Nefes yazarı Nevşin Mengü, İran’daki MOSSAD ajanlarını kaleme aldığı bugünkü yazısında, “Demokrasiler değil totaliter rejimler bolca “hain” üretir. Demek ki her doğru söyleyeni dokuz köyden kovmamak, herkese hain muamelesi yapmamak gerekiyor.” diye …

Nefes yazarı Nevşin Mengü, İran’daki MOSSAD ajanlarını kaleme aldığı bugünkü yazısında, “Demokrasiler değil totaliter rejimler bolca “hain” üretir. Demek ki her doğru söyleyeni dokuz köyden kovmamak, herkese hain muamelesi yapmamak gerekiyor.” diye yazdı.
Nefes yazarı Mengü, İran’daki MOSSAD ajanlarını köşesine taşıdı. Mengü, “Bir sisteme etki ajanı olarak nüfuz etmek için öncelikle o sistemin içinde etki sahibi olmak gerekir. Açık muhalefetten, yüksek sesle eleştirenden, açık siyaset yapandan, fikrini söyleyenden ajan olmaz. Ajan kendini belli etmez, en yandaş en “ilkeci” görünür, suda yürür izini belli etmez. Totaliter rejimlerin dürüstlüğe karşı alerjileri vardır. Bu alerji de sistemin kendisini kör eder. ‘Bu sistem böyle gitmez, İran’ın geleceği için değişmemiz lazım’ diyenleri ‘hain’ diye kovalarken, asıl hainler kendilerini gizleyerek rejimin içinde cirit atıyor. Baksanıza Hamaney’in hangi saatte nerede toplantıda olacağını belli ki MOSSAD’a en yakınındaki isimler okumuş.” ifadelerini kullandı.
Mengü, şöyle devam etti:
“Peki böyle bir sistemde insanlar neden hain olur? Çoğu zaman bu gidişin gidiş olmadığını, işin bir noktada patlayacağını gördükleri için. Kimi kendini bu yolla garanti altına almaya çalışır, kimi içten içe ülkesi için yaptığının daha iyi olduğunu düşünür. Demokrasiler değil totaliter rejimler bolca “hain” üretir.
Demek ki her doğru söyleyeni dokuz köyden kovmamak, herkese hain muamelesi yapmamak gerekiyor.”
Yazının tamamını okumak için .