Yunanistan’da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi, muhalefetteki sosyalist PASOK Partisi’nin İskeçe milletvekili Burhan Baran’ın partisinden ihraç …

Yunanistan’da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi, muhalefetteki sosyalist PASOK Partisi’nin İskeçe milletvekili Burhan Baran’ın partisinden ihraç edilmesini istedi.
İktidar partisi, PASOK milletvekili Baran’ın Batı Trakya’da Türk azınlığın varlığını tanıyan açıklamalarına tepki gösterdi. Yeni Demokrasi Partisi yaptığı yazılı açıklamada, Baran’ın PASOK Partisi’nden ihracını talep etti.
Açıklamada, “PASOK yönetimi, Yunan maddelerine hürmet gösteriyor mu? Parlamentoda müftülerin seçimiyle ilgili kabul edilen yasal sürece hürmet gösteriyor mu?” sorularını yöneltildi. Yunan basını, Baran’ın açıklamalarının PASOK içinde de tepki çektiğini yazdı.
Baran’ın sosyal medya hesabından yaptığı son açıklamada kendisinin Batı Trakya Türk Azınlığı Müşavere Kurulu üyesi olduğunu belirtmesi ve 9 Eylül’de düzenlenecek seçimde Türk azınlık üyelerine yeni müftü seçiminde oy kullanmaları yolunda davet yapması, iktidar partisinin yansısına yol açtı.
Euronews’te yer alan habere göre, Yunanistan resmi siyaseti, Türk azınlığı etnik olarak tanımazken, bu grubu “Yunan Müslümanları” olarak değerlendiriyor. Atina ayrıyeten müftülerin azınlık üyeleri tarafından seçimine karşı çıkarken, bu din adamlarını kendi tayin etme yoluna gidiyor.
Türkiye ise Türk azınlığın ağır bir şekilde yaşadığı İskeçe, Rodop kentlerindeki Müslümanların kendi müftülerini kendilerinin seçmesi için teşvik ediyor.
Yunanistan’da kabul edilen yeni yasa ne öngörüyor?
Yunanistan’da temmuz ayında kabul edilen yeni yasa, Müslüman azınlığın imamlardan ve İslam dini konusunda araştırma yapan eğitim vazifelilerinin oluşturduğu 33 kişilik bir müşavere kurulu aracılığıyla müftülük için bir liste hazırlanıp bunun Eğitim Bakanlığı’na sunulmasını öngörüyor.
Dışişleri Bakanlığı, müftülüklerin işleyişiyle ilgili Yunanistan Parlamentosu’nda onaylanan yeni yasal düzenlemenin Batı Trakya Türk Azınlığının hak ve özgürlüklerini ihlal ettiğini ve Lozan Anlaşması’na aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirmişti.