Siyah-beyazlı kulüpte 18 yıl futbolculuk, bu sezon ortasına kadar da teknik yöneticilik vazifelerini üstlenen Türk futbolunun usta isimlerinden …

Siyah-beyazlı kulüpte 18 yıl futbolculuk, bu sezon ortasına kadar da teknik yöneticilik vazifelerini üstlenen Türk futbolunun usta isimlerinden Mustafa Denizli, katıldığı bir televizyon programında göreve gelecek yeni idareye her şartta destek verebileceğini, takımın Süper Lig’de küme düşmesi halinde gelecek yıl takımını koruyarak yeniden Süper Lig’e döneceğine inancının tam olduğunu vurguladı.
“Aday olmam söylediği söz edilen değil”
“Başkanlık çok farklı bir şey” diyen Mustafa Denizli, “Geçen sene kulübüm beni göreve davet ettiği zaman birçok işimi burada yüz üstü bıraktım ve İzmir’e gittim. İki yıldır yaptığım, aşağı üst 1 yıl kayba uğrayan bir şey var. Benim 1 yıl ara verdiğim çalışmayı en az 3-4 ayda burada tamamlamam lazım.fakat ben her hafta 2-3 gün İzmir’e onların yanına gidip ne isterlerse yaparım. Başkanlık orada daima bulunmak isteyen bir şey. Uzaktan kumandayla başkanlık olmaz. Başkan ve yönetim kim olursa olsun kulübüm benden yardım istediği anda kulüp için, takım için demiyorum yardıma koşarım. Başkanlığa layık görülmek benim için gurur verici, mükemmel bir şeyfakat şu andaki koşullarım itibarıyla aday olmam söylediği söz edilen değil” yorumu yaptı.
“Altay mert yürekleri bulacaktır”
Altay’ın borcunun 350-400 milyon TL civarında olduğunu dile getiren Mustafa Denizli, “Kulübün önünde önemli bir tablo var. Bu tablo uzun devir için çok kolay bir tablo değil, aşılmaz bir tablo da değil. Bu topluluk bunun üzerinden kalkabilecek insan potansiyeline sahip. Şu anda başkanlık adaylığı için ismi geçen genç arkadaşlar, tribünden yetişmiş Altaylılar var.fakat bunların ferdi olarak çalışmaları çok yarar sağlamaz, bir araya gelmeleri gerekir. İstifa eden Başkan Özgür Ekmekçioğlu da dahil kim olursa olsun benden bir şey istelerse mutlak suretle yanlarında olurum. Önümüzdeki hafta seçim var. Altay büyük bir topluluktur bu zorluğu aşacak yavuz yürekleri kesinlikle bulacaktır. Bana hangi görevi verirlerse versinler onların her türlü yanlarında olurum. ama İzmir’de en azından 4-5 ay yaşamam mümkün değil. Lakin gidip gelebilirim. Bundan Ötürü bu türlü bir başkanlık aslında yapılmaz” dedi.
“Bu takım düşse de tekrar çıkar”
Altay’ın Süper Lig’de küme düşmesi halinde takımını koruması gerektiğini anlatan Mustafa Denizli, “Benim derdim Altay bu sene diyelim ki kaybetti. Futbolda hala bir ışık varsa o devam edebilir.diyelim ki kaybetti, önümüzdeki yıl bizim için çok önemli. Önümüzdeki yıl da bu takımın koruma edildiği takdirde dönüşü inanın bunu da garantiliyorum çok kolay olur. Bu net bir şekilde açık. Topluluk önümüzdeki yılı kesinlikle kurtarmak mecburiyetinde, bunu kesinlikle sağlamamız lazım. Bu takım düşse dahi konuk olarak masraf ve gelir” sözünü kullandı..
“Kızımın rahatsızlığı psikolojimi bozdu”
Altay’da bu sezon teknik adamlık mesleğinin en berbat serisini yaşadığını anlatan Mustafa Denizli şöyle konuştu:
“Bazı zorluklar yaşıyorduk, bir tanesi ferdî zorluğumdu. Kızım önemli bir rahatsızlık geçirdi, uzun süre sürdü. Psikolojim çok bozuldu. Burada bir maksadımız vardı. Kendimi, camiayı tanıyorum. Neler yapabileceğimizi biliyorum bu grupla. Düşmeki tasam asla yoktu. Görevi bırakmak, takımı yarıda bırakan insan olmak mümkün değil. Kızımla ilgili iyi haberler alınca psikolojim döndü. Tablo önümüzde, bu sorumluluğu ben almışım. Ben var olduğum topluluğun, ismimim verildiği statta küme düşmesini yaşayacak kadar fikirsiz bir insan mıydım? Orada ben hayatımı kaybetsem benim için daha düzgündü. Onu yaşamaktansa hayata veda etmek benim için daha güzeldi. Bizim mutlu bir ortamımız olması lazım bunları yapabilmek için. Takım sonuçtur. Benim değil, takım ismine yaşanılan ezalar vardı. Bir tesise girdiğinde yüzü gülmeyen insan gördüğün zaman bu elektrik senin de enerjini düşürür. Bunu aşabilirdik. Futbolcular sık sık ‘Hocam ödemeler yapılmıyor’ dediği zaman bu konsantrasyon güven ve otorite kaybına neden olur. Bunların mühleti kısa olmalı. Sorun uzun devam ettiği surece otorite şansı zayıflamaya başlar. Her şeye karşın bunları aşabilirdik.”

“Çalışmadığım mühletin parasını talep etmem”
Altay’dan kendi isteğiyle ayrılmadığını söyleyen Mustafa Denizli, kontratının uzun süre feshedilmemesiyle ilgili şu sözlere yer verdi:
“Kulüp benimle devam etmek istemedi. Feshetmesi gereken taraf liderdi. Toplulukta güya ben feshetmiyorum bir algı oluştu. Benim 30 yıllık antrenörlük hayatım var. Bu kadar kulüpte görev yapmışım, bırakın Altay’ı bir adedinden sorunlu ayrılmış mıyım. Altay’ı hep başka bir yere koyuyoruz da diğer kadrolarla herhangi bir şey yaşamış mıyım? Kulüp kontratı feshetti diye çalışmadığım sürecin parasını mı isteyeceğim kulüpten? O denli bir şey söylediği söz edilen olabilir mi? Gereksiz bir ceza ödeme durumunda kaldık. Birtakım taraftarlarımız haklı olarak bildiriler çektiler. Benim yüzümden ceza ödenmesi söylediği söz edilen olabilir mi? Niçin, başkan bana güvenmedi mi? Kontratı feshedersin, benim bir gün kulüpten herhangi bir isteğim olursa, çalışmadığım süre için 1 kuruş istersem o zaman dersin ki bizim Büyük Mustafa’mız bu türlü bir şey talep etti bizden.”
“Ben 40 gün 230’un üzerinde futbolcu izledim”
“Başkanı aradım ben birkaç defa. ’10 kez aradım dönmediniz’ dedim. ’10 sefer aramadın’ hocam dedi, 2 kez aradım. Liderle bu şekilde karşılıklı konuşmadan ayrılmamız güzel olmadı. İlk kez İstanbul’da oturduk sohbet ettik. Hedefimiz kulübümüzün iyi olması. Sonuçta kulübün yaşadığı düşünceler vardı ayrıldığım periyotta. Başkan, ‘3 milyon bonservis fiyatı ödedik Mustafa Denizli vaktinde çok büyük para ödedik’ dedi. Bir Süper Lig grubunun 3 milyon bonservis ödemesi 9-10 futbolcu transfer etmesi söz konusu. Gereksiz, beni üzen bir açıklamaydı. Ben 40 gün 230’un üzerinde futbolcu izledim. Düşük maliyetlerle gelir ve yarar sağlar diye. Yanlış bir yaklaşım oldu. Beni yaralayan bir yaklaşım oldu. Bunlara hiç gerek yoktu.”