“Allah ile bu ahlaksız hırsızları benzer cümlede anacaksak yalnızca ‘Allah sizin belanızı versin!’ demenin vakti gelmedi mi?”

6 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 10 ilde büyük yıkıma neden olan, Kahramanmaraş merkezli zelzelelere ilişkin olarak, “Para küçük bir azınlığın elinde. Güç de konfor da inançlı hayat da onlarda. Geri kalanlar enkaz altında. Sarsıntıyla birlikte uygunca görünür hale gelen, işte bu çelişkidir” sözünü kullandı.
Demirtaş, sarsıntıların akabinde düzenlenen “Türkiye Tek Yürek” kampanyasına atıfta bulunduğu yazısında, Türkiye’deki geliş eşitsizliğine vurgu yaptı.
Demirtaş, yayına bağlanan Atasay Kuyumculuk Genel Müdürü Cihan Kamer’in 250 milyon liralık bağışını medya işvereni Acun Ilıcalı’nın ricası üzerine 300 milyon liraya “yuvarladığını” söyleyerek, “Acun’un canının sağlığı için yuvarlanan 50 milyon var ya, işte sadece onunla Maraş’taki Ebrar Sitesi, Diyarbakır’daki Galeria, Hatay’daki 600 Meskenler Sitesi zelzeleye karşı güçlendirilebilir ve iki binden fazla insan bugün yaşıyor olabilirdi” sözünü kullandı.
Demirtaş’ın Kısa Dalga‘da kaleme aldığı “Canın sağ olsun Acun” başlıklı yazısı şöyle:
“Bu kirli sistemde para, güç demektir. Konforlu, inançlı hayat demektir. Paran yoksa çaresizsin. Garantisiz, mutsuz…
Para küçük bir azınlığın elinde. Güç de konfor da inançlı ömür da onlarda. Geri kalanlar enkaz altında. Zelzeleyle birlikte uygunca görünür hale gelen, işte bu çelişkidir.
Bu soygun nizamı değişmeden hiçbir şey değişmez, burası kesin. Değiştirmek için durmadan mücadeleye devam edeceğiz. Bu amansız çelişkiyi kesinlikle çözeceğiz.
Pandemide bütün dünyada gördüğümüz fakir ile güçlü arasındaki hayat garantisi farkını, şu anda Türkiye ölçeğinde çok yakıcı şekilde yaşıyoruz.
Aslında Türkiye’de çok para var
Tahminlerimizden, aklımızın alabileceğinden de çok. Büyük kısmı kayıt dışı olduğundan resmi sayılara yansımasa bile resmi sayılarla da çok para var.
İşte gördünüz, adam çıkıp televizyona bağlanarak milyarlar bağışlayabiliyor! Nasıl bir serveti var ki bu kadar parayı bağışlayabiliyor? İçi insan sevgisi ile dolu olduğu için mi? Elbette hayır, millete ağır küfürler eden tiptir bu. Esasen aynı gün, devletten üç milyardan fazla teşvik aldığı da ortaya çıkmadı mı?
Tek o mu?
Hepsi o denli. Çok büyük paralar çaldılar, çok. Siyasetçisi, iş insanı, gazetecisi, bürokratıyla çoook büyük paralar çaldılar.
Bu konforu, bu şatafatı, bu inançlı ömrü koruyabilmek ve de hesap vermemek için kesinlikle bu iktidarın devamını sağlamak zorundalar.
Bunun için her türlü alçaklığı, haysiyetsizliği, şerefsizliği, zulmü, adaletsizliği yaptılar, yapıyorlar.
Onlar için gösteri devam etmeli
Değerli kardeşim, sen 3 bin TL’lik kiranı güç bela öderken bunlar 3 milyon Euro’ya yat alıyor, sağ olsunlar milyara, ellerinin kiri aynıi bakıp hükümete bağışlıyorlar!
Adamın biri 250 milyon bağışlayınca Acun Ilıcalı devreye girip “Şunu 300 milyona yuvarlayalım” diyor, “yardımsever”imiz de “Canın sağ olsun Acun” deyip 300’e yuvarlayıveriyor.
Acun’un canının sağlığı için yuvarlanan 50 milyon var ya, işte yalnızca onunla Maraş’taki Ebrar Sitesi, Diyarbakır’daki Galeria, Hatay’daki 600 Meskenler Sitesi zelzeleye karşı güçlendirilebilir ve iki binden fazla insan bugün yaşıyor olabilirdi.
Ama çok önemli değil. Çok Önemli olan gösteri. Ve ne olursa olsun gösteri devam etmeli, canın sağ olsun Acun!
Konforlarının sürmesi için senin oyuna gereksinimleri var
Senin cebinde çay parası yokken hepsinin lüks villalarının önünde uzunluk boy cipler var.
Sadece 20 yıl önce bunlar da orta sınıftılar. ama çok büyük paraları var artık, çok çaldılar çok.
Ve bu konforları sürsün diye senin oyuna gereksinimleri var. Enkaz altında kalman bile içlerini sızlatmadı, kendi iktidarlarının telaşına düştüler. Ya oy vermekten vazgeçersen! Aman Allah’ım, kanısı bile kabus gibi onlar için.
Dinimizi kullanıyorlar
Ama neyse ki din var, İslam’ı kendi aşağılık tertiplerine alet ederek sana geldiklerinde kalbinin yumuşadığını biliyorlar. Allah, Hz. Peygamber, Kur’an, namaz dediklerinde senin gönül kapılarını açacağını keşfettiler, bunu zirve tepe kullanıyorlar.
Senin suçun yok, çok ustalaştılar, çok profesyonelleştiler. Palavrada, hilede, dolandırıcılıkta üstlerine yok. Sen enkaz altındayken bile “Allah”ın ismini ağızlarına alıp zulüm, adaletsizlik, haksızlık yapmaya devam edecek kadar tabana vurdular.
Bunlar değişmeyecek, burası da kesin, huylu huyundan vazgeçmeyecek.
Peki sen kardeşim, sen?
Allah, Peygamber, Kur’an, namaz ile soygun, hırsızlık, adaletsizlik, ahlaksızlık yan yana olamaz.
Allah ile bu ahlaksız hırsızlarıcümlede anacaksak yalnızca “Allah sizin belanızı versin!” demenin vakti gelmedi mi?”