İYİ Partili Zorlu “Fatih’in Trabzon’u fethettiği gün matem görürler” dedi; 10 yıldır Sümela’da yapılan Meryem Ana ayinin iptalini istedi

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, 15 Ağustos’ta Sümela Manastırı’nda yapılacak “Meryem Ana yortus yininin iptal edilmesini istedi. İktidara Lozan Antlaşması hususlarını sıralayan Zorlu, “15 Ağustos 1461, Trabzon’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fetih tarihidir… Türkiye tersi kısımlar ise bunu adeta bir matem günü olarak görürler” savını münasebet olarak sundu. Zorlu, Sümela’da yapılacak ayinin Lozan ile belirlenen yetki alanı dışında olduğunu söyledi.
Trabzon’un Maçka ilçesinde bulunan binlerce yıllık Sümela Manastırı’nda Hristiyan dünyasında “Meryem Ana’nın göğe yükseliş günü (yortu)” olarak kabul edilen ve kutsal sayılan 15 Ağustos’ta ayin yapılacak. Bu yıl 10. defa yapılacak ayini Fener Rum Patriği Bartholomeos’un yönetmesi bekleniyor. Ayrıyeten ayine, Yunanistan, Rusya ve Gürcistan’dan çok sayıda din insanı ve ortodoks katılacak.
Akşam saatlerinde açıklama yapan İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu ise bu Salı Trabzon’da düzenlenecek ortodoks ayinin iptal edilmesini istedi. Bu davete ilişkin Lozan Antlaşması’nı münasebet gösteren Zorlu, sosyal medya hesabından şunları yazdı:
“15 Ağustos 1461, Trabzon’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fetih tarihidir… Türkiye aksisi kesitler ise bunu adeta bir matem günü olarak görürler. Bu çok önemli günde gerçekleşen bir anma etkinliğine dikkat çekmek ve yetkilileri uyarmak istiyoruz.
Cumhuriyetin kuruluşundan 2010 yılına kadar 88 yıldır ayin yapılmasına izin verilmeyen Sümela müzesinde tam da 15 Ağustos’ta ayin yapılmasına izin verilmeye başlanmıştır. Bir süre onarım sebebiyle gerçekleşmese de geçen yıl olduğu bu yılda ayinin devamına karar verilmiş ve geçtiğimiz Perşembe günü söylediği söz edilen izin ilgililerine resmi yazıyla bildirilmiştir.
Elbette biz Lozan Antlaşmasında zikredilen azınlıkların antlaşma kararları çerçevesindeki hak ve özgürlüklerden istifade etmesinden ve sürecin eksiksiz yürütülmesinden yanayız. Esasen buraların bir inanç kitlesi tarafından ziyaret edilmesinden de bir behis görmüyoruz. Ancak gelinen etapta bunun kolay bir ibadet faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğine yönelik güçlü tespitler bulunmaktadır.
Bu noktada Lozan Antlaşmasını hatırlatmak yarar vardır. Bilindiği üzere 30 Ocak 1923’te Yunanistan ile Türkiye arasında imzalanan ‘Türk ve Rum Ahalinin Mübadelesine Dair Mukavelename’de Patrikhanenin durumu ve statüsü ile ilgili bir karara yer verilmemiş; bu sözleşme ile Türkiye’de yaşayan Rumlarla Yunanistan’da yaşayan Müslüman Türkler yer değiştirmişler, İstanbul ve Bozcaada ile Gökçeada’daki Rumlarla Batı Trakya’daki Müslüman Türkler mübadele dışında bırakılmışlardır. Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ile manevî meclisinin yetki alanı İstanbul başpiskoposluğu ile Bozcada ve Gökçeada bölgesi Rum cemaatinin dini gereksinimlerini karşılamakla sınırlı tutulmuştur. Buna ek olarak Antlaşmanın 45. hususunda Türkiye’nin azınlıklara tanıdığı bu hakları Yunanistan’ın da Batı Trakya’daki Türk azınlığına tanıyacağı taahhüdü yer almıştır.
Yunanistan’ın uygulamasının bilakis, Türkiye’de din görevlilerini kendilerinin seçme özgürlüğü bulunmakla birlikte Patrikhane’nin siyasi-yönetsel açıdan ‘ekümenik’ vasfı da bulunmamaktadır. Bu çerçevede Sümela’da Patrik’in ayin yapması Lozan ile belirlenen yetki alanı dışında olduğu bu türlü bir adımın planlanması lakin yularındaki unsurlar çerçevesinde ve bilhassa Yunanistan’ın da mütekabiliyet çerçevesinde atacağı adımlara bağlı olarak şekillendirilmesi gereken bir bahistir.
Örneğin Batı Trakya Mescitleri Din Vazifelileri Derneği geçtiğimiz ay Yunan kurumlarına ilettiği müracaatta; Serez, Yanya ve Selanik’te Osmanlı devrinden kalma eski mescitlerde cuma namazı kılınmasına izin verilmesini talep etmiş, bu istek Atina idaresince kesin bir lisanla reddedilmiştir Hülasa; şayet Sümela’da ayine izin verilecekse bu şartlar ve hassasiyetler teminat altına alınarak süreç yeniden planlanmalıdır.
Yetkili makamlara kelamlı olarak da ilettiğimiz bu tespit ve kaygılarımızı kamuoyu ile paylaşırken, 15 Ağustos’taki ayininiptal edilmesi davetinde bulunuyoruz.”