“İkizdere’den taş alınmasını engellemek için yapılan yürüyüş de Öztunç’un tenkitleri de ifade özgürlüğü kapsamında ağır tenkit niteliğindedir”

İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi, Cengiz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz’in Rize’deki liman inşaatı için İkizdere’de taş ocağı açılmasına yönelik tenkitleri nedeniyle CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç hakkında açtığı hakaret davasını reddetti. Kararda, “ÇED raporu alınmadan davacı şirkete teslimi yapılan taş ocağından liman inşaatı için taş alımının engellenmesi maksadıyla toplantı ve gösteri yapılması, davacılar hakkında gerek taş ocağı için gerekse kamuya mal olmuş bilgiler nedeniyle paylaşımlar yapılması, taş ocağının davalıya bakanlık tarafından gösterilmesine karşın inşaatın davacı şirket tarafından yapılacak olması nedeniyle ifade özgürlüğü kapsamında ağır tenkit niteliğinde olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir” denildi.
Cengiz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz’in, Rize yapılması planlanan liman inşaatı için İkizdere’de taş ocağı açılmasına dönük tenkitleri nedeniyle CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç’a açtığı hakaret davasında İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi, Öztunç’u haklı bularak davanın reddine karar verdi.
“Siyasi parti mensubu olan davalının davacılar hakkındaki açıklamaları görevi kapsamında yaptığı açıktır”
Mahkeme kararın münasebetinde şunları belirtti:
“Cengiz Holding A.Ş.’nin ülkemizin en büyük şirketlerinden biri olduğu ve son periyotlarda kamudan yüklü ölçüde ihale aldığı kamuya mal olmuş bilgidir. Bu nedenle davacılar özel insanlara göre daha sert tenkitlere müsamaha göstermek zorundadırlar. İnsanların iktidarlığın aldığı kararlara karşı etraflarını korumak için toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmaları da demokratik toplumun gereklerindendir. Siyasi parti mensupları da faaliyetleri çerçevesinde kamuyu aydınlatma, bilgilendirme ve tenkit hakkına sahiptirler. Dünyada ve bilhassa içerisinde yaşadıkları toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren hususlarda halkın bilgi sahibi olmasını sağlamak, siyasi partilerin vazifesidir. Siyasi parti mensubu olan davalının davacılar hakkındaki açıklamaları görevi kapsamında yaptığı açıktır.
“ÇED raporu alınmadan…”
Liman ihalesinin 17/07/2020 tarihinde yapılmasına karşın 97,88 hektarlık alan içindeki 13.5 hektarlık alan için 21/01/2021 tarihinde ÇED’e gerek olmadığına karar verilmesi, taş ocağının yerinin liman ihalesinden sonra katılaştığını gösterdiği, yönetim tarafından Cevizlik Taş Ocağı ruhsat alanının 97,88 hektarlık olarak tespit edilmesi nedeniyle bu alanın tümü için ÇED raporu alınması zarurî olduğu halde yüklenici şirkete 25,00 hektarlık alan altında 13,5 hektarlık alan gösterilerek ÇED raporu alınmamasının hakkın berbata kullanıldığı kuşkusunu uyandırdığı dikkate alındığında, ÇED raporu alınmadan davacı şirkete teslimi yapılan taş ocağından liman inşaatı için taş alımının engellenmesi gayesiyle toplantı ve gösteri yapılması, davacılar hakkında gerek taş ocağı için gerekse kamuya mal olmuş bilgiler nedeniyle paylaşımlar yapılması, taş ocağının davalıya bakanlık tarafından gösterilmesine karşın inşaatın davacı şirket tarafından yapılacak olması nedeniyle ifade özgürlüğü kapsamında ağır tenkit niteliğinde olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.” (ANKA)