Kuzeydoğu Suriye’den Ankara’ya diyalog çağrısı | Komşularımızla ilişkilerimiz barış temelinde olmalı; Ademi merkeziyetçilik, bölünme değil

Kuzeydoğu Bölgesi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Ankara’ya diyalog çağrısı yaparak, “Suriye’nin istikrarı, Türkiye ve tüm bölgenin istikrarı anlamına geliyor. Komşularımızla ilişkilerimizin işgal veya dışlama değil, barış temelinde olmasını istiyoruz” dedi. Ahmed, Şam yönetiminden talep ettikleri Ademi merkeziyet sisteminin “bölünme değil birleşme projesi” olduğunu söyledi.
Rakka’nın IŞİD’den alınmasının sekizinci yıldönümün nedeniyle Rakka Kadın Meclisi tarafından düzenlenen toplantıda konuşan Ahmed, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki varlığına dikkat çekti. Ahmed, “Barış ve istikrar temelli ilişkiler kurmak istiyoruz. Türkiye eğer barış konusunda samimiyse, biz diyaloga her zaman açığız” diye konuştu.
“Bölünme değil, birleşme projesi”
Merkezi Şam yönetimi ile sürdürülen görüşmelere de vurgu yapan Ahmed, bazı çevrelerin iddialarının aksine ademi merkeziyetçiliğin bir “bölünme projesi” olmadığını ifade etti. Ahmed, “Bu, güçlerin birleşmesi ve Suriye’deki tüm bileşenlerin adil temsili projesidir” dedi.
Ahmed, dünya örneklerinin federal, konfederal ve merkezi olmayan sistemlerin hem siyasi hem de ekonomik istikrarın temeli olduğunu gösterdiğini anlattı.
“Merkezi sistem ilerlemeyi engelliyor”
Şam hükümetinin ısrarla merkezi sistemi sürdürmeye çalıştığına vurgu yapan Ahmed, bu sistemin ülkenin kalkınmasını ve yerel yönetimlerin etkinliğini engellediğini ileri sürerek, “Yetkiler paylaşılmalı, yerel yönetimlere karar alma, hizmet sunma ve istihdam yaratma konusunda daha büyük roller verilmelidir” diye konuştu.
“Adil temsil şart”
Kuzeydoğu Suriye ile merkezi Şam yönetimi arasında sürdürülen görüşmelerin olumlu geçtiğine vurgu yapan Ahmed, “Amacımız, Suriye’nin geleceği ve tüm bileşenlerin gerçek katılımını güvence altına alacak yönetim ve askeri kurumlar konusunda anlaşmaya varmaktır” dedi. Ahmed, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Suriye ordusuna entegrasyonunun “tüm Suriyelileri koruyan birleşik bir ulusal ordu inşası yolunda ilk adım” olduğunu, bu kapsamda “Kuzeydoğu Suriye Özerk Yönetiminin” Suriye’de devlet kurumlarında doğrudan temsil edilmesi gerektiğini belirtti.