enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,0966
EURO
56,1065
ALTIN
7.170,21
BIST
14.501,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
27°C

Yeni Şafak’ın ilahiyatçı yazarı Beşer: Savrulduğumuzun farkında mıyız?

 Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin eski öğretim üyelerinden ve Yeni Şafak yazarı Faruk Beşer “Savrulduğumuzun farkında mıyız?” başlıklı …

Yeni Şafak’ın ilahiyatçı yazarı Beşer: Savrulduğumuzun farkında mıyız?
15.04.2022 09:51
92
A+
A-

 Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin eski öğretim üyelerinden ve Yeni Şafak yazarı Faruk Beşer “Savrulduğumuzun farkında mıyız?” başlıklı bugünkü yazısında Ramazan döneminde televizyonda yapılan iftarda ve sahur programlarını eleştirdi. 

Programlarla eski yıllara daha kaliteli hocaların yetiştiğini gördüğünü yazan Beşer, “Bununla bir arada İslam algımızda ve sunumunda bir eksen kaymasının olduğunu da hissedebiliyoruz. Çoklukla dikenlerinden arındırılmış renksiz bir İslam sunuluyor bize. Biraz müzik, biraz cümbüş, biraz menkıbe, biraz öykü, biraz masal, kimilerince da bol uydurulmuş hadis… Müslümanlar dünya siyasetiyle, daha genel olarak da demokrasi ile, laiklikle, çağdaş kültürle hesaplaşmayı göze alabilmekten ve alternatif aramaktan süratle uzaklaşıyorlar. Gitgide çağdaş kültürün bir kesimi hatta savunucusu haline geliyorlar. Neyin asıl olduğunu bilemeyenlerimiz çoğunlukta” görüşünü dile getirdi.

Laiklik konusunda kimilerinin başının karışık olduğunu yazan Beşer şöyle devam etti: “Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, hatta sanati hususlar, eleştirisi bile yapılamaz dogmalar haline geldi. Aleyhlerinde tek kelam ederseniz sizi aforoz ediyorlar. Hissedemediğimiz bir evrilme yaşıyoruz. Trenin farkında olmadan viraj alması benzeri doksan derece dönüyoruz da hâlâ istikamet üzere olduğumuzu sanıyoruz. İşin değişik tarafı, mesela laikliğe laf ettiğinizde ilk sataşma, daha ne dediğinizi tam anlamasa bile, önce dindar olduğunu söyleyenlerden geliyor. Hasılı, binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete. O halde tekrar soralım; biz nereye gidiyoruz bu türlü?

Şimdi daha özele inelim. Ramazanı nefsimizi tutma ve yememe mevsimi bilmemiz gerekirken, yeme hatta tıksırıncaya kadar yeme, kalanı da israf etme vakti olarak bilinmeye devam ediyor. Gerçi bu kusurun şuuruna varan Müslümanların artıyor olması da sevindirici.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.