Kuzeydoğu Suriye’nin Kürt kenti Haseke’de Kürtçe tabelanın hükûmet binasından indirilerek Arapça ve İngilizce tabela asılmasıyla başlayan gerginlik merkezi Şam yönetimi ile Kürt heyetleri arasında yapılan görüşmelerde olumlu ilerleme sağlanması …

Kuzeydoğu Suriye’nin Kürt kenti Haseke’de Kürtçe tabelanın hükûmet binasından indirilerek Arapça ve İngilizce tabela asılmasıyla başlayan gerginlik merkezi Şam yönetimi ile Kürt heyetleri arasında yapılan görüşmelerde olumlu ilerleme sağlanması nedeniyle yerini sükûnete bırakıyor. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Abdi, hükûmetle Kürtçe tabela ve yargı krizini aşmak için yeni anlaşmalara vardıklarını açıkladı.
Halka ve protestolara öncülük eden gençlere sükûnet çağrısı yapan Abdi, hükûmetle yürütülen görüşmelere fırsat verilmesini istedi. Abdi, Haseke Adalet Sarayı’nın tabelasında Kürtçenin yeniden yer alacağına dair söz aldıklarını ifade etti.
SDG ile Suriye geçici hükûmeti arasında 29 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın uygulanması sonrası görüşmelerde en fazla sorun yaşanan başlıklar arasında yargı dosyası yer aldı. Kürtçenin tabeladan kaldırılması Haseke’de Adalet Sarayı önünde halkın protestosuna neden olurken, sorunun giderilmesi için Şam’la SDG arasında yeni görüşmeler başlatıldı.
Yargı sorunu entegrasyon sürecini aksattı
Kuzeydoğu Suriye kaynaklı ANHA Ajansına konuşan Abdi, yargı dosyasında iki hafta önce sorun yaşandığını, bunun entegrasyon sürecini bir süreliğine durdurduğunu söyledi. Sorunun temelinde Özerk Yönetim’e bağlı hakimlerin entegrasyon sürecinde hükûmete nasıl dahil edileceğine dair net bir mekanizmanın bulunmaması olduğunu ifade eden Abdi, hakimlerin haklarının korunmaması ve bölgenin özel durumunun dikkate alınmamasına dair kaygıların da krizi büyüttüğünü kaydetti.
“Tepki haklıydı”
Bölgedeki hakimler ve yargı yönetiminin Şam’a yönelik tepkilerinde haklı olduğunu belirten Abdi, dışlamanın entegrasyonun ruhuna aykırı olduğunu söyledi. “Entegrasyon dışlama değil uzlaşı temelinde olmalıdır” diyen Abdi, başlangıçtan itibaren ortak bir anlaşma sağlanamamasının dosyanın aksamasına ve entegrasyon sürecinin durmasına yol açtığını vurguladı.
İki hafta yoğun görüşme trafiği yaşandı
Abdi, son iki haftada Şam’da ve ve Kuzeydoğu Suriye’de üst düzeylerde çok sayıda toplantı yapıldığını, kendisinin de yargı dosyasından sorumlu isimlerle bir araya geldiğini söyledi. Abdi, amacın krizi aşmak ve sorunun kapsamlı anlaşmanın önünde engel haline gelmesini önlemek olduğunu ifade etti.
“Hakimler dışlanmayacak”
Hükümetle yapılan görüşmeler sonucunda Özerk Yönetim hakimlerinin sisteme dahil edilmesi ve dışlanmaması konusunda anlaşmaya varıldığını açıklayan Abdi, ayrıca vatandaşların işlemlerinin aksamaması için önceki dönemden, yani Baas döneminden kalan bazı görevlilerin çalışmalarını sürdürmesi konusunda da uzlaşı sağlandığını anlattı. Bu kapsamda Özerk Yönetim hakimleri ile daha önce görev yapan hakimlerin birlikte çalışacağı belirtildi.
Hakim listeleri hükümete verildi
Abdi, Özerk Yönetim’e bağlı hakimlerin isim listelerinin hükümete teslim edildiğini ve bu hakimlerin devletin düzenleyeceği yargı eğitimlerine alınarak resmi mahkemelerde görevlendirileceğini söyledi. Abdi, tarafların yargı merkezlerinin yeniden açılması ve dosyanın hızla çözülmesi konusunda da anlaştığını belirtti.
Haseke Adalet Sarayı’ndaki sorunun çözülmemesinin seçimler, pasaport işlemleri, tapu kayıtları ve resmi belgeler gibi birçok alanı doğrudan etkilediğini belirten Abdi, “Adalet Sarayı sorununun çözülmesi başka birçok dosyanın çözümünün de kapısını açacaktır” dedi.
Şam’dan Kürtçe tabela savunması
Haseke Adalet Sarayı tabelasından Kürtçenin kaldırılmasını da değerlendiren Abdi, hükümetin bu durumu “Adalet Sarayı’nın egemenlik kurumu olması ve tabelanın yalnızca Arapça olması gerektiği” gerekçesiyle savunduğunu aktardı. Ancak bölge temsilcilerinin bu tartışmanın entegrasyon sürecini tamamen durduracak yeni bir krize dönüşmesini istemediğini ifade etti.
“Kürt kentlerinde çift dilli tabela kullanılacak”
Abdi, hükümetle yapılan anlaşmaya göre Kobani, Kamışlı, Derik, Amude ve Dirbesiye gibi Kürt nüfusunun yoğun olduğu kentlerde Arapça ve Kürtçe çift dilli tabelaların kullanılacağını söyledi. Haseke’deki mevcut tabelanın ise “geçici bir süre” için kabul edildiğini ve ilerleyen dönemde yeniden değerlendirileceğini belirtti.
“Kürtçenin dışlanmasına halk tepkisi haklı”
Abdi, Kürtçenin dışlanmasına karşı ortaya çıkan halk tepkisinin özellikle gençler arasında güçlü ve haklı olduğunu söyledi. Kürt toplumunun dilin korunması konusunda hassasiyet taşıdığını belirten Abdi, bu nedenle hükümetle yapılan görüşmelerde konunun yeniden gündeme getirildiğini kaydetti.
“Kürtçe tabela geri dönecek”
Abdi, hükümet temsilcileriyle sürdürülen temaslarda Haseke Adalet Sarayı’ndaki dil ve isimlendirme meselesinin yeniden ele alınması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Tarafın Kürtçe ve Arapça tabelanın ilerleyen süreçte yeniden kullanılacağı yönünde söz verdiğini ancak bunun hemen değil, daha sonraki bir aşamada gerçekleşeceğini söyledi.
Sükûnet çağrısı
Abdi, özellikle gençlere çağrıda bulunarak tansiyonun düşürülmesi ve anlaşmaların sahada uygulanabilmesi için sürece fırsat verilmesini istedi. Abdi, entegrasyon sürecinin aksatılmaması ve bu kuruma bağlı diğer dosyaların gecikmemesi gerektiğini ifade etti.
“Kürtçeye anayasal güvence şart”
Açıklamasının son bölümünde Kürt halkının ve Kürtçenin korunmasına yönelik hassasiyetini “gurur verici” olarak değerlendiren Abdi, Kürtçenin gelecekte Suriye Anayasası’nda güvence altına alınması için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.