enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5450
EURO
53,1360
ALTIN
6.686,80
BIST
14.420,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
25°C
Pazar Hafif Yağmurlu
21°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Hafif Yağmurlu
22°C

Yeni Şafak yazarı Karaman: Bir insanın, yalnızca kendisini karşı cinsten hissettiği için ameliyat edilerek karşı cinsin kimi özelliklerine ve organlarına kavuşturulması asla caiz değildir

Yeni Şafak yazarı Karaman: Bir insanın, sadece kendisini karşı cinsten hissettiği için ameliyat edilerek karşı cinsin kimi özelliklerine ve organlarına kavuşturulması asla caiz değildir

Yeni Şafak yazarı Karaman: Bir insanın, yalnızca kendisini karşı cinsten hissettiği için ameliyat edilerek karşı cinsin kimi özelliklerine ve organlarına kavuşturulması asla caiz değildir
04.12.2022 15:06
47
A+
A-

Bir dönem “Saray’ın fetvacısı” diye tanımlanan lakin bu iddiaları reddeden ilahiyatçı Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman, cinsiyet değiştirme ameliyatlarına ilişkin olarak, “Bir insanın, sadece kendisini karşı cinsten hissettiği için ameliyat edilerek karşı cinsin kimi özelliklerine ve organlarına kavuşturulması asla caiz değildir” görüşünü savundu. 

“Çifte cinsiyet ya da üçüncü cins” başlıklı yazısında Karaman, “Fıkıh kitaplarımızda “hunsâ” diye bilinen ve kendisinde erkeklik ile dişilik organlarının birlikte bulunduğu ya da ikisinin de makul olarak bulunmadığı kimseler ile cinsiyetlerini değiştirenlerin dinî durumları son vakitlerde sıklıkla sorulmaya başladı. Bu neviden bir soru listesini maddeler halinde cevaplandıracağım: Benim bilgime ve soruşturmalardan aldığım sonuca göre yaratılıştan (biyolojik ve fizyolojik özellikleri itibariyle) bayan olan bir kimse ameliyatla erkek, erkek olan bir kimse de ameliyatla bayan olamıyor; yani birtakım organlarını kestirip aldırsa ve kimi organlarında değişiklik yaptırsa da bütün işlevleri ve özellikleri ile cinsiyetini değiştiremiyor. Hele hele erkek iken bayana dönüştürülenler asla çocuk sahibi olamıyor, keza bayan iken erkeğe dönüştürülenler de bir bayanı gebe bırakamıyor.” ifadesini kullandı. 

Karaman şunları kaydetti:

Allah Teâlâ Kitabında insanoğlunu erkek ya da dişi olarak yarattığını bildiriyor, bu iki özelliği birden taşıyan bir üçüncü insan nev’i yarattığını bildirmiyor. Şu halde fıtraten (yaratılıştan) insan ya erkektir veyahut da dişidir. Bu iki cinsiyetin belirleyici organ ve işaretlerini birlikte taşıyanlar, ikisine birden sahip olanlar, bir mânâda fıtrata aykırı, sakat, eksik ya da fazlalıklı doğanlardirler. İnsanın iki kulağı, bir burnu, iki ayağı, on parmağı… vardır; bir çocuk bu organlarında bir fazlalık ya da eksiklik ile doğarsa bunu “Allah bu türlü yaratmıştır, demek ki O’nun yaratışına göre bir insan çeşidi de budur” diye karşılamak yerine, nedenlerini keşfederek -veya keşfetmeyi bekleyerek- olağan dışı kabul etmek gerekecektir.

Yaratılış itibariyle bayan olan kendini bayan, erkek olan da erkek gibi hisseder. Şayet bu hissediş ve karşı cinse yönelik alakada bir değişiklik, bir aykırılık varsa tekrar bunu yaratılışa değil, hastalığa, sakatlığa, irsiyet ya da eğitimden gelen bir bozukluğa bağlamak ve tedavisi için devalar aramak gerekir. Zira olağana uymayan anormaldir, düzeltilmesi gereken bir durumdur.

İslâm, canlı varlıkların yaratılıştan var ve olağan olan özelliklerinin, organlarının, formlarının değiştirilmesine izin vermemekte, bunu “Allah’ın yaratışını değiştirmeye kalkışma” olarak kıymetlendirmekte ve lanetlemektedir. Şayet olağan dışı bir eksiklik, fazlalık, nahoşluk, arıza var ise bunun düzeltilmesi (bu mânâda estetik ameliyat) caizdir, tedavi olarak kabul edilmektedir. Bu genel karara ve kurala göre biyolojik ve fizyolojik olarak erkek ya da bayan olan bir insanın, yalnızca kendisini karşı cinsten gördüğü, bu türlü hissettiği, bu yüzden buhrana girdiği için ameliyat edilerek karşı cinsin birtakım özelliklerine ve organlarına kavuşturulması asla caiz değildir. Bu, tedavi değil, bozmadır. Bu yüzden buhrana girenler, öbür sebeplerle buhrana girenler aynıi erbabı tarafından tedavi edilmelidir. Bir kimse ruh hastalığına tutulduğu için burnunu kurbağa, parmağını akrep zannetse, bu türlü görüp, bu türlü hissetse, bu kimseyi tedavi etmek için burnunu ya da parmağını kesen bir tabibi ne duydum, ne gördüm, ne de bir yerde okudum!”

 

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.