Mahkeme, Onur Yürüyüşü yasağını iptal etti: Devlet yasaklamak yerine korumalı

Mersin Valiliği’nin Onur Yürüyüşü dahil LGBTİ+ Onur Haftası etkinliklerini 15 gün boyunca yasaklamasına ilişkin davada mahkeme, Onur Yürüyüşü’nün çoğulculuğa ve toplumsal barışa katkı sağlayacağını, devletin yasaklamak yerine koruması gerektiğini ifade ederek yasağı iptal etti.
KaosGL’den Yıldız Tar’ın haberine göre Muamma LGBTİ+ Derneği, valiliğe açtığı davayı kazandı. Mersin 2’nci Yönetim Mahkemesi, Anayasa ve uluslararası kontratları hatırlatarak yasak kararını iptal etti.
Mersin Valiliği’nin‘kimi soyut yakınmaları gerçek kabul ederek ortada suç işleneceğine dair açık ve somut bir kanıt yokken yasaklama kararı veremeyeceğini’ vurgulayan Mahkeme, Onur Yürüyüşü düzenlemenin demokratik bir topluma katkı sağlayacağını da belirtti.
‘Temel hak ve hürriyet kullanımı‘
Mahkeme oyçokluğuyla verdiği kararda ayrıyeten, IŞİD’in LGBTİ+’lara saldıracağına dair istihbarat bilgilerine karşı yönetimin yasaklama değil, Onur Haftası ve Yürüyüşü’nü koruyacak tedbirler alma vazifesini da hatırlattı ve ekledi:“Toplumun cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim bakımından farklılaşmış bir kısmının maruz kaldığı nefret, ayrımcılık ve şiddete karşı toplumda hassaslık ve farkındalık yaratmaya yönelik olduğu görülen ‘Onur Yürüyüşü’ çoğulculuğa ve barış içinde bir ortada yaşamaya katkı sağlayacağı için demokratik toplumda korunması gereken bir temel hak ve hürriyet kullanımıdır.
Kişilerin maddi ve manevi varlığını müdafaa hakkının devlete yüklediği yükümlülük, yetki alanında bulunan tüm bireylerin hayat hakkını gerek kamusal makamların ve diğer bireylerin, gerek kişinin kendisinin aksiyonlarından kaynaklanabilecek müdahalelere karşı muhafaza biçimindeki pozitif yükümlük gereğidir.”
Ne olmuştu?
Mersin Valiliği, 27 Temmuz 2022’de başlayacak hafta öncesinde 15 gün boyunca kentte LGBTİ+ Onur Haftası etkinliklerini yasaklama kararı almıştı. Kararın gerekçeleri ‘kamu iyiliğinin genel asayişin devamının sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sıhhatin, genel ahlakın ve vatandaşlarımızın can ve mal güvenliklerinin korunması’ olarak sıralanmıştı.