Namı ta Uzakdoğu’ya kadar ulaşarak Çincede ve Korecede yayımlanan “Bir Matematik Hikâyesi” kitabının yaratıcısı Sümeyra Hoş, şu anda de …

Namı ta Uzakdoğu’ya kadar ulaşarak Çincede ve Korecede yayımlanan “Bir Matematik Hikâyesi” kitabının yaratıcısı Sümeyra Hoş, şu anda de zihinlerde şimşekler çaktıran sorunların peşine düşüyor.
“Ben Bu Sorunları Çatır Çatır Çözerim” ile okurlarını sözcüklerin gerisine saklanmış sayıların gizemini keşfe çıkaran müellif; kaleme aldığı kısa hikayelerin arasına “itinayla” yerleştirdiği sorunlar yoluyla, matematiğin günlük hayatımızdaki yerine de vurgu yapıyor.
Sorun çözerken izlenmesi gereken kademelerin nasıl uygulanacağını ufak ipuçları eşliğinde gösteren kitap, mizahtan beslenen eğlenceli üslubuyla bu alanda hazırlanmış tüm kılavuz yapıtlardan ayrışıyor.
Sümeyra Hoş, matematiğin korkulacak bir ders olmadığını göstermek için çıktığı serüvende yeniden elini taşın altına koyuyor ve çocukların sorunlar karşısında özgüvenli bir yaklaşım sergileyebilmeleri için çok değerli bilgiler paylaşıyor.
Bir matematik öğretmeni anlatıyor…
Sorun deyip geçmeyin sakın!
Geçtiğimiz yıl raflara giren “Bir Matematik Hikâyesi” ile, matematik dersine karşı istemsizce geliştirilen önyargıları hayatın içinden örneklerle bertaraf etmeye çalışmış, çoğu defa farkında bile olmadığımız durumlarda matematiği nasıl da ustalıkla kullandığımızı çocuklara göstermeyi hedeflemiştim. Matematik alanında etkin görev alan bir eğitimci olarak matematik öğretiminde birtakım bahislerin başkalarına kıyasla zihinleri biraz daha zorlayabileceğini kabul etmek gerekiyor. Bunun tartışmasız en birincil örneği ise sorunlar…
Matematikte başarılı, algısı yüksek öğrencilerin bile sorun çözme konusunda zorlanması, sorun çözmeye yönelik bir kitap yazma gerekliliği konusunda bana esin verdi. Girdiğim derslerden elde ettiğim izlenimlere göre; çocuklar okudukları sorunları tam olarak anlamadan, kendilerine verilen sayıları nasıl kullanacaklarına karar vermeden; tahlile giden yolu daha önce karşılaştıkları sorunlarda “ezberledikleri” yönetmeleri uygulamakta arıyorlar. Meğer her sorunun kendine mahsus bir hikayesi, cümle yapısında yer alan bilgilerin zihinlerde çizmesi gereken bir resmi var. İşte tam da burada hayal gücümüz devreye girmeli ve anladıklarımızı matematik bilgimizle harmanlayıp tahlile ulaştırmalıyız.
Şimdi okurla buluşan “Ben Bu Sorunları Çatır Çatır Çözerim” ile, sorunların çizdikleri fotoğrafın gerçeklikle ilişkisini ortaya koymayı ve tahlil yoluna doğu atılacak her adımın kolay bir sistematiğinin olduğunu göstermeyi amaçlıyorum.
Emin olun, sorun çözmek sanıldığı kadar zor değil!
Ve artık tüm bu “karmaşık” süreci hafifletecek olağanüstü başucu kitaplarımız var!
Birazcık hayal gücü, birkaç kolay adım sonucunda sorunları çatır çatır çözmek işten bile değil…