AB Delegasyonu’nun yeni Türkiye Büyükelçisi Thomas Ossowski: İlişkileri güçlendirme sürecindeyiz, vize sorunu öncelikli mevzu

Avrupa Birliği Delegasyonu’nun yeni Türkiye Büyükelçisi Thomas Ossowski, Türkiye’nin AB süreci ve vize sorunu gibi çok önemli mevzularda açıklamalarda bulunarak, Avrupa Birliği’nin Türkiye ile yapan bir alaka kurmak istediğini ifade etti.
Ekim ayında Avrupa Birliği Delegasyonu’nun Türkiye Büyükelçisi olarak göreve başlayan Ossowski, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, “Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri güçlendirme sürecindeyiz. Bu stratejik, politik, dış ilişkiler ve güvenlik alanlarında diyaloğu da kapsıyor. Jeopolitik olarak Türkiye çok çok önemli bir oyuncu haline geldi. Yalnızca Akdeniz bölgesinde değil bunun da ötesinde Türkiye Afrika’da, Orta Asya, Ortadoğu’da, Suriye’de de çok önemli bir oyuncu. Bu Türk diplomasisinin ne kadar tesirli ve verimli olabileceğinin çok önemli bir örneği. Türkiye’nin Güney Kafkasya’da, Azerbaycan-Ermenistan barış sürecindeki rolü de önemli. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı saldırı savaşı sürecinde iki tarafın bir araya gelmesi ve Karadeniz Tahıl Mutabakatı da Türk diplomasisinin büyük bir başarısıydı. Türkiye’nin Montrö Mutabakatı yeterince savaş gemilerinin geçişine izin vermemesi de savaşın daha da büyümesine mâni oldu. Türkiye büyük bir rol oynuyor bu süreçte” diye konuştu.
Ossowski, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ile ilgili görüşmelere başlamadık şimdi ama ekonomi ile ilgili görüşmelerin bu yolu da kolaylaştıracağını düşünüyorum. AB yapısında 27 ülkenin kimi bahislerde uzlaşmaya varması gerekiyor. Bilhassa bağlantıların yeniden canlandığı bu kademede ticari mevzularda birtakım rahatsızlıklar vardı. Bu bahiste ne kadar adım atarsak Gümrük Birliği sürecinde de daha kolay yol alırız. Tüm bu görüşmelerin somut sonuçları var. 2024 yılında Türkiye ile AB arasında ticaret rekoru kırıldı. Biz de Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin çok çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Gümrük Birliği yalnızca Türkiye’nin değil AB’nin de yararına” diye ekledi.
Vize sorunu öncelikli konu
Ossowski, “Göreve başladığımda vize meselesini denetim altına almayı önceliklerimden biri haline getirdim. Zira insanların vize almak için bu kadar beklemesi iyi bir şey değil. Schengen ülkeleriyle çok ağır temaslarda bulundum, Türk yetkililerle temasları sıklaştırdım, yeni bir bakış açısı geliştirmek için çalıştık. İşin doğrusu Avrupa Birliği 10 yıl önce Türkiye’ye vize serbestisi için teklifte. Bu mevzuda 72 kriter vardı, Türkiye 66’sını karşıladı. Biz Türkiye’nin kalan bu 6 kriteri karşılamasını arzu ediyoruz.fakat bu sırada da insanların konsolosluklar önünde bekleyip vize alamamadan dönmesine izin veremeyiz. Bu yüzden çok önemli süreçler başlattık. Bir kademelendirme ile vize alınması sistemi var.(Önce tekli giriş sonra çoklu giriş imkanı veren bir sistem)Şunu da söylemeliyim Türkiye’de verilen vizelerin yüzde 70’i çoklu giriş imkanı sağlıyor. Global olarak bu ortalama yüzde 50” ifadelerini kullandı.
“Türkiye diğer ülkeler gibi kriterleri karşılasaydı çoktan vize serbestisine sahip olabilirdi”
“Türkiye, Çin’den sonra en çok Schengen vizesi alan ikinci ülke. Biz, güçlü bir şekilde bu sorunu çözmenin yollarını arıyoruz. Fakat Türk makamlarına da ilettim birtakım turizm acentaları geçersizlikle aldıkları randevuları satarak para kazanıyor. Onlar çok sayıda randevuyu bloke ettiğinden olağan başvuranlar randevu bulmakta sıkıntı çekiyor. Geçtiğimiz günlerde 500 Euro’ya Schengen vizesi teklif eden bir turizm acentası gördüm. Çok sayıda geçersiz doküman da geliyor. Tekrar de şunu söylemek isterim dünyada her 10 Schengen vizesinden biri Türkiye’ye veriliyor. ama diğer nokta da şu ki Türkiye diğer ülkeler benzeri kriterleri karşılasaydı çoktan vize serbestisine sahip olabilirdi”