, burada kalan altı ailenin küçük çocukları için kolay bir oyun alanı ve bir koyun ağılı var.

26 yaşındaki iki çocuk babası Yehuda Lieber, “Amacımız İsrail topraklarının tamamına Musevilerin yerleşmesi. Bu bizim temel hakkımız. Hakkımız kutsal kitapta yazıyor” diyor.

Hükümetteki kimi şahısların onun bu ideolojisini paylaştığı gerçeği onu cesaretlendiriyor. Burasının da İsrail devleti tarafından meşrulaştırılacağına inanıyor.

“Sağ oylarla seçilen bu hükümetten yerleşimlere dokunulmaması ve yerleşimlerin yönünde bir beklentimiz var” diyor.

Kurulan yeni yerleşimlerin de Filistin’in bir devlet olma stratejisini engellemek amaçladığı taşıdığını gizlemiyor.

Uluslararası destek göre iki devletli tahlil teklifinin uzun vadeli maksadı, Batı Şeria ve Gazze’de başşehri Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devleti yaratmak ve çatışmaları sonlandırmak üzerine kurulu.

Yasa dışı yerleşimde yaşayan Lieber, “Burada ve diğer yerlerde, kurulmakta olan Filistin devletini kimseden izin almadan engelliyoruz” diyor.

İşgal aksisi gruplar, yerleşimcilerin iktidardaki sağcı koalisyon hükümeti tarafından cesaretlendirildiğini savunuyor ve Filistinlilere ve onların mülklerine yönelik akınlarının rekor seviyede arttığını açıklıyor.

İsrail askerlerinin neredeyse her gece yaptığı baskınlar ve Filistinlilerin karşı akınlar da eklenince, bölgede son 20 yılın en ölümlü yılı yaşanıyor.

Filistin idaresine göre, çok sayıda sivilin de aralarında olduğu 180’den fazla Filistinli öldürüldü.

İsrail tarafında ise neredeyse tamamı sivil olmak üzere yaklaşık 32 kişi öldürüldü. İsrailli ölümlerinin yaklaşık yarısı Batı Şeria’daydı.

Üst seviye bir İsrail askeri sözcüsü yakın zaman önce yerleşimci akınlarındaki artışı “milliyetçi terörizm” olarak isimlendirdi ve bunun sonucu olarak Filistinlilerin İsraillilere saldırmaya başladığını söyledi.

İsrail devlerinin verilerine göre, geçen yılın aynı devrine kıyasla bu yılın ilk yedi ayında Filistinlilerin düzenlediği ferdi ataklarda %15’lik bir artış kaydetti.

İsrail güvenlik güçleri olaylara faal şekilde müdahale edemedikleri ve bazen de açıkça yerleşimcilerin taciz eylemlerini destekledikleri için eleştiriliyorlar.

BM’nin insani yardım kuruluşu (OCHA), bu yıl yerleşimcilerin can ve mal kaybına yol açtığı 700’den fazla olay kaydedildiğini duyurdu.

Bu, aynı aksiyonların kaydedilmeye başlandığı 2006 yılından bugüne en yüksek düzey manasına geliyor.

OCHA’nın başkanı Andrea De Domenico, “2021’de günde ortalama bir yerleşimci şiddeti olayını kaydediyorduk. 2023’te ise günde ortalama üç yerleşimci şiddeti hadisesi yaşandı.” diyerek durumu özetliyor.

Domenico, Filistinli bedevilerin ve hayvancılık yapan topluluklarının bilhassa savunmasız olduğu konusunda uyarıyor.

BM yetkilisi son vakitlerde bölgede üç Filistin topluluğunun meskenlerini terk ettiğini söylüyor.

Ağustos ayının başında Batı Şeria’daki El Kabun yerleşiminden geriye kalan aileler, daha inançlı yerlere taşınmak için konutlarını ve ağıllarını söktüler. Toplam 89 kiş tehdit nedeniyle topraklarından ayrıldıklarını söylüyor.

Ammar Abu Alia yaşadıkları süreci, “Gece yarısı konutumuzun önüne geliyorlar, korna çalıyorlardı. Ya da bizi taciz etmeleri için çocukları gönderiyorlardı. Koyunları korkutup onları içeri tıkıyorlar yahut su depomuzu boşaltıyorlardı” diye anlatıyor.

Ammar’ın kız kardeşi Nida Abu Alia da artık kuşaklardır yaşadıkları topraklara yakın bir köyde sıkışık bir meskenlerinde yaşamak zorunda olduğunu anlatıyor.

Dokuz çocuk annesi kadın, meskenlerinden ayrılmak zorunda kalmalarına gereğince ses çıkarılmadığını düşünüyor:

“İnsanlar buranın C Bölgesi olduğunu söylüyorbu doğru değil. Burası Filistin toprağı. Topraklarımızdan edilmemiz büyük bir kayıp. İnsanlar ne olduğunun farkına varmalı. Aksi takdirde çok şey kaybedeceğiz.”

İnsan hakları grupları, yerlerinden olanlar konusunda şayet zorlama tespit edilirse İsrail’in savaş suçu ithamı ile karşı karşıya kalabileceği konusunda uyarıyor.

Yerleşimciler ve onların İsrail hükümetindeki destekçileri, yeni siyasi ortamı yarara dönüştürmeye çalışıyor.

Yerleşimleri genişletmek, Batı Şeria’da Yahudi varlığını güçlendirmek ve bu bölgenin yapısını değiştirmek için büyük yatırımlar planlanıyor.

Filistin idaresinin sahada yaşananlara tesir edemeyecek kadar zayıf olduğu niyeti ve yerleşimcilerin cezadan muaf olduğu hissi Filistinlilerin öfkesini ve kırgınlığını artırıyor.

Burada devam eden gelişmeler sadece düşmanlıkları derinleştirmeye yarayacak görünüyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.