‘Rusya ve Ukrayna İstanbul’da muahedeye varmak üzereydi’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Amerikalı muhafazakar gazeteci Tucker Carlson ile yaptığı merakla beklenen röportaj yayınlandı. Carlson’ın internet sitesinde ve sosyal medya platformu X’te yayınlanan iki stlik röportajda Ukrayna savaşından doğaüstü mevzulara, farklı başlıklar ele alındı.
Görüşme, Rus önderin neredeyse Ukrayna’yı işgalinden iki yıl sonra ilk defa Batılı bir isme verdiği röportaj olmasıyla kıymetliydi.
Eski Fox TV sunucusu Carlson, röportajdan önce hiçbir Batılı gazetecinin Ukrayna işgalinden sonra Putin ile görüşmek istemediğini iddia etti.
Ancak bu doğru değildi; BBC’nin Rusya Editörü Steve Rosenberg dahil sayısız gazeteci Kremlin’e röportaj talebi iletmişti.
Kremlin Basın Sözcüsü Dmitry Peskov da daha sonra Carlson’ın tezinin doğru olmadığını açıkladı.
Carlson iki gün önce kaydedildiğini belirttiği röportajı karlı bir Kremlin Sarayı imajının önünde sundu.
BBC’nin Doğu Avrupa Muhabiri Sarah Rainsford röportaja dair tahlilinde, görüşmenin tamamen Putin’in “kontrolünde” ilerlediğini söylüyor.
Rainsford, Carlson’ın Rus başkanını “Ukrayna işgali ve yanlış argümanlarıyla ilgili zorlamak yerine mevzuyu saptırarak İlah ve Rus ruhu hakkında konuştuğunu” söylüyor.
İşte Rainsford’un tahliline göre röportajda konuşulan ana başlıklar:
ABD ile mümkün rehine takası
Carlson, Putin ile görüşmesini bir ifade özgürlüğü zaferi olarak yansıttı lakin bu doğru değil.
Kremlin Putin’in kime konuşacağı konusunda epeyce seçici. derhal çoğu zaman ülkeyi yahut lisanı bilmeyen ve bu yüzden kendisine zor sorular sormayacak birini tercih ediyor.
Carlson, Putin’in son iki seneyi ülkesinde ifade özgürlüğünü kısıtlayarak geçirdiğini de görmezden geldi.
Ülkede ifade özgürlüğünün önde gelen savunucuları arasında yer alan Vladimir Kara-Murza, Ilya Yaşin gibi isimler hala hapishanede.
Fox News’in eski sunucusu, röportajın başlamasından lakin iki st sonra Putin’e Amerikalı gazeteci Evan Gerşkoviç’in rehin tutulmasıyla ilgili bir soru yöneltti. Gazeteci geçen sene Rusya’da işini yaparken tutuklanmış ve casuslukla suçlanmıştı.
Putin gazetecinin bırakılması karşılığında ne isteyebileceğine dair en güçlü ipucunu verdi.
Rusya Devlet Başkanı, bir Avrupa başşehrinde “bir isyancıyı etkisiz hale getiren” Rus bir “vatansever”den bahsetti.
Putin’in sözleri Rusya’nın Vadim Krasikov ile bir rehine takası talep ettiği yönünde daha önce çıkan haberleri doğruluyor görünüyordu.
Rus istihbarat casusu olduğundan kuşku edilen Krasikov, 2019’da Berlin’de bir Çeçen ayrılıkçıya suikast düzenlemişti.
Putin röportajda müzakerelerin sürdüğünü ve “bir mutabakata varılabileceğini” ima etti.
Bu karmaşık müzakerelerin yeni olmadığını, üç ülkeyi ve en az iki Amerikalı tutukluyu içerdiğini biliyoruz.
‘Rusya ve Ukrayna İstanbul’da muahedeye varmak üzereydi’
Ancak Batı’nın, bilhassa devrin İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın buyruğuyla Ukrayna’nın muahedeyi reddettiği savlarını yineledi.
Rusya ve Ukrayna müzakere heyetleri İstanbul’da Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde 29 Mart 2022’de görüşmüştü.
Rusya daha önce de iddiaları ortaya atmış, Johnson’ın Ukrayna’ya barış yerine Rusya ile savaşmasını salık verdiği iddia edilmişti.
Boris Johnson bu iddiaları yalanlayarak “Rus propagandası” olarak nitelemiş ve iki ülkenin görüşmesinin akabinde mutabakatla ilgili “endişelerini dile getirdiğini” belirtmişti.
‘Savaş er yahut geç bir mutabakatla sona erecek’
BBC’den Sarah Rainsford Ukrayna savaşıyla ilgili Putin’in cevaplarını şöyle yorumluyor:
Putin bu sohbete görece güçlü bir pozisyondan katılmayı kabul etmiş gibi görünüyordu.
Ukrayna’daki savaş çıkmaza sürüklendi. Kiev’in başta ABD olmak üzere Batılı müttefikleri askeri yardımların sürdürülmesiyle ilgili kararsızlık içindeler.
Devlet Başkanı Zelenskiy Ukrayna Genelkurmay Lideri’nin görevden alırken savaşta sıfırlanma ve yenilenme ihtiyacı hissettiklerini belirtti.
Durum riskli görünüyor.
Buna bağlı olarak Putin röportajında çok sefer “diyaloga hazır” olduğunu ve “müzakereye açık” olduğunu ima etti.
Ukrayna’nın destekçilerinin kararsızlığını ve Ukraynalılar’ın savaş girme konusunda kendilerinden emin olmadığı herhangi bir kuşkuyu yarara çevirmek istiyor.
Putin’in mesajı, NATO’nun Rusya’yı savaş meydanında yenmenin imkansız olduğunu anladığı ve “er yahut geç bir mutabakatla sona erecek” bir süreç olduğu istikametindeydi.
Tucker Carlson, Putin’in klasik sözlerini tekrarlamasına izin verdi.
‘Putin’i zorlayacak sorular sorulmadı’
Putin, NATO’nun durumun global bir savaş yahut nükleer çatışmaya dönüşmesi endişesiyle ilgili soruya, Batı’nın halklarını Rus tehdidi mitiyle korkutmaya çalıştığını söyleyerek cevap verdi.
Batı’daki tasalara karşın Rusya’nın taktiksel nükleer silahları kullanmadığını öne sürdü.
Putin Rusya’nın Polonya ve Latviya’ya, fakat ve lakin Polonya’dan Rusya’ya bir saldırı olması durumunda saldıracağını söyledi.
Polonya yahut Latviya’yla ilgilenmediğini belirtti; bütün bir Avrupa kıtasını yeniden dizayn ettiği tezlerini yalanladı.
“Küresel bir savaşa girişmenin ortak akla aykırı olduğunu anlamak için analist olmaya gerek yok. Global savaş bütün insanlığı çöküşün eşiğine getirir. Bu açık” diye ekledi.
Bütün röportajlar bir savaş havasında geçmek zorunda değil. İnsanların konuşmasına ve kendilerini açıklamalarına izin vermenin de iyi tarafları var. Fakat bu röportajda bu konsept çoka kaçtı.
Putin’in tabirlerinin hiçbirine karşı argüman sorulmadı.
Geniş çaplı işgaliyle ilgili, Buça, Irpin ve diğer yerlerdeki savaş suçu suçlamaları dahil, gerçekler kendisine sunulmadı.
Ya da Putin’in Ukrayna’da sivilleri meskenlerini vurarak öldüren “hassas güdümlü füzeler” konusuna karşılık vermesi gerekti.
Putin’in ruhlar hakkında konuşması
Carlson’ın Moskova’da karşılanma biçimi de sıradışıydı. Batı’dan ölümcül bir düşman söz eden TV sunucuları Carlson’ın her soluğunu takip edip haberleştirdi.
Reddedilen bir aşık benzeri, ansızın ilgi gören Rusya heyecanlandı.
Görünüşe göre Carlson da bu tecrübeden etkilenmişti.
Doğüstü konseptine dair bir sorunun da olduğu röportajı Putin’in ruhlar hakkındaki konuşmasıyla sona erdi.
Rus lider büyüyü bozana kadar iki adam da sessiz kaldı:
“Burada bitirelim mi” diye sordu Putin.
Carlson da kabul edip, “Teşekkürler, Sayın Başkan” diye cevap verdi.