enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0851
EURO
53,2536
ALTIN
6.445,74
BIST
13.684,57
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
27°C
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
27°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
25°C

İstanbul’un Fethi’nden günümüze: İstanbul’u tarih boyunca sarsan büyük yangınlar

2 Nisan 2024’te Beşiktaş’taki “Masquarade” gece kulübünde onarım sırasında yaşanan patlama sonucu çıkan yangın, İstanbul’un tarihindeki büyük yangınları hatırlattı

İstanbul’un Fethi’nden günümüze: İstanbul’u tarih boyunca sarsan büyük yangınlar
06.04.2024 17:00
8
A+
A-

İstanbul’un fethinden itibaren kayıtlara geçen 1510 tarihinde ilk büyük yangın nedeniyle binlerce insan canından oldu. Kentin yapısını bir çok kere değiştiren bu afetlerde yüz binlerce yapı da küle döndü.

İstanbul, tarihinin eski periyotlarından beri farklı yangınlar ile baş etmek zorunda kalmış ve bir çok defa bu yangınlar nedeniyle harabeye döndü. O devirlerde neredeyse her iki yılda bir bu yangınlar ile boğuşan il uzun uğraşlar verdi.

Su ve söndürme araçlarının bulunmaması, binalarının birçoklarının ahşap olması ve birbirine bitişik sokaklardan oluşacak şekilde düzenlenen kent; bir uçta başlayan yangın kentin diğer ucuna kolay bir şekilde ulaşabiliyordu.

İstanbulun fethinden sonra kentte yaşanmış ve bilinen büyük yangınları sizler için derledik:

1633’teki Cibali yangınında kentin beşte biri harap oldu

Kayıtlara geçen ilk İstanbul yangını 1510 yılında yaşandı. Kentin bir mahallesinden Balat’a, oradan Bahçekapı’ya ulaşan yangında 800 dükkan kül oldu.

Fetih akabinde kayıt altına alınan 1539 yangını ise kentin gördüğü ilk büyük yangın oldu. Sur dışında bulunan zindan etrafındaki zift ve katran dükkanlarının birinde başlayan yangın, 700 civarından mahkûmun hayatını yitirmesine neden oldu.

Şehir tarihinin en büyük yangınlarından biri de 1633 tarihinde Cibali yangını olarak kayıtlara geçti. Cibali kapısında bir gemi kalafatlanırken yakılan ateş sonucu çıkan ve rüzgârın da tesiriyle konutlara sıçrayan yangın kısa bir süre içerisinde büyük bir felakete neden oldu. Katip Çelebi’ye göre, 3 gün süren bu yangında kentin yüzde 20’si harap oldu. 

1629 yılında Balatkapı dışındaki mumhaneden çıkan yangın ise yeniden aynı şekilde rüzgarın tesiriyle suriçine sıçrayarak sabaha kadar Balat’ı kül etti. Çukurbostan’a kadar ilerleyen alevler Fener ile Çukurbostan ortasını kül etti.

Balıkpazarı’nda 1688’de çıkan ve Haliç kıyılarına kadar ulaşan diğer bir yangında ise 1500 ev, 5 bin dükkan ve iş yeri kül oldu.

Büyük İstanbul Yangını’nda 2 bin 700 ila 4 bin civarında insan öldü

Kaynaklara “Harik-i Kebir” olarak geçmiş 24 Temmuz 1660 tarihli Büyük İstanbul Yangını, günümüze kadar İstanbul’un gördüğü yangınlar arasında en büyüğüydü.

İkindi vakti Odunkapısı ve Ayazmakapısı bölgelerinin ortasında bulunan Ahi Çelebi Cami’nin yakınında bir sandıkçı dükkanından çıkan yangın Unkapanı’nda suriçindeki keresteci dükkanlarına, oradan Ağakapısı, Süleymaniye, Eski Saray, Beyazıt ve Fatih’e, bir koldan Yeniçeri Odaları, Molla Gürani ve Davutpaşa’ya, bir yandan Tahtakale, Yahudi mahalleleri, Kapalıçarşı etrafı, Mahmutpaşa ve Hocapaşa’ya ve bir koldan da Atmeydanı, Kadırga Limanı, Kumkapı, Nişancı ve Samatya’ya kadar ilerledi.

Müdahaleye yangının çıkışından itibaren başlanmasına karşın şiddetli rüzgarların yardımı ile yayıldı ve kentin üçte ikisini küle döndürdü. 49 st süren yangında, 2 bin 700 ila 4 bin civarında insan hayatını kaybetti, çok sayıda ev harap oldu, 120 saray ve konak, 40 hamam, 360 cami ve mescit, yüzden fazla mahzen, birçok medrese, tekke ve kilise yandı.

1692 yılında Ferrah Kethuda Cami etrafında bir hallaç dükkanında başlayan bir öbür yangında da 1500 ev ve iş yeri yanmıştı.

Kentteki üçüncü büyük yangın ise 2 gün devam etti

Yangınla mücadele dönemi ise Osmanlı Devleti döneminde Yeniçeri Ocağı’na bağlı olan Tulumbacı Ocağı ile 1700’lerin başında başlamış oldu.

1633 ve 1660 tarihlerine büyük yangınlardan sonra üçüncü büyük yangın da 17 Temmuz 1718 tarihinde Cibali Tüfekhanede çıktı. Unkapanı’na kadar ilerleyen yangın saçaklanarak kısa bir süre içerisinde kentin iç kısımlarına yayıldı, 2 gün 2 gece devam etti. Birtakım semtlerde mescitlere sığınan insanlar ise dumandan etkilenerek hararet ve dumandan boğuldu.

1729 yılında Balatkapı dışında bulunan bir manavda çıkan bir diğer yangın tekrardan rüzgar ile büyümüş Fener’den Ayvansaraya kadar ulaşarak Tekfur Sarayı’nın etrafını kül etmiş, İstanbul’un yaklaşık 8’de birini harabeye döndürmüştü.

Dönemin çok önemli yangınlardan bir oburu olan 1741’deki Ayasofya yangınından; 200 dükkan, 1746’daki Fener yangınından 800 ev, Samatya yangınından 200 ev, 1750 Üsküdar yangınından 100’den fazla ev, 1752 Langa-Aksaray yangınından 500 dükkan ve 1500 ev etkilendi.

6 Temmuz 1756 tarihinde çıkan öteki bir yangın, Saraçhane üzerinden Aksaray’a kadar uzanırken, yangında 70 hamam, 580 değirmen ve fırın, 10 han, 200 cami ve mescit, 1000 dükkan, 800 mesken küle döndü.

21 Ağustos 1782 tarihinde ise 65 st süren ve bıraktığı tesirler manasında İstanbul’un gördüğü en büyük afetlerden birisi olan yangın Haliç kıyısındaki Sultan Selim Cami ile Karagümrük ve Hazine-i Şerif arasında kalan 7 bin binayı kül etti.

Dörtyol etrafında 1812’de bir meskenlerinde başlayan ve kısa süre içerisinde birçok yeri saran yangın, bir yandan Tekfur Sarayını, diğer yandan ise Balat Hamamı ve civarını etkilemiş, Eyüp tarafına ilerledikten sonra Zalpaşa İskelesinde tesiri kesildi.

Belediye tulumbacıları dönemi

Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması ile Tulumbacı Ocağı da 1826 yılında kaldırıldı. Bu tarihten itibaren yangın söndürme sorumluluğu belediyelere devredildi. 1826-1874 yıllarını kapsayan bu dönem içerisinde 36 çok önemli yangın kayıtlara geçti.

1855 ile 1872 arasında çıkan yangınlarda; Aksaray’da 748, Haliç’te 200, Kadıköy’de 250, Beyoğlu Sakızağacı’nda 209, Unkapanı’nda 600, Fener’de 1100, Küçükmustafapaşa’da 242, Ayvansaray’da 219, Kasımpaşa’da 526, Hocapaşa’da 1007, Kumkapı’da 1903, Balat’ta 500, Uzunçarşı’da 220, Edirnekapı’da 305, Kuzguncuk’ta da 591 bina kullanılamaz hale geldi.

Beyoğlu ve Karaköy tamamen yandı

5 Haziran 1870 tarihinde, Beyoğlu’nda ahşap binaların bulunduğu Feridiye Sokak’ta bulunan bir meskenlerinde çıkan yangın rüzgarın yardımı iler yayıldı. Yangın Macar ve Tarlabaşı’ndan Taksime kadar ilerledi. Alevlerin bir kısmı

Söndürme çalışmaları büyük bir zahmet ile sürdürüldü. Önemli ve uğraşlı bir şekilde gerçekleştirilmesine karşın semtin büyük bir kısmının yanmasının önüne geçilemedi.

Askeri itfaiye dönemi yangınları

Yangın söndürme misyonunun askeriyeye devredildiği, 1874-1923 yıllarında kentte 50 ila 7 bin 500 binayı etkileyen birçok yangın meydana geldi.

85 çok önemli yangının gerçekleştiği bu devirde, 1874’te Samatya’da 687, Üsküdar’da 365, 1880’de Ortaköy 414, 1885’te Hasköy’de 297, 1887’de Arnavutköy’de 264, 1890’da Pendik’te bin 200, Aksaray’da 200, 1891’de Keresteciler’de 316, 1898’de Büyükdere’de 263, 1903’te Kartal’da bin 121, 1908’de Çırçır’da bin 500, Yedikule’de 207, 1911’de Aksaray’da 2 bin 400, Balat’ta 334, 1912’de Ayasofya’da 885, 1913’te Halıcıoğlu’nda 221, 1916’da Hasköy’de 267, 1917’de Kumkapı’da 296, 1918’de Üsküdar’da 230, Vefa’da 500, 1919’da Kasımpaşa’da 381, Kuruçeşme’de 403, Edirnekapı’da 570, 1921’de Üsküdar’da 600 bina yandı.

Osmanlı devrinin son büyük yangınında 7 bin 500 ev kül oldu

10 Haziran 1918 tarihinde büyük bir yangın çıktı. Küçükmustafapaşa’dan Samatya’ya kadar suriçini tesiri altına alan yangında, 7 bin 500 yapı etkilendi.

Bu yangın Osmanlı periyodunun  son büyük yangını olarak kayıtlara geçti.

Cumhuriyet dönemi yangınları

Cumhuriyet döneminde, Osmanlı döneminde çıkan yangınlara göre daha az hasar ve can kaybı oldu. Teknolojinin uygunlaşması ve binalarda yangına güçlü materyal kullanılması ile hasar oranları düştü. Cumhuriyetin ilan edildiği periyotta ise yangınlar en çok kilise, cami, köşk, han ve iş yeri yerlerde görüldü.

Üsküdar Valide-i Atik’te 25 Ağustos 1927’deki yangında 201, 22 Ocak 1929’da Beyoğlu Tatavla’daki (Kurtuluş) yangında 207 bina etkilenirken, 3 Aralık 1933’te çıkan yangında Sultanahmet Adliye Sarayı yandı.

10 Ekim 1943’te çıkan yangında 202 bina etkilenirken, 26 Kasım 1954 tarihinde meydana gelen “Kapalıçarşı Yangınında” 1364 dükkan yandı.

6 Ocak 1959’da Sirkeci’de bulunan Ankara Caddesi’nde çıkan bir öbür yangında ise 38 kişi hayatını kaybetti, 42 kişi yaralandı. Yangında 6 bina yıkıldı, 2 bina ise kısmen yandı.

2 Mart 1966 tarihinde Karaköy-Kadıköy Vapur İskelesi’nde çıkan yangın, Rus bandıralı Lutsk motor tankeri ile Krosnta Oktııabr gemisinin Dolmabah­çe önlerinde çarpışması sonucu denize dökülen 3 bin ton ham petrol nedeniyle meydana geldi. Ynagında Kadıköy isimli vapur, Stgeorge isimli İtalyan yolcu gemisi, Kadıköy iskelesi, Karaköy Köprüsü altında bulunan dükkan ve restoranlar tahrip oldu. Kadıköy vapurunda bulunan 1 kişi hayatını yitirdi.

Haydarpaşa Limanı açıklarında 15 Kasım 1979 tarihinde Romanya bayraklı petrol yüklü tanker Independenta ile Yunan bayraklı Evriyali yük gemisinin çarpışması sonrası çıkan yangında 43 gemi mürettebatı hayatını kaybetti. 27 gün süren yangında 75 bin ton ham petrol denize dökülerek çevre felaketine neden oldu.

Laleli’deki 2 farklı otel yangınında 53 kişi öldü

Laleli’de bulunan Washington Otel’de 1983 yılında çıkan yangında, 36 kişi hayatını yitirdi, 59 kişi yaralandı.

25 Aralık 1991 tarihli Bakırköy Cevizlik Mahallesi’nde bulunan bir mağazada çıkan yangında 11 kişi hayatını kaybetmmiş 19 kişi ise yayınlanmıştı.

17 Kasım 1996’da Lale’deki öbür bir otelde çıkan yangında 17 kişi hayatını kaybetti.

Göztepe’de bulunan Mavi Çarşı’da 13 Mart 1999’da meydana gelen yangında 12 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi ise yaralandı. 

İstanbul’un tarihi yapılarındaki büyük yangınlar

28 Kasım 2010’da İstanbulun çok önemli sembollerinden biri olan Haydarpaşa Garı’nda çıkan yangın tarihi yapıya büyük oranda zarar verdi. Garın üst katında başlayan ve tüm çatıyı saran yangının akabinde gar, 2016 yılında kapsamlı bir onarım çalışması altına alındı. 
 
Cağaloğlu’ndaki 1865’te yapılan 5 katlı İstanbul Şehir Milli Eğitim Müdürlüğü binası 25 Aralık 2012’de çıkan yangında bina tamamen yandı.
 
22 Ocak 2013 Galatasaray Üniversitesi’nde çıkan yangında, üniversitenin tarihi binası büyük bir oranda hasar gördü
 
15 Ocak 2020’de Üsküdar’da bulunan tarihi Vaniköy Mescidi tahrip oldu. Ahşap kısımları tamamen yanan cami kullanılamaz hale geldi. Onarım çalışmalarının 15 Haziran 2023’te bitmesi üzerine tekrardan kullanıma girdi.
 

Beşiktaş yangını

Beşiktaş Belediyesi sonları içinde kalan, Gayrettepe’de bulunan, bölgenin en büyük cümbüş yeri olan ve “eski Discorium” olarak da bilinen ‘Masquarade’ isimli gece kulübünde çıkan yangında 29 kişi hayatını kaybetti, 7’si ağır 8 kişi yaralandı.

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.