İsveç Merkez Bankası Riksbank, borçlanma maliyetlerini 75 baz puan artırdı ve İsveç ekonomisi için derinleşen bir resesyon öngörmesine karşın …

İsveç Merkez Bankası Riksbank, borçlanma maliyetlerini 75 baz puan artırdı ve İsveç ekonomisi için derinleşen bir resesyon öngörmesine karşın enflasyonu dizginlemek için daha fazla sıkılaştırmaya ihtiyaç olduğunun sinyalini verdi.
Merkez Bankası Başkanı olarak son kararında Stefan Ingves ve meslektaşları, siyaset faiz oranını 2008’den bu yana en yüksek düzey olan yüzde 2,5’e yükseltti. Artış kararı birçok ekonomistin iddialarıyla uyumlu gerçekleşti. Yetkililer gelecek yıl tüketici fiyatları için kestirimlerini yükseltirken üretime yönelik görünümlerini düşürdüler.
Riksbank’tan yapılan açıklamada, “Projeksiyonlar, siyaset faizinin muhtemelen gelecek yılın başında daha da artırılacağını ve akabinde yüzde 3’ün biraz altına ineceğini gösteriyor. Mevcut yüksek enflasyonun kalıcı hale gelme riski ve para siyasetinin enflasyonun düşmesini sağlayacak şekilde hareket etmesi hala çok önemli” sözleri kullanıldı.
Faiz artışı beklentilerin üstünde enflasyon sonrasında geldi
Faiz artışı, farklı cinste mal ve hizmet fiyatlarının beklenenden daha süratli bir şekilde yükseldiğini gösteren bilgiler sonrasında geldi. Bu durum İsveç’i, yetkililerinin daha fazla sıkılaştırmayı beklerken bile açıkça kabul etmeye istekli oldukları ekonomik acı miktarı açısından öne çıkarıyor.
Riksbank’ın izlediği agresif para siyaseti, her ikisi de bu haftanın başlarında nakdî kararlarda kararlı bir duruş sergileyen Yeni Zelanda’dan İzlanda’ya kadar global muadilleriyle uyumluluk gösteriyor.
Ana enflasyon göstergesi 30 yılın zirvesine çıktı
İsveçli siyaset yapıcıların, hassas bir devirde zamları dizginleme zorluğuyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Enflasyon, elektrik fiyatlarının ölçülü hale gelmesiyle Ekim ayında yavaşlamış, fakat ana göstergelerden biri 30 yılın en yüksek düzeyine yükselmişti. Bu ortada, ücret görüşmelerinin gelecek yılın başlarında bir referans ücret mutabakatına varması planlanıyor.
Yetkililer, daha şahin bir tepki gerektiren alternatif bir senaryoya atıfta bulunarak, “Enflasyon fiyat ve ücret oluşumunda yerleşik hale gelirse, güçlü bir para siyaseti tepkisi gerekli olacaktır” ikazında bulundu.