enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1851
EURO
52,9418
ALTIN
6.741,71
BIST
14.351,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
13°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

NSU bâtın evraklarının ifşası: “Belgelerin yayınlanmasıyla atılan yanlış adımın giderilmesi sağlandı”

Fulya Canşen Türkiye ile Almanya arasında diplomatik krize sebep olan “Erdoğan şiirini” okuyan Alman komedyen Jan Böhmermann’ı hatırlıyor …

NSU bâtın evraklarının ifşası: “Belgelerin yayınlanmasıyla atılan yanlış adımın giderilmesi sağlandı”
09.11.2022 01:01
27
A+
A-

Fulya Canşen

Türkiye ile Almanya arasında diplomatik krize sebep olan Erdoğan şiiriniokuyan Alman komedyen Jan Böhmermann’ı hatırlıyor musunuz? Pekala ya sekizi Türkiye kökenli 10 kişiyi katleden Nasyonalist Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütünü? Bu konuların birbiriyle hiç alakası olmadığını düşünebilirsiniz lakin son günlerde Böhmermann’ın sunduğu Magazin Royal programında ifşa edilen ‘gizli’ ibareli ‘NSU dosyaları’ iki gündemi birbirine bağlıyor.

 Magazin Royal, bilgi özgürlüğü portalı olarak bilinen Frag den Staat(Devlete Sor) platformuyla ortaklaşa şekilde, 30 yıl boyunca gizlikalması gereken NSU dokümanlarının bir kısmını yayınladı. Dokümanlar, Hessen İçişleri Bakanlığı’nın 2013-14 yıllarında, Anayasayı Koruma Dairesinin NSU soruşturması kapsamındaki hatalarını araştırmak, ortaya çıkarmak için hazırladığı raporun bir kısmını içeriyor.

 Belgelerde Alman istihbarat ünitelerinin ellerindeki bilgileri iletmesi gereken yerlere iletmediği, bu süreçte kritik yanılgılar yapıldığı görülürken, Anayasayı Koruma Dairesinin aşırı sağla mücadele ünitesine ait 500’den fazla evrakın de ortadan kaybolduğu belirtiliyor. Ayrıca istihbarat ünitelerinin aşırı sağcıların silah teminini engellemek için gerekli çabayı göstermediği de evraklarda ortaya koyuyor.

 Cosmo Türkçeye konuşan Bavyera Eyalet Meclisi NSU Araştırma Komitesi Üyesi Cemal Bozoğlu, NSUnun polisin yahut istihbaratın gücü sayesinde değil de kendisini ifşa etmesi nedeniyle ortaya çıkmasının bu kurumların zaafını gösterdiğini ve ifşa edilen raporun da bu sebepten hazırlandığını söyledi.

 Belgelerin yayınlanmasının ardından Alman hükümet sözcüsü Steffen Hebestreitin yaptığı açıklamada dokümanların belli süreliğine ambargolu olmasının bir nedeni olduğu belirtilmiş ve içeriğinden bağımsız bir şekilde bu biçim ifşaların örnek haline gelmemesi gerektiği vurgulanmıştı. Ana muhalefet partisi Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) de yapılan ifşanın basın özgürlüğü sınırlarını aştığını savunmuştu.

 Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı’ndan (LfV) yapılan son açıklamada ise saklı dokümanların yasa dışı bir şekilde başkalarına verilmesinden dolayı kimliği belgisiz kişiler hakkında suç duyurusunda” bulunulduğu belirtildi.

 Belgelerin sızdırılmasına dair bir soruşturma başlatılmasının şaşırtıcı olmadığı ama bunun gazetecilere, yayınlayanlara yönelik bir yaptırımla sonuçlanmayacağı yorumunda bulunan Bozoğlu, bir milletvekili olarak yapılan ifşayı ve NSU kurbanlarının ailelerinden gelen daha fazla evrakın açıklanması çağrısını desteklediğini ifade etti.

 Bozoğlu, Herkesin güvenliğinden sorumlu olan istihbarat teşkilatının zaaflarının tespit edilmesi ve giderilmesi topluma açık bir şekilde yapılmalı. Bu sayede zaaflar giderilmediği takdirde toplumsal baskı oluşturulabilir. Şu anda sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar ilgili kurumlara gidip rapordaki eksiklikler giderildi mi diye sorabilirler. Bu dokümanların yayınlanmasıyla atılan yanlış bir adımın giderilmesi sağlandı” diye konuştu.

 Belgelerin, NSU ağının birkaç kişiden oluşmadığı, daha geniş bir kesite yayıldığını gösterdiğini kaydeden siyasetçi, kendilerinin de bu geniş ağa ulaşmaya çalıştıklarını ve raporda bunun ipuçları olduğunu sözlerine ekledi.

 NSU davası hakkında kitap da yazan gazeteci Yücel Özdemir ise yayınlanan evrakların NSU davasını yakından takip edenleri şaşırtacak yeni bilgiler içermediğine dikkat çekerek, Okuyup bitirdikten sonra açıkçası ne vardı ki bunda saklanacak, diye düşündüm. Yeni bir şey yokyorumunda bulundu. Alman basınında da evrakların Anayasayı Koruma Dairesinin üzerindeki baskıyı azaltmak için yayınlanmış olabileceği iddiası yer aldı.

 

 Ne olmuştu?

 Almanya’da 2000-2007 yılları arasında Türkiye kökenlilerin hedef alındığı seri cinayetler uzun süre karanlıkta kalmış, Alman basınında “dönerci cinayetleri” olarak adlandırılmış, polis ise kurbanların ailelerini şüpheli olarak sorgulamış, haklarında uyuşturucu kaçakçılığı, namus cinayetii savlar ortaya atmıştı.

 Ancak, NSU’nun iki üyesi Uwe Mundlos ile Uwe Böhnhardt’ın 2011de başarısız bir banka soygununun ardından kaçtıkları karavanda intihar etmesi ve örgütün üçüncü üyesi Beate Zschaepenin ise kaldıkları evi ateşe verdikten bir süre sonra polise teslim olmasıyla birlikte beklenmedik gelişmeler yaşanmıştı. NSU, Alman basınına, göçmen kuruluşlara, Türkiye’nin diplomatik temsilciliklerine gönderilen DVD’lerde sekiz Türkiye kökenli, bir Yunan göçmen ve bir polisin öldürüldüğü cinayetleri üstlenmişti.

 Neonazi terör örgütünün, uzun yıllar boyunca Alman güvenlik ünitelerince tespit edilememiş olması, NSU üyelerinin geçmişte bazı istihbarat muhbirleriyle ilişki kurduklarının ortaya çıkması, Almanyada büyük tartışmalara yol açmıştı.

 Almanya iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Dairesinde aşırı sağcı gruplara ve kullanılan muhbirlere ilişkin bazı belgelerin 4 Kasım 2011’den birkaç gün sonra imha edilmesi de büyük kuşku yaratmıştı.

 Örgütün hayatta kaldığı tek üyesi olduğu iddia edilen Zschaepe 2013-2018 yıllarında görülen davada ömür uzunluğu hapis cezasına çarptırılmış, diğer dört sanığa da NSU’ya yardım ve yataklıktan 2,5 ile 10 yıl arasında değişen hapis cezaları verilmişti. Zschaepe, an itibariyle dava sebebiyle cezaevinde olan tek kişi. Davanın sonuçlarından mutlu olmayan mağdur yakınları ve avukatları, hala bazı sorularına yanıt almadıklarını söylüyor ve örgütün daha fazla üyesi olduğunu iddia ediyor.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.