enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,7382
EURO
53,0654
ALTIN
6.633,71
BIST
13.830,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Hafif Yağmurlu
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C

CHP’li Özel: 100 yıl öncesi ile aynı durumdayız; Türkiye’de yitik olan her şeyi Cumhuriyet sayesinde elde ettik, sonra birileri tarafından bilerek itibarsızlaştırılarak ortadan kaldırıldı

İzmir’de Karabağlar Belediyesi tarafından düzenlenen ‘100. Yıla Doğru Cumhuriyet ve Laiklik’ söyleşisine eski CHP Genel Başkanı ve gazeteci Altan …

CHP’li Özel: 100 yıl öncesi ile aynı durumdayız; Türkiye’de yitik olan her şeyi Cumhuriyet sayesinde elde ettik, sonra birileri tarafından bilerek itibarsızlaştırılarak ortadan kaldırıldı
28.10.2022 21:12
38
A+
A-

İzmir’de Karabağlar Belediyesi tarafından düzenlenen ‘100. Yıla Doğru Cumhuriyet ve Laiklik’ söyleşisine eski CHP Genel Başkanı ve gazeteci Altan Öymen, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve ilahiyatçı muharrir İhsan Eliaçık katıldı. Özgür Özel, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını anımsattı ve “Türkiye’nin bir fabrikası yoktu. Bütün fabrikalar kuruldu, şu anda ise hepsi özelleştirildi. Sonra birileri tarafından bilerek yıpratıldı ve itibarsızlaştırılarak elden çıkarıldı. 100 yıl öncesi ile benzer durumdayız. Şu Anda ise çok değerli bir ayrım ve kavşağa yaklaşıyoruz” dedi.

İzmir Karabağlar Belediyesi’nin düzenlediği, ‘100. Yıla Doğru Cumhuriyet ve Laiklik’ bahisli söyleşi bugün Yıldız Kenter Kültür ve Sanat Merkezi’nde yapıldı. 

Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu söyleşi öncesinde şunları söyledi:

Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu: Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür

“Cumhuriyetin bu yıl 99. yılını kutlayacağız. Bilhassa son günlerde cumhuriyetle ilgili biliyorsunuz kamuoyunda farklı değerlendirmeleri olanlar var. Şunu belirtmek istiyorum. Cumhuriyet öncelikle batı emperyalizmine karşı kazanılan zaferdir. Bunu hiçbir zaman unutmamak gerekir. Cumhuriyet tarihi aksine çevirmiştir. Sevr iptal edilmiş ve Lozan ile cumhuriyet yeniden kendini inşa etmiştir. Cumhuriyet toplumsal siyasal ekonomik, kültürel dönüşümdür. Bunu da çok iyi anlamamız gerekir. Bilhassa ümmetçi bir toplum yapısından, çağdaş ulusal bir rejim formunu almıştır. Toprak ağalarının, din adamlarının egemenliğinde köleleştirilmiş toplumdan çağdaş bir devlet yaratılmıştır. Cumhuriyet yalnızca toplumu değil, bireyi de bağımsızlaştıran bir özgürleşmedir. Cumhuriyet bayan özgürlüğüdür, çağdaş eğitimdir, sevgidir, dostluktur, insanlıktır, barıştır. Cumhuriyet, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.”

CHP’li Ağbaba: En büyük devrimci Atatürk’e borçluyuz

Söyleşinin moderatörlüğünü yapan Veli Ağbaba cumhuriyetin ehemmiyetine dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Cumhuriyetin kuruluşu dünyadaki birçok ülkeye özgürlüğünü kazandıran bir harekettir. O dönem okuma yazma oranı düşük. Bugün cumhuriyetin tüm kıymetlerine atakla karşı karşıyayız. Onların hocaları Fesli Kadir’ler, Vahdettin’ler. ‘Keşke Yunan kazansın’ diyen, Atatürk’ün annesi ile ilgili ağza alınmayacak hakaretler yapan birisi. Türkiye her şeye karşın İslam ülkeleri arasında mezhep savaşları yaşamadı. Türkiye hala iç barışını koruyabiliyorsa, Suriye, Irak, Sudan, Tunus, Libya değilse bunu laikliğimize, cumhuriyetimize borçluyuz. Kızlarımız köle pazarlarında satılmıyorsa, insanların mezhebinden dolayı ciğerleri yenmiyorsa, bayanlar türban takmadığı için öldürülmüyorsa bunu laikliğe borçluyuz. Bunu bu toprakların yetiştirdiği en büyük devrimci Atatürk’e borçluyuz.” 

Eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen: Eksikleri saymanın haddi hesabı yoktu 

Eski CHP Genel Başkanı, gazeteci ve muharrir Altan Öymen, cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana yaşanan süreçle ilgili değerlendirme yaparken şunları kaydetti:

“Cumhuriyetin ilanına yetişemedim. 1932 benim doğum yılım. Ailemde çabucak hemen herkes öğretmendir benden öbür. Öğretmenlik cazip bir meslekti. Babam milletvekilliği de yaptı. Beni de yanında götürürdü. Çok büyük bir kısım okuma yazma bilmiyordu. Mektup okuturlar, imkan bulurlarsa iki satır yazıver derlerdi. O dönem çocuklar yeni yazıyla haşır neşir oldukları için çabuk öğrenmişler. O vakitten bu vakte gelmişiz. Eski yazıya özlem duymak akılalmaz bir şey. Evvelden ailemin de çoğu eski yazıyla öğrenmiş. ‘Aman bizim yazı gitti’ diyen olmamış. Şu Anda geriye dönüp baktığımız zaman ne kadar isabetli olmuş. Bilgisayar çağındayız. Birçok şey Latin harfleriydi. Bunun Arap harfleri öğrenmiş olanlar bunun ıstırabını çekiyorlar. Arap harfleri kullananların, Uzak Doğu’daki Çini ülkelerin yaşadığı ezayı Türkiye çekmedi. Kağıt bulmak zordu. İlkokulda bizim defterlerimizin kağıtları sarıydı. Kalemler bu türlü kurşun gibi yazmazdı. Fazla bassan kağıdı yırtardı. Bu badireleri çektik. 1930’lardan itibaren fabrikalılaşma başladı. İzmit’teki kağıt fabrikası entegre bir tesisti. Sonra o fabrikaların sayısı 9’a yükseldi. Şu an hiçbiri kalmadı, çalışanı bilmiyorum. Muhtacız. Yalnızca kağıda değil, şekere de muhtacız. Ne akla geliyorsa. Sümerbank kuruldu. Madenler için Etibank kuruldu. Eksikleri saymanın haddi hesabı yoktu.”

“Toplumun haber ihtiyacı olmadığı takdirde demokrasi olmaz”

Basın dalındaki ezalara değinen Öymen şöyle devam etti:

“RTÜK diye bir kurum var. Televizyonlar siyasi partilere ve basın hürriyeti ile ilgili mevzularda taraf tutmasınlar diye o gayeyle kuruldu. İktidardaki partiden yana yayın yapmasın, tarafsız olsunlar. Toplumun haber ihtiyacı olmadığı takdirde demokrasi olmaz. Kime oy vereceğini edineceği gereçli televizyondan ediniyorlar. Artık internetle genişledi. Bunu dağıtmanın yolunu arıyorlar. Yazılı basın için ilan cezası. Devletin imkanları iktidardaki partiye gitmesin. Gazetelerin tirajlarına göre gitsin diye. Bunu da cezalandırıyor. İlanları kesiyorlar. İstanbul seçimini bozdurdular. Fark o kadar fazla değil, bunlar kesinlikle sahtekarlık yapmıştır diyerek resmi münasebet göstererek iptal ettiler.7-9 bin olan fark sonra 806 bin 145’e yükseldi. Millet onlara bu dersi verdi bir şamar. Bu türlü devam ederlerse o yüzden optimistim…. Bir de şuna inanıyorum. Bu terazi bu kadar tartısı çekmez diye. Bu kadar münasebetsizliği hiçbir toplum çekmez, milletimizin de çok deneyimi var.”

CHP’li Özel: 100 yıl öncesi ile durumdayız

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise kendilerine gösterilen ilgiye teşekkür etti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da selamlarını ileten Özel şunları söyledi:

“Büyük Zafer’in 100. yılında Genel Liderimizle birlikteydik. Haftalarca konuşulan Tunç liderin konuşmasıyla damga vuranesas itiraz, 100 yıl evvelki iktidar sahiplerinin ne bir Osmanlı’yı ne de o evrede yaşananları, yalnızca yönetim anlayışını ve Atatürk’ün cümleleriyle anlatıyor. Bir Vahdettin’in durumu bir de Damat Ferit’in durumu. İzmir’in kurtuluşunu ve düşmanı denize döktüğümüzü kutluyoruz. Şu Anda cumhuriyetin 100. yılına giriyoruz. Birinci yüzyıla olağanüstü benzeyen bir durum var. Her yazdığına katıldığım biri değildir. Bazen kantarın topuzunu kaçırdığı oluyorbazen de inanılmaz yazıyor. Yılmaz usta, Yılmaz Özdil. Birinci yüzyılın başında ne yaptık bugün ne durumdayız? Türkiye’nin bir fabrikası yoktu. Bütün fabrikalar kuruldu, şu anda hepsi özelleştirildi. Cumhuriyetin 100 yıl öncesinde başladığımız zaman yitik olan her şeyi cumhuriyet sayesinde elde ettik, belli noktaya getirdik. Sonra birileri tarafından bilerek yıpratıldı ve aşındırıldı. Sonra da elden çıkarıldı. Sonra da itibarsızlaştırılarak ortadan kaldırıldı. 100 yıl öncesi ile benzeyendurumdayız. Cumhuriyeti ülkeyi kurtarmak da cumhuriyeti kurmak da bir kişinin, bir zümrenin, bir partinin işi değildi.”

“Yargıyı ele geçirmeyi değil, ele geçirilmeyecek bir yargıyı inşa etmenin peşindeyiz”

“Çok değerli bir ayrım ve kavşağa doğru yaklaşıyoruz” diyen Özgür Özel şöyle devam etti:

“Her şeyin başı sonu kuvvetler ayrılığı. Güçlü bir parlamento, onun oluşumu, yönetimi, kontrolü ve imkanlarının da dünya standartlarını görmesi lazım. Bu türlü bir anayasa değişikliği için çalışıyoruz. Yargı için iktidara gelelim de yargıyı ele geçirelim. Nasıl yapalım? Anayasa Mahkemesi’ni bir şekilde ele geçirelim. Bu türlü bir hesabımız yok. Gelelim, bir şey yapalım ki bir daha ne yüksek yargı ne kürsü yargıçları bir siyasi partinin güdümüne girmesin. Aldıkları eğitimin ve mesleklerinin icap ettiği tarafsızlıkla karar versinler. Kimseden korkmasınlar. Yargıyı ele geçirmeyi değil, ele geçirilmeyecek bir yargıyı inşa etmenin peşindeyiz. Gelelim önce Sabah gazetesinin aldığı ilanları keselim. 3 mülkiye, 5 vergi müfettişi yollayıp çökertelim. Sonra da bir yandaşa Ziraat Bankası’ndan kredi verelim bizim olsun. Bunun peşinde değiliz. Birinci yüzyılı kuranlar bu türlü davranmadılar. Gelin o denli bir Basın Kanunu yapalım ki basını ele geçirmeyelim. Bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir Basın Kanunu yapalım. Özgürce üye olunacak sendikafakat işvereni da siyasilerden koruyacak tedbirlere ihtiyaç var.”

“Meclis’te, para nasıl harcanacak diye kıyamet kopuyor”

Özgür Özel sözlerini şöyle tamamladı:

“Özgüveni yüksek işler yapmak lazım. Meclis’te bütçe kanunu görüşülüyor.zamanda kesin hesap kanunu da görüşülüyor. Para nasıl harcanacak diye kıyamet kopuyor. O sürede geçen sene ne yaptın konusu fırt diye geçiyor. Milletin parasının geçen sene nasıl harcandığının fasılların nasıl tüketildiğinin kesin hesap kurulu tarafından yapılması lazım. Bunu söylemek kolayfakat liderini ana muhalefetten koymak lazım. Fındık üreticisi de üzüm üreticisi de ziraat mühendisi de öğretmen de eczacı da ağlıyor. Her şeyin gelip dayandığı şey eğitim. Herkes yargıdan korkuyor. Yargıyı çözmek, onu çözmek değil esas mesele eğitim. Cumhuriyet hem kendisiyle hem vatandaşıyla barışacaksa eğitim sistemini düzeltecek. En çok kültür bakanı ve mili eğitim bakanı değişmiş. Eğitimi niteliksiz, nicelik açısından çok zahmetli sonuçlar doğuran hale getirmiş. Okuduğunu en az anlayan öğrenciler bizim. En az kendini ifade edebilen öğrenciler bizim. Bizim mahalle sanıyor ki her şey AK Partililer için çok iyi. İmam hatipler açıldı. AK Partili seçmen de mutlu, oturuyor. Yüzde 18’i mutlu. Bütün anneler çocuğunun eğitimine ‘Bu çocuk hayata iyi hazırlanıyor mu’ diye bakar.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.