Nature Metabolism’de yer alan verilere göre, karaciğer ve bağırsakların etrafında biriken visseral yağın vücutta kronik iltihaba yol açarak 19 farklı kanser türünü tetikleyebildiği ortaya kondu. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, göbek yağının olası …

Nature Metabolism’de yer alan verilere göre, karaciğer ve bağırsakların etrafında biriken visseral yağın vücutta kronik iltihaba yol açarak 19 farklı kanser türünü tetikleyebildiği ortaya kondu. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, göbek yağının olası tehlikelerini mercek altına aldı.
Müftüoğlu Sabah’ta kaleme aldığı yazıda, yeni yayımlanan Nature Metabolism (2026) derlemesini mercek altına aldı.
Kadınlarda meme ve rahim kanseri riski
“Göbek çevresindeki visseral yağ adeta sessiz çalışan bir “kimya fabrikası” gibidir. Sürekli iltihap artırıcı maddeler salgılar, insülin direncini tetikler, hormon dengesini bozar ve bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıma yeteneğini zayıflatabilir” sözlerinin altını çizen Müftüoğlıu, göbek yağının sebep olduğu gizli hastalıkları şöyle sıraladı:
“Kronik düşük dereceli iltihap gelişir. Bu durum DNA hasarını ve tümör gelişimini kolaylaştırabilir. İnsülin ve IGF-1 düzeyleri yükselir. Bu büyüme sinyalleri kanser hücrelerinin çoğalmasını destekleyebilir.
Yağ dokusundan salgılanan hormonlar (adipokinler) değişir. Koruyucu adiponektin azalırken, leptin ve iltihap artırıcı sitokinler yükselir. Östrojen üretimi artabilir. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda meme ve rahim kanseri riskine katkıda bulunabilir. Bağışıklık sistemi yorulur. Kanser hücrelerini erken dönemde temizleme kapasitesi azalabilir.“
Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizleri
“Umut verici iyi haber ise visseral yağ azaltılabilir” ifadelerini kullanan Müftüoğlu, “Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizleri, bel çevresinin küçültülmesi, yeterli protein ve lif tüketimi, rafine karbonhidratların azaltılması, kaliteli uyku ve gerekiyorsa bilimsel temelli kilo tedavileri sadece tartıdaki rakamı değil, içerideki biyolojik yangını da azaltabiliyor” diye belirtti.
Yazının tamamını okumak için
( ALINTI )