enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,0680
EURO
51,2016
ALTIN
7.301,96
BIST
12.792,81
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
11°C
Salı Açık
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
15°C
Perşembe Az Bulutlu
11°C

Mehmet Altan yazdı | Toplumsal fakirleşmeye siyasetin katkısı

Önce bir soru: Ekonomik açıdan yaşamınız 12 yıl önce mi daha iyiydi, şimdi mi daha iyi? 12 yılda refahınız arttı mı, azaldı mı?

Mehmet Altan yazdı | Toplumsal fakirleşmeye siyasetin katkısı
28.01.2026 12:30
0
A+
A-

2014 yılı işsizlik oranı ise %10,9 seviyesinde gerçekleşmiş.

Enflasyon yüzde 9 olmuş… Halbuki resmi hedef yüzde 5’miş.

2014 yılında politika faizini yüzde 4,5’tan yüzde 10’a çıkmış.

Büyüme üst üste üçüncü yılda da potansiyel büyüme oranının altında kalmış.

Geride bıraktığımız 2025’de durum ne oldu?

İşsizlik tespiti ile başlayalım:

Türkiye’nin geçen yılki işsizlik oranı yüzde 8.6.

Ancak… “Türkiye’de geniş işsizlik oranının yüzde 30’a yakın olması aslında buraya alınan oranın gerçeği tam olarak yansıtmadığını gösteriyor.”

Peki ya 2014 yılında yüzde 9 olan enflasyon 2025’de ne oldu?

2025 yılında yıllık enflasyon yüzde 30.89.

Halbuki Euro Bölgesinde enflasyon yüzde 2’nin altında… ABD’de de keza… Çin’de neredeyse hiç yok.

Herhalde Türkiye’de enflasyon 2026 sonunda da yüzde 20’nin üzerinde kalacak.

Halbuki ABD ve AB’de yüzde 2’nin altına düşecek.

Aralık 2025 sonunda Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizini 150 baz puan indirerek %39,5 seviyesinden %38’e çekti. Geçen yılı öyle bitirdik.

12 yıl önce, yüzde 10 olmuştu.

Şu anda ise yüzde 37.

Gelir dağılımındaki korkunç bozulma da ayrı bir utanç nedeni.

Ekonomik durumdaki bu frensiz kötüleşmenin sebebi nedir?

Siyasal sorumlusu yok mudur?

Sorunun teknik cevaplarından biri, Mahfi Eğilmez’in Arjantin örneğinde çok açık bir biçimde veriliyor.

Arjantin’de 2024 Nisan ayında enflasyon oranı yüzde 292,2 idi…

2026 sonunda Türkiye’de enflasyon oranının yüzde 20’lerde kalması beklenirken, Arjantin’de yüzde 10’un altına düşecek.

Peki bizim aleyhimize ortaya çıkan bu sarsıcı farklılık nereden kaynaklanıyor?

Hangi hatalardan?

Türkiye’de neden olmuyor?

“Arjantin enflasyonla mücadelede bu kadar başarılı olurken Türkiye’nin başarıya ulaşamamasının nedeni nedir?

Burada pek çok neden sayılabilir ama en önemli neden para ve maliye politikasının birlikte uygulanamamasıdır.

Türkiye, 2001 krizi sonrasında mali disiplini sağlayarak ve bunu para politikasıyla destekleyerek enflasyon sorununu çözmüştü.

Bu kez yalnızca para politikasına dayanarak hareket etti.

Arjantin sorunun çözümüne hızla yaklaşırken Türkiye hala uzakta bulunuyor.

“Arjantin, para politikasını daha ılımlı uyguladı: Faizi çok yüksek düzeylere çıkarmadı ama gerekmediğinde de düşürmedi.

Buna karşılık son derecede sert bir maliye politikası uygulamaya girişti. Kamu harcamaları hızla düşürüldü, bakanlıkların sayısı azaltıldı, gereksiz kamu personeli işten çıkarıldı, işe yaramayan teşvik ödemeleri kaldırıldı, ciddi bir kamu tasarrufu sağlandı.

Bütün bunlara karşın baştan artan işsizlik oranı hızla eski düzeyine geri geldi ve hatta daha aşağıya indi. Enflasyondaki düşüşün, özel kesim kuruluşlarının geleceğe daha olumlu bakmasını ona göre karar almasını sağlaması buna neden oldu.

Toplumun enflasyon beklentisi kırıldı ve enflasyon hızlı bir düşüş eğilimine girdi.”

Türkiye’de neden olmuyor? Hangi hatalarda ısrar ediliyor?

“Türkiye, enflasyonla mücadelesinde ağırlığı para politikasına (faiz politikası, karşılıklar politikası, kredi kısıtlamaları) verdi.

Maliye politikası yalnızca vergi artırımları yönüyle devreye sokuldu ve kamu harcamalarındaki israf üzerinde durulmadı.

Daha doğrusu yüzeysel bazı önlemler alındı.

Personel sayısı artırılmaya devam etti, kamu kesiminde gereksiz harcamalardan (son model arabalar, konutlar vb.) vazgeçilmedi.

Bazı düzenlemeler sembolik olarak etki yapar. O etkiden yararlanabilmek için kural koyanların koydukları kurallara önce kendilerinin uyması gerekir. Türkiye bunları yapmadı. O nedenle de enflasyon beklentisini kıramadı.

Enflasyon beklentisi kırılamazsa enflasyon düşmez.”

Siyaset kurumunun hataları olmasa ve ekonomi biliminin kuralları uygulansa bugün çok daha iyi durumda olacaktık.

Bir ülkenin ekonomik durumu, ekonomi biliminin kurallarına bile bile ihanet edildiği için 12 yıl öncesine göre daha kötüye gitti.

Ekonomi bilimi yer çekimi gibidir, onu ciddiye almazsanız mutlaka tepe üstü düşersiniz.

mehmetaltan.com.tr’den alınmıştır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.