Duruşma 6 Haziran’a ertelendi

Büyükada’da 5 Temmuz 2017 tarihinde yaptıkları toplantıya ilişkin insan hakları örgütlerinin temsilcisi aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç‘ın da bulunduğu 4 sanığın ceza aldığı dava, Yargıtay bozmasının akabinde yeniden görüldü. Mahkeme, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak evrakın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine hükmetti.
İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Taner Kılıç ve Günal Kurşun ile sanık avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan Uluslararası Af Örgütü Onursal Başkanı Taner Kılıç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hakkında ihlal kararı verdiğini bu kararın mahkemece dikkate alınmasını istedi. Kılıç, “Altıncı yılını dolduran bir yargılamada hala hakkımda kanıt toplanmaya çalışılıyor. Toplam 14.5 ay hapis yattım. Cezam neredeyse infaz oldu, lakin hâlâ ‘Şuraya da bakalım, buraya da bakalım’ deniliyor. Mahkemenizden, altı yıllık yargılama sürecinde hakkımdaki kanıtlar neyse ona göre karar vermenizi ve talep ediyorum” dedi.
Sanık Günal Kurşun ise iddianameyi hazırlayan savcının Today’s Zaman gazetesinde yazı yazmayı, örgüt üyeliğiyle ilişkilendirdiğini ifade ederek o dönem cumhurbaşkanlığı sözcüsü dahil pek çok ismin gazetede köşe yazdığını savundu. Kurşun, “Ben hiç Türkçe yazmadım. Lakin öteki gazetelerde ceza hukukçusu olmam nedeniyle hukuksal görüşüm sorulduğunda ben de türel değerlendirmelerde bulundum. Bunlar yalnızca hukuksal görüşlerdir ve hala arkasındayım” dedi. Son 20 yıllık bütün eylem ve süreçlerinin didik didik edildiğini ve KHK’li olduğu gerekçesiyle avukatlık ve akademisyenlik de yapamadığını belirten Kurşun beraatini talep etti.
Diğer sanık avukatları da Yargıtay’ın bozma kararına uyulmasını talep etti.
Duruşma 6 Haziran’a ertelendi
Mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma kararına oy birliğiyle uyulmasına karar verdi. Heyet, Taner Kılıç hakkındaki yurtdışı yasağının devamına ve Bylock kullanıp kullanmadığının tespitinin beklenmesine hükmetti. Bu bu mevzu ile ilgili eksper raporu gelir gelmez de belgenin mütalaaya gönderilmesine karar verildi. Bir sonraki duruşma 6 Haziran’da yapılacak.
Duruşma sonrası konuştular
Duruşma sonrasında gazetecilerin soruları üzerine kararı değerlendiren Taner Kılıç, “Şimdiye kadar haksız verilen bir karardı. Yargıtay’ın aslında direk beraat talep etmesi gerekir, fakat buna benzer davalarda bu tip şekilde karar veriliyor. 6 Haziran’da inşallah olumlu bir şekilde sonuçlanacağını düşünüyoruz” dedi.
Günal Kurşun ise “İnsan hakları savunucularının üstündeki baskıların bir an önce kalkmasını diliyorum. Bir süre daha bunun devam edeceği öngörülüyorfakat sabırla beklemeye devam ediyoruz, dayanmaya devam” diye konuştu.
Davanın geçmişi İddianamede, o dönem Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç hakkında “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla, diğer sanıklar hakkında ise “Silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıkların Adalet Yürüyüşü’nü kaosa çevirmeye çalışmak istedikleri, PKK, DHKP-C ve Terör Örgütü terör örgütleriyle irtibatlarının bulunduğu ve bu örgütlere yardım kastıyla hareket ettikleri ileri sürüldü. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 11 sanığın yargılandığı Büyükada davasının tek tutuklu sanığıydı. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 31 Ocak 2018 tarihli duruşmada tahliye edilen Kılıç’ın, savcılığın tahliyeye itiraz etmesi üzerine 1 Şubat 2018’de tekrar tutuklanmasına hükmedildi. Kılıç, 15 Ağustos 2018’de mahkemenin yaptığı aylık tutukluluk incelemesi sonucunda tahliye edildi. Mahkeme heyeti, oy çokluğuyla verdiği 3 Temmuz 2020 tarihinde verdiği kararda, sanık Taner Kılıç’ı “Silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran’ın “Örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) yardım etme” suçundan 2 yıl 1’er ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, sanıklar 7 sanığın ise “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan beraatlerine beraatlerine hükmetti. |