enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8647
EURO
52,7658
ALTIN
6.792,12
BIST
14.375,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
15°C
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Az Bulutlu
19°C

Yeni Şafak yazarı Aktay: Birbirine hiçbir hürmeti olmayan bir topluma sahip olmak bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felaket

Yeni Şafak yazarı Aktay: Birbirine hiçbir hürmeti olmayan bir topluma sahip olmak bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felaket

Yeni Şafak yazarı Aktay: Birbirine hiçbir hürmeti olmayan bir topluma sahip olmak bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felaket
06.03.2023 11:09
27
A+
A-

Yeni Şafak yazarı AKP’li Yasin Aktay, “Birbirine güvenmeyen insanlardan oluşan, birbirine hiçbir hürmeti olmayan bir topluma sahip olmak bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felakettir.” fikrini dile getirdi.

Aktay yazısında,Ne yazık ki bu güveni tesis edecek, var olanı da koruyacak hiçbir önemli kültürel hatta dinî programımız yok. Siyasette ya da ticarette rakiplerimizi harcamak üzere ilk başvurduğumuz enstrüman olarak görüldükçe hoyratça tüketilmektedir.İnsanın başına gelebilecek en büyük felaket öteki insanların kendisine güvenmemesi değildir. Bu gereğince berbattır kuşkusuz,çok daha berbatı, kendisinin diğer insanlara güvenmemesidir. Yalancıların ve hırsızların bile maruz kaldıkları en büyük ceza oburlarının itimadını kaybetmeleri değil, bilakis herkesi kendileri gibi zannettikleri için kendilerinin diğerlerine güvenemeyişleridir. Güvenememek, hakikaten büyük bir cezadır. Güven duymak, güven duyacağı bir insan etrafında yaşamak insanların en temel insan haklarındandır. Bu güveni tesis etmek insanın öncelikle kendisinden, etkinlik alanlarında insanlara güvenmeye başlamasıyla başlar.” yorumunu yaptı. 

Aktay şunları kaydetti:

“Bazen aldatılma riskini göze alarak güvenmek, hatta bazen kendisine palavra söylendiğini bilerek, bu palavralara yalnızca güven hissinin zedelenmemesi hatırına inanıyor görünmek, çoğu defa bunu insanların yüzüne vurarak kaybedeceğimizden daha fazla şey kaybettirmez.

Güveni temin etmenin tek yolu saf olmak ya da insanların saflığına saf saf inanmak değil tabii. İnsanın olduğu her yerde istismarın da ihtimal dışı olamayacağını bilerek en sağlam yolu mümkün bütün önlemlerin alınmasıdır. Bu önlemleri alırken de insanlara potansiyel hırsız muamelesi yaparak tekrar potansiyel bir fitneyi uyandırmamaya da ayrıyeten dikkat etmektir. Kurumlarımızda şeffaflığa, hesap verebilirliğe alabildiğine açık olmak, hesap verilemeyecek hiçbir adım atılmadığına dair yüksek bir güven telkin etmektir.

Hayır kuruluşları kuşkusuz çok önemli ve büyük işler başardılar, lakin hem “insanların kendileri hakkında bir mazerete sahip olmaması için”, hem de toplumda çok kolay hedef haline gelebilen güveni temin etmek, örseletmemek, canlı tutmak bir sorumlulukları da var. Bu mevzuda sergileyecekleri hassaslık yürütmekte oldukları hayır işlerinden daha az değil çok daha “hayırlı” bir iştir.

Güven dostça bir histir ve aslında tam da bu hissin bütün topluma yaygınlaşmasını temin edecek önlemler bir toplumu dostluk temelinde birbirine bağlar. Klasik siyaset ideolojisinde siyasetin en çok önemli gayesi olarak çok önemli bir yer tutan dostluk sağlıklı bir toplumun en çok önemli fazileti olarak temayüz eder. Çağdaş siyaset ideolojisinde epeyce ihmal edilmiş olan dostluk şimdilerde yeniden siyaset ideolojisinin çok önemli bahislerinden biri haline gelmek için kapımızı ısrarla çalıyor.

Politik dostluğun da temeli güvenilirliktir, yani öteki insanların elinden, lisanından ve belinden emin olabilmek ama aynı vakitte güvenebilmektir de.

Bu emanet, bu güven bütün insanları potansiyel olarak başkalarına dost kılar. Dostlar birbirleri hakkında bir haber duyduklarında araştırmadan, sorgulamadan inanmazlar, hatta ilk duyduklarında reaksiyonları suizandan kaçarak, bir hüsnü zan ile karşılık vermek olur.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.