Tartışmaların odağındaki Kadıköy Rıhtım Camii projesinde inşa süreci başlıyor. Gelecek hafta temeli atılması planlanan 5 bin kişilik cami, sosyal donatı alanlarının yanı sıra 1250 araç kapasiteli otoparkıyla hizmet verecek. Yeni Şafak’tan Gökhan …

Tartışmaların odağındaki Kadıköy Rıhtım Camii projesinde inşa süreci başlıyor. Gelecek hafta temeli atılması planlanan 5 bin kişilik cami, sosyal donatı alanlarının yanı sıra 1250 araç kapasiteli otoparkıyla hizmet verecek.
Yeni Şafak’tan Gökhan Özturan’ın haberine göre, Kadıköy’de uzun süredir rıhtıma yapılması planlanan cami için yeni bir aşamaya geçiliyor. 30 bin metrekarelik cami alanı yapım çalışmaları için tahsis edilirken, sondaja dayalı zemin etüt çalışmaları da büyük ölçüde tamamlandı. Caminin temelinin önümüzdeki hafta atılması bekleniyor.
Klasik Osmanlı mimarisinde inşa edilecek cami, 5 bin kişi kapasiteli olarak tasarlandı. Caminin ana kubbesi 25 metre çapında, 44,5 metre yüksekliğinde yapılacak. Camide ikisi 3 şerefeli 92,36 metre, diğeri ikisi de 2 şerefeli 79,81 metre yüksekliğinde 4 minare bulunacak. Projede konferans salonları, kütüphane, kitap kafe, sanat atölyeleri, sergi alanları, eğitim birimleri, aşevi, çok amaçlı salonlar ve taziye evi yer alacak. Proje kapsamında bir geniş ön avlu yapılması da planlandı. Proje kapsamında 950 kapalı, 300 açık olmak toplam 1250 araç kapasiteli otopark da yer alacak. Camiye denizden ve raylı sistemlerle de ulaşım sağlanabilecek.
Proje tartışma yaratmıştı
Proje, dolgu alanda planlanması nedeniyle tepki çekmişti. Daha önce konuya ilişkin konuşan CHP’nin Kadıköy ve İBB Belediye Meclis Üyesi Barış Antik, “En temelde bunu bir cami projesi olarak ele almamak lazım. Bu bir inşaat projesidir. Betondan, demirden oluşan bir inşaat projesidir. Biz bunu sadece bir cami, bir ibadethane inşaatı olarak görmüyoruz. Biz o dolgu alanda yapılacak her türlü inşaata karşıyız.” demişti.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Aynur Savaş Uluğtuğ da dolgu alanın “ağır önlem gerektiren alan” sınıfında olduğunu ve buranın kamuya açık şekilde projelendirilmesi gerektiğini belirterek, “Camiyi veya oraya yapacağınız herhangi bir yapıyı başka bir yerde bulabilirsiniz. Ama o rıhtımın dokusunun bir ikincisi yok. Dünyanın her yerinde derneklerin, dayanışmaların, halkın, meslek odalarının, bilim insanlarının görüşleri alınıyor ondan sonra bir karar üretiliyor. Burada bütün bu süreçler işletilmeden alınan kararın kamu yararına olduğunu düşünemeyiz.” ifadelerini kullanmıştı.
Caferağa Mahallesi Muhtarı ve mimar Hanife Dağıstanlı da projenin Kadıköy halkına danışmadan yapılmasının mahallelide tepkiye yol açtığını anlatarak, şunları söylemişti:
“Biz yaşıyoruz burada. Bizim ne ihtiyacımız var? Bizim problemimiz ne? Bu hiç kimsenin umrunda değil. Buna çok tepkili insanlar. Çok büyük bir hayal kırıklığı var. Daha çok insan gelecek, daha çok araba gelecek. Problemlerimiz artacak.
İstanbul risklerini hâlâ azaltamamış bir şehir ve bizim tsunami riskimiz var. Ayrıca 1999 depreminden biliyoruz, yaşı yetenler de hatırlıyor. Dolgu alan ekstra risk teşkil ediyor ve biz onun üzerine yapı yapıyoruz. Burası İstanbul Boğazı’nın girişi, aslında bütün İstanbul’u ilgilendiren bir mesele bu. Kent merkezinde imar faaliyeti ya da imar rantı yaratacak yer bitti. Öyle olunca konu dolgu alanlara geldi. Dolgu alanların kara gibi imar faaliyeti alanına dönüşmesine karşıyız.”
Kadıköy Kent Dayanışması’ndan Üzeyir Uludağ, “Kadıköy’de ve özellikle rıhtım hattında zaten çok sayıda cami var ve çoğu zaman bu camiler dolmuyor. Cuma ve bayram gibi sınırlı günler için mi bu ölçekte bir yatırım yapılıyor? Ayrıca mesele yalnızca cami değil, 20 bin kişilik bir yapıdan ve ticari alanları da içeren bir külliyeden bahsediyoruz. Bir diğer önemli konu ise kentin ihtiyacı. Kadıköy’ün daha fazla yeşil alana, nefes alınabilecek kamusal alanlara ihtiyacı var. Büyük yapılar, rüzgâr koridorlarını kesiyor ve Fikirtepe örneğinde olduğu gibi, yoğun yapılaşmanın hava akışını ciddi biçimde etkiliyor. Deprem meselesi de kritik. Kadıköy’ün nüfusu düşünüldüğünde mevcut afet toplanma alanlarımız oldukça yetersiz. Toplanma alanı için Yoğurtçu Parkı gibi alanlar işaret edilse de, bunların da dolgu zemin üzerinde bulunması risk yaratıyor.” şeklinde konuşmuştu.
( ALINTI www.yenisafak.com/gundem/kadikoye-cami-muhru-4837478 )