enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,7713
EURO
56,0537
ALTIN
6.865,89
BIST
13.284,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Yağmurlu
21°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
19°C

Şam, Trump’ın “İsrail’in yükünü Suriye üstlensin” planını reddetti; Cumhurbaşkanı Şara, Hizbullah’a karşı savaşa kapıyı kapattı: Önceliğimiz sınır güvenliği

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hizbullah’a karşı mücadelede İsrail’in yerine Suriye ordusunun devreye girmesi yönündeki girişimleri Ankara’nın da uyarası ile Şam’dan karşılık bulmadı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın, Hizbullah’a yönelik doğrudan …

Şam, Trump’ın “İsrail’in yükünü Suriye üstlensin” planını reddetti; Cumhurbaşkanı Şara, Hizbullah’a karşı savaşa kapıyı kapattı: Önceliğimiz sınır güvenliği
21.06.2026 13:00
6
A+
A-

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hizbullah’a karşı mücadelede İsrail’in yerine Suriye ordusunun devreye girmesi yönündeki girişimleri Ankara’nın da uyarası ile Şam’dan karşılık bulmadı. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın, Hizbullah’a yönelik doğrudan askeri müdahaleye sıcak bakmadığı ve bunun yerine Lübnan-Suriye sınırının kontrol altına alınmasına odaklandığı belirtildi.

İsrail devlet televizyonu Kan 11’e konuşan Suriyeli bir kaynak, Şara’nın Hizbullah’a karşı bir Suriye askeri operasyonunun Arap kamuoyunda “İsrail’in çıkarlarına hizmet eden bir adım” olarak algılanmasından endişe duyduğunu söyledi.

“İsrail işgali sürerken Hizbullah’a karşı savaşmayız”

Kan 11’e konuşan kaynağın aktardığına göre, Şam yönetimi, İsrail güçleri güney Suriye’deki işgal ettiği bölgelerden çekilmediği sürece Hizbullah’a karşı herhangi bir askeri müdahaleyi kabul etmeyeceğini ABD yönetimine aktardı. Kaynağa göre Suriye yönetimi, İsrail’in Suriye topraklarındaki varlığını sona erdirmeden Hizbullah’a karşı harekete geçmenin hem iç hem de bölgesel meşruiyet açısından ciddi sorunlar yaratacağını düşünüyor.

“Hizbullah dosyasını Şam devralsın”

Konu, Trump’ın son açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. ABD Başkanı, yeni Suriye yönetiminin Hizbullah’ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırılmasında önemli rol oynayabileceğini savunarak, Şam’ın İsrail’in bugün yürüttüğü bazı görevleri üstlenebileceği mesajını verdi. Bölgesel diplomatik kaynaklara göre son aylarda Washington, Tel Aviv ve bazı bölgesel aktörler arasında Hizbullah’ın silahsızlandırılmasında Suriye ordusunun rol alabileceği çeşitli senaryolar tartışılıyor. İsrail ve Lübnan temsilcilerinin katıldığı temaslarda da Trump yönetiminin, Hizbullah’ın etkisinin azaltılmasında Suriye ordusuna merkezi rol verilmesini öngören bir çerçeve önerdiği öne sürülüyor.

Şam’ın önceliği, sınırı kapatmak

Ancak Ahmed Şara yönetimi bu senaryoya mesafeli yaklaşıyor. Şara, son dönemde yaptığı açıklamalarda Suriye’nin önceliğinin Lübnan topraklarında operasyon düzenlemek değil, sınır güvenliğini sağlamak ve Hizbullah’a yönelik silah kaçakçılığını önlemek olduğunu vurguladı. Uzmanlar da mevcut koşullarda Şam’ın Lübnan içinde geniş çaplı bir askeri operasyona girişmesinin gerçekçi olmadığını belirtiyor.

“Ankara da çatışmaya karşı”

Kan 11’in haberine göre Ankara da Şam’a Hizbullah ile doğrudan çatışmadan kaçınması yönünde mesajlar verdi. Haberde, Türkiye’nin böyle bir çatışmanın İsrail’in bölgesel stratejik konumunu güçlendireceğinden endişe duyduğu ve Suriye’de yeni kurulan dengelerin bozulmasını istemediği ifade edildi. Analistlere göre Türkiye, Lübnan sahasını son derece hassas bir alan olarak görüyor ve burada yaşanacak yeni bir savaşın Suriye’deki kırılgan istikrarı da tehdit edebileceğini değerlendiriyor.

Yeni Suriye ordusu Hizbullah’la savaşabilecek güçte mi?

Trump’ın açıklamalarının ardından en çok tartışılan başlıklardan biri de yeni Suriye ordusunun kapasitesi oldu. Independent Arabia’nın analizine göre, 2011 öncesinde yaklaşık 300 bin askerden oluşan Suriye ordusu, iç savaş boyunca büyük ölçüde dağıldı. Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından yeni yönetim, farklı silahlı grupları tek çatı altında toplamaya çalışıyor.

Uluslararası güvenlik çevrelerine göre yeni Suriye ordusunun yaklaşık 100 bin savaşçı ve askerden oluştuğu tahmin ediliyor. Ancak ordunun halen yeniden yapılanma sürecinde olduğu ve ciddi lojistik eksikliklerle karşı karşıya bulunduğu belirtiliyor. Uzmanlar, ekonomik olarak ağır yıkım yaşayan Suriye’nin önceliğinin yeni savaşlar değil, devlet kurumlarını yeniden ayağa kaldırmak olduğuna dikkat çekiyor.

Hizbullah hâlâ bölgenin en deneyimli silahlı güçlerinden biri

Öte yandan Hizbullah’ın son yıllarda İsrail saldırıları nedeniyle önemli kayıplar verdiği ancak askeri kapasitesini tamamen yitirmediği değerlendiriliyor. Yaklaşık kırk yıllık savaş tecrübesine sahip örgütün, özellikle hibrit savaş teknikleri, dağlık bölgelerdeki hareket kabiliyeti ve yerel ağları sayesinde hâlâ önemli bir askeri kapasiteye sahip olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle uzmanlar, olası bir çatışmada sayısal üstünlüğün tek başına belirleyici olmayacağını vurguluyor.

Doğrudan savaş değil, “güvenlik kuşatması”

Bölgesel güvenlik uzmanlarına göre Trump’ın açıklamaları ilk bakışta Suriye-Hizbullah savaşını çağrıştırsa da sahadaki gerçeklik farklı bir tablo ortaya koyuyor. Değerlendirmelere göre ne Ahmed Şara yönetimi ne yeni bir bölgesel savaşa girmek istiyor ne de mevcut bölgesel dengeler buna izin veriyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde en olası senaryo; Suriye’nin Hizbullah’a karşı doğrudan savaşması değil, Lübnan sınırında denetimi artırması, silah ve mühimmat sevkiyatını engellemesi ve örgütün lojistik hareket alanını daraltması olarak görülüyor. Böylece Şam yönetiminin savaşan bir aktörden ziyade, sınır güvenliğini sağlayan ve bölgesel güvenlik mimarisinin bir parçası haline gelen bir rol üstlenmesi bekleniyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.