Kızıldeniz: ABD ve İngiltere’nin Yemen ataklarına Husilerin misilleme yapma mümkünlüğü ne?

Uzmanlar, İngiltere ve ABD’nin Yemen’deki Husi amaçlarına yönelik ataklarının bölgesel tansiyonu daha da artırabileceği ve petrol fiyatlarını yukarı çekebileceği konusunda uyarıyor.
ABD tarafından yapılan açıklamaya göre, İngiltere ile ortak düzenlenen hava ve deniz taarruzları komuta merkezleri, mühimmat depoları ve hava savunma sistemleri dahil olmak üzere 16 Husi mevzisini hedef aldı.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, operasyonun Husilerin Kızıldeniz’de uluslararası sevkiyatlara yönelik haftalardır devam eden akınlarının akabinde gerçekleştiğini ifade ederek, harekatı bir “meşru müdaf” eylemi olarak tanımladı.
Yemen’de hükümetin başındaki İran takviyeli Husiler akınlarının devam edeceğini açıkladı.
Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sarea, Amerikan ve İngiliz akınlarının “cezasız ve cevapsız” kalmayacağını söyledi.
Husi lideri Abdülmelik el Husi de İsrail ile bağlı gemileri daha kararlılıkla hedef almaya devam edeceklerini açıkladı.
Kasım ayının sonlarından bu yana Yemen’deki Husiler, Kızıldeniz’den geçen konteyner gemilerine yönelik ataklar düzenliyor.
Saldırılarının münasebeti olarak, 7 Ekim’de İsrail’e saldırı düzenleyen, 1.200’den fazla İsrailliyi öldüren ve 240’tan fazla kişiyi rehin alan Hamas’a destek vermeyi gösteriyorlar.
7 Ekim’den bu yana İsrail, Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava ve kara ataklarında 23 binden fazla Filistinliyi öldürdü.
Süveyş Kanalı’ndan Akdeniz’e ve Avrupa’ya ulaşan konteyner gemilerinin yaklaşık yüzde 20’si artık Kızıldeniz rotasından kaçınıyor. Bunun yerine Afrika’nın güney ucundan geçiyorlar.

BBC Uluslararası İlişkiler Editörü Jeremy Bowen, ilk tur hava harekatının Husi taarruzlarına son vermesinin pek mümkün olmadığını söylüyor.
“Husiler, 2015’ten Yemen’de ateşkesin ilan edildiği bir yıl öncesine kadar Suudi Arabistan tarafından bombalanmıştı. Yani bombalamadan korkmuyorlar” diyor.
Gazze’deki savaşın halihazırda daha geniş bir bölgeye yayıldığını savunan Bowen, Husiler durdurulsa bile Irak ve Suriye’deki İran yanlısı milislerin ABD güçlerine karşı saldırı başlatmak için cesaretlendirilebileceğini söylüyor.
ABD Ordusu’nun Yemen’deki eski ataşesi Adam Clements, Husi hücumlarını caydırmak niyetiyle Yemen’e yapılan hücumların istenen etkiyi sağlayıp sağlayamayacağı konusunda “oldukça kötümser” olduğunu da belirtiyor:
“Husiler Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonla uzun soluklu bir savaş yürütüyorlar; mühimmatını saklama ve riskleri azaltma konusunda uzun yılların getirdiği bir tecrübeye sahipler.”
Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) Yardımcı Yöneticisi Malcolm Chalmers, Husilerin misilleme yapmaması durumunda şaşıracağını söylüyor ve bunun bölgede “kısasa kısas” durumuna yol açabileceği konusunda uyarıyor.
İngiltere ve ABD’nin Husi amaçlarına yönelik hücumları, İran’ın İsrail-Gazze çatışmasına direkt müdahalesine ilişkin telaşları de artırdı.
BBC Farsça muhabiri Kayvan Hosseini, İngiltere’nin geçen hafta Husilere karşı saldırı düzenleme niyetini açıkladığında, İran İhtilal Muhafızları ile kontaklı medya kuruluşlarının derhal bir İran savaş gemisinin Kızıldeniz’e konuşlandırıldığını bildirdiğini belirtiyor.
Ancak bunun gerçek bir askeri tehditten fazla “sembolik bir jest” olarak yorumlandığını da ekliyor:
“İran ile Kızıldeniz’deki İngiltere-ABD ittifakı arasında büyük bir tansiyonun yaşanması ihtimali taban düzeyde” diyor.
Ancak bölgede tansiyonun yayılma tasası halihazırda petrol fiyatlarını artırdı.
Brent petrolün varil fiyatı bu yıl ilk defa 80 doları gördü.
Husi atakları bugüne kadar Kızıldeniz’e ağırlaştı lakin analistler bunların Hürmüz Boğazı’na kadar genişlemesi durumunda enerji fiyatları ve petrol tedariki açısından daha çok önemli tesirleri olacağından tasa ediyor.
ING Bank’ın tahliline göre Hürmüz Boğazı’ndan günde 20 milyon varil petrol geçiyor bu da global tüketimin yüzde 20’sine tekabül ediyor.
Aynı vakitte nakliye şirketlerinin rota değiştirmesi artık Afrika’nın güney ucundaki Ümit Burnu’ndan dolaşarak sevkiyat yapmaları manasına geliyor. Bu da seyahatlerini 6 bin km, toplam süreyi de 10 ila 14 gün daha uzatıyor.
Gemilerin rotalarını değiştirmelerinin Asya ile Avrupa arasındaki her seyahat için fazladan 1 milyon dolara mal olacağı tahmin edilirken, uzun seyahatler nedeniyle arzdaki düşüşün ve artan sigorta maliyetlerinin de faturayı yükselteceği tahmin ediliyor.