Uluslararası turizm ve seyahat kesiminin gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) katkısının bu yıl salgın öncesi düzeylere dönmesi beklenirken, kimi zorlukların devam ettiği bildirildi.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) iki yılda bir Surrey Üniversitesi ile hazırladığı ve 119 ülkenin seyahat ve turizm kesimlerinin birçok faktör dikkate alınarak tahlil edildiği Seyahat ve Turizm Endeksi 2024 (TTDI) yayımlandı.
Buna göre, bu yıl Kovid-19 seyahat pürüzlerinin kalkacağı ve salgın devrindeki ertelenmiş talebin turizm kesimine güçlü şekilde yansıyacağı öngörülüyor. Turizmdeki güzelleşmeye daha fazla uçuş olması ile doğal ve kültürel alanlara yatırım ve ilginin artmasının da katkı sağlaması bekleniyor.
Ancak daldaki düzgünleşme ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Endeksteki 119 ülkeden 71’i turizm ve seyahat skorunu 2019’dan beri artırırken, ortalama endeks skoru salgın öncesi düzeyin yüzde 0,7 altında kaldı.
Uluslararası turizm ve seyahat sektörü, salgının yol açtığı global sağlık krizinin şokunu atlatmış olsa da makroekonomideki zorluklar, jeopolitik ve çevresel riskler, yapay zeka gibi yeni dijital teknolojilerin tesiri zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.
İş gücü kısıtının devam ettiği bu devirde, hava yolu kapasitesi, sermaye yatırımları ve verimlilik alanındaki gelişmeler, uluslararası seyahat kesimindeki talep artışına ayak uyduramıyor. Global enflasyonla berbatlaşan bu dengesizlikler, fiyat ve hizmete ilişkin meseleleri artırıyor.
Türkiye, bu yılki endekste 8 basamak yükseldi
WEF’in endeksinde ilk 30 ülke arasında 26 yüksek gelirli ekonomi yer alırken, bunların 19’u Avrupa’da, 7’si Asya Pasifik’te, 3’ü Amerika kıtasında ve biri de Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Orta Doğu’da bulunuyor.
ABD, İspanya, Japonya, Fransa, Avustralya, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, İtalya ve İsviçre, endeksteki ilk 10 ülkeyi oluşturuyor.
Sonuçlar, yüksek gelirli iktisatların genel olarak seyahat ve turizm kesiminin gelişimi için daha elverişli şartlara sahip olmaya sürdüğünü gösterirken, dinamik iş gücü piyasaları, açık seyahat siyasetleri, güçlü ulaşım ve turizm altyapısı ve iyi gelişmiş doğal, kültürel ve cümbüş dışı cazibe merkezleri de bu gelişime katkı sunuyor.
Öte yandan, son yıllarda bölümdeki en büyük ilerlemelerden kimileri gelişmekte olan ülkelerde görüldü. Gelişmekte olan ülkeler arasında ilk 10’daki Çin’in yanı sıra, Türkiye, Endonezya ve Brezilya, gelişmekte olan en çok önemli seyahat ve turizm destinasyonları arasında sıralamada ilk 30 arasında yer aldı.
Bu ülkeler arasında Endonezya endekste 22, Brezilya 26 ve Türkiye 29’uncu sırada bulunuyor. Böylelikle, Türkiye, bir evvelki endeksteki 37’inci sıradan, 29’a yükselmiş oldu.
Seyahat ve turizm sektörü için dönüm noktası
WEF Küresel Endüstriler Başkanı Francisco Betti, analize ilişkin değerlendirmesinde, seyahat ve turizm sektörü için bu yılın bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Surrey Üniversitesi Konaklama ve Turizm İşletmeciliği Yüksekokulu Başkanı Prof. Iis Tussyadiah, farklı iktisatların seyahat ve turizm bölümlerinin gelişmesi için güçlü bir ortam oluşturulması ve bu alandaki boşluğun kapatılması gerektiğini ifade ederek, “Sektör, refahı artırma ve global riskleri azaltma konusunda büyük bir potansiyele sahipfakat bu potansiyel lakin stratejik ve kapsayıcı bir yaklaşımla tam manasıyla hayata geçirilebilir.” tabirini kullandı.