enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1983
EURO
53,0317
ALTIN
6.672,47
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Hafif Yağmurlu
Salı Çok Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Çok Bulutlu
24°C

Prof. Dr. Müftüoğlu: Her iki kişiden biri bu sinsi hastalığın farkında bile değil, organlar sessizce yıpranıyor!

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, yüksek kan şekeri riskine dikkat çekerek, “Dünya genelinde diyabetli sayısı 530 milyonu geçti ve asıl korkutucu olan şu: Her iki kişiden biri bu sinsi hastalığın farkında bile değil. Yani tablo şu: Şekeriniz sinsice …

Prof. Dr. Müftüoğlu: Her iki kişiden biri bu sinsi hastalığın farkında bile değil, organlar sessizce yıpranıyor!
04.05.2026 11:30
0
A+
A-

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, yüksek kan şekeri riskine dikkat çekerek, “Dünya genelinde diyabetli sayısı 530 milyonu geçti ve asıl korkutucu olan şu: Her iki kişiden biri bu sinsi hastalığın farkında bile değil. Yani tablo şu: Şekeriniz sinsice yükseliyor, organlarınız “ben iyiyim” diyor ama içeride ciddi bir yıpranma, sessiz bir paslanma başlıyor.” diye yazdı.

Sabah yazarı Prof. Dr. Müftüoğlu, bugünkü köşesinde diyabetteki gizli tehlikeye dikkat çekti. Müftüoğlu, “Yüksek kan şekeri çoğu zaman sinsi ilerler ama bedendeki yıkıcı etkisi hiç de sessiz değildir.” diye yazdı.

Müftüoğlu, şöyle devam etti:

“Dünya genelinde diyabetli sayısı 530 milyonu geçti ve asıl korkutucu olan şu: Her iki kişiden biri bu sinsi hastalığın farkında bile değil. Yani tablo şu: Şekeriniz sinsice yükseliyor, organlarınız “ben iyiyim” diyor ama içeride ciddi bir yıpranma, sessiz bir paslanma başlıyor. Şimdi bu tehlikeye dikkatlice bakalım.

Yüksek şeker, damar duvarını adeta karamelize edip sertleştirir. Bu durum plak oluşumunu hızlandırır. Diyabetli bireylerde kalp krizi riski maalesef 2-4 kat artar. Damarlar daraldıkça tansiyon yükselir, o kusursuz dolaşım ağı bozulur. Bacaklara giden kan azalırsa yürürken kramplar başlar. Yani damarda yol daralmış, trafik kilitlenmiş, kalp ağır stres altında kalmıştır.

Diyabet, böbrek yetmezliğinin en sık görülen nedenlerinin başındadır. Diyabetlilerin yaklaşık yüzde 30-40’ında kalıcı böbrek hasarı gelişir. İlk sinyal idrarda protein kaçağıdır. Bu durum, süzgeç görevi gören filtrenin delindiğini gösterir. Süreç ilerlerse yol diyalize kadar gider. Kısacası böbrekler işi bırakırsa, vücut kendi çöplerini içeride depolamaya başlar.

Diyabetik retinopati, yetişkinlerde kalıcı körlüğün bir numaralı nedenidir. Hastaların yüzde 35’inde retina hasarı görülür. Gözün arkasındaki kılcal damarlar kanar, görme bulanır. Katarakt riski 2 kat artarken, glokom (göz tansiyonu) tehlikeli şekilde yükselir. Göz bakar ama görüntü net değildir, manzaraya sinsi bir perde iner.

Hastaların yüzde 50’sinde “nöropati” denilen sinir hasarı gelişir. Ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve yanma sık görülür. Ama en tehlikelisi tam his kaybıdır. Ayağınıza batan çiviyi fark etmezsiniz; küçük bir çizik kapanmayan koca bir ülsere dönüşür. Mide sinirleri bile etkilenip sindirimi yavaşlatır.

HbA1c son 3 aylık ortalama şeker yükünüzü gösterir. Tek günlük kaçamağın değil, alışkanlıklarınızın fotoğrafıdır. Yüzde 5.6 ve altı güvenlidir. Yüzde 5.7-6.4 prediyabet (gizli şeker), yüzde 6.5 ve üzeri diyabet eşiğidir. Yüzde 7 ve üzeri organ hasarı riski, yüzde 8 ve üzeri yüksek risk, yüzde 10 ve üzeri ise kırmızı alarmdır. A1c yükseldikçe risk lineer değil, katlanarak artar. Yüzde 6’dan 8’e çıkmak basit bir artış değil, risk sıçramasıdır.”

Yazının tamamını okumak için .

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.