33 yaşındaki Özcan yapay zeka uygulamasıyla sosyal medyada içerik üretiyor

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde, ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz) hastalığı nedeniyle 4 yıldır yatağa bağımlı kalan 33 yaşındaki Gürkan Özcan‘ın, yapay zeka firmasınca geliştirilen uygulama sayesinde kendi ses tonuyla iletişim kurması sağlandı.
Bolu’da yüksek lisans eğitimi aldığı sırada yakalandığı hastalık nedeniyle eğitimini yarıda bırakan Özcan, bilgisayarda göz takip sistemini ve robotik sesleri kullanarak sosyal medyada içerikler üretmeye başladı.
Boğazdan hortumla beslendiği için konuşma yeteneğini de kaybeden Özcan, ağustos ayında sosyal medyadan ulaştığı bir yapay zeka firmasından kendi ses tonuyla içerik üretmesi için yardım talep etti.
Bunun üzerine ziyarete gelen firma yetkilileri, Gürkan Özcan’ın hasta olmadan evvelki ses kayıtları ve kendi ses tonuna çok yakın olan ağabeyi Hakan Özcan’ın kayıtlarını kullanarak yapay zekayla ses modeli üretti.
Bu uygulama sayesinde göz takip sistemiyle bilgisayarda kendi sesiyle içerikler üreten Özcan, aynı vakitte konutlarında babası Remzi Özcan ile daha rahat iletişim kurmaya başladı.
“Kendi sesimle konuşmak çok güzel hissettirdi”
Gürkan Özcan, yatağa bağımlı kaldığından bu yana sosyal medya platformlarında açtığı kanallarda, oyun içerikleri ürettiğini ve günden güne takipçi sayısının arttığını kaydetti.
Göz takip sistemiyle, herkese açık sesleri kullanarak içerik ürettiğini anlatan Özcan, “Kendi sesimle konuşmak çok beğenilen hissettirdi. Daha önce herkese açık sesi kullanıyordum. O da güzeldi, iletişim gereksinimimi karşılıyordufakat kendi sesimle içerik üretebilmek çok mutlu ediyor. Yapay zeka gelişmelerini dikkatle takip ediyorum. Yabancı şirketler de var bu bahiste çalışan ama ben yerli ve milli şirketle çalışmak istedim. Onlar da sağ olsun hiç müşterii davranmadı.” diye konuştu.
Özcan, daha sonra hayatına dair içerikler üretmeye başladığını aktararak, uyanır uyanmaz bilgisayarında bir şeyler yapmaya başladığını ifade etti.
Sistem olmadığı takdirde “evet” ya da “hayır” şeklinde anlaşabildiklerini, bunun da bağlantısı imkansız hale getirdiğini vurgulayan Özcan, “Göz takip ve ses takviyesi olmasa sahiden hayat babamla ikimiz için de yaşanmaz olurdu. Hayata tutunmak için kendinizi ifade etmek önemli. Yazın, çizin müzik, fotoğraf ne sizi mutlu ediyorsa, o şekilde ifade edin. Küçük adımlarla, her gün bir adım. Stephen Hawking hem bilimi hem hayata karşı duruşuyla ilham aldığım bir insan. İnsanlar yadırgamadı, yakıştırdılar. Kendimi o düzeyde gören biri değilimHawking’e benzetilmekten gurur duyarım.” sözlerini kullandı.
“Akademisyen olmak istiyordu”
Baba Remzi Özcan (65), oğlunun Bolu İzzet Baysal Üniversitesinde yüksek lisansa başladığı sene hastalığının başladığını ve 8 yıl önce ALS teşhisi konulduğunu söyledi.
Oğlunun o dönem 4 aylık staj için gittiği Finlandiya’da bastonla yönetim edebildiğine, İzmit’e döndüğünde ise yürümekte zorlanmaya başladığına değinen Özcan, biyoloji alanında eğitim gören Gürkan’ın akademisyen olmayı istediğini dile getirdi.
Özcan, oğlunun 4 yıl önce boğazından hortumla beslenmeye başladığını ve oksijen makinesine bağlı nefes aldığına işaret ederek, eşinin 2,5 yıl önce hayatını kaybetmesiyle oğlunun bakımını kendisinin üstlendiğini belirtti.
“Özgün sesi olması başka”
Oğlunun, hortumla beslenmeye başladığından bu yana konuşamadığına işaret eden Özcan şöyle devam etti:
“Gözleri ve çenesinden öteki bir yerini, kafasını bile oynatamıyor ama bu aygıt sayesinde hayata tutundu. Bu aygıt olmasaydı, haberleşmemiz çok zor olacaktı. Gece ıstırabı olduğunda cep telefonumu arayabiliyor, dışarı çıktığım zaman imajlı görüşme sağlayabiliyoruz. Özgün sesi olması diğer. Ağabeyiyle sesleri çok benziyordu. O yüzden hoş bir şey oldu. Gürkan’ın memnuniyeti için her şeyi yapmaya razıyım.”
“Artık içerikleri kendi sesiyle yapabilir”
Yapay zeka ses teknolojileri üzerine çalışan şirketin üst yöneticisi Hafzullah Yıldırım, Gürkan’ın, “Sizin algoritmanız mükemmel görünüyor. Benim sesimi klonlayabilir miyiz? Bana sesimi geri kavuşturun.” diye mesaj gönderdiğini anlattı.
Yıldırım, daha sonra Özcan’ı ziyaret ettiğini ifade ederek, “Çünkü işin ticari boyutu yok. Ticari boyutu olsa fiyat teklifi verilip geçilir ama burada sosyal sorumluluk tarafı var.” dedi.
Özcan’ın hasta olmadan evvelki ses kayıtları ve imajlarını aldıklarını lakin seslerin nağmeli olması nedeniyle kâfi data elde edemediklerini aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:
“Gürkan orada yeniden bize tahlil sundu. ‘Ağabeyim Hakan ile sesimiz çok benziyor. Bana ses donörü olabilir.’ dedi. Sesin bir kısmını Gürkan’ın, bir kısmını ağabeyi Hakan’ın sesi olacak şekilde modelledik. Şirket bünyesindeki son teknolojimizi ne varsa ortaya koyduk. Bu Gürkan’a kendi sesini tekrar kullanabilme imkanı sundu. Sesini tekrar kazanan ALS hastası oldu.”
Yıldırım, Gürkan’ın artık içerikleri kendi sesiyle üretebileceğini, gözlerinin yorulmaması için ürettikleri ara yüzü daha da geliştireceklerini sözlerine ekledi.