Federal Yönetim Mahkemesi bir Türk vatandaşının başvurusu üzerine verdiği kararda Almanya’da oturum hakkı kazanıldığı takdirde Avrupa Birliği’nde serbest deveran hakkının kaybedilmeyeceğine hükmetti

Almanya’da Federal Yönetim Mahkemesi bir Türk vatandaşının başvurusu üzerine görülen davada Avrupa Birliği (AB) hukukundan ötürü kazanılan serbest sirkülasyon hakkının oturum hakkı elde edilmesiyle birlikte geçersiz hale gelmediğine hükmetti.
Leipzig’deki mahkeme davada 13 yaşında bir Bulgar vatandaşı oğlu olan müracaatçı Türk babanın lehine karar verdi. Söz konusu Türk vatandaşı, reşit olmayan bir Avrupa Birliği vatandaşının babası olması ve çocuğun geçimini sağlaması nedeniyle AB içinde serbest dolanım hakkı kazanmıştı. Lakin baba Almanya’nın Bavyera eyaletinde işe girince serbest sirkülasyon hakkı elinden alınmış, kendisine iş akdi imzaladığı için Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasındaki paydaşlık muahedesi (Ankara Anlaşması) uyarınca oturum hakkı tanınmıştı. Türk vatandaşı baba serbest sirkülasyon hakkının elinden alınmasına hukuksal yollarla itiraz etmişti.
Mahkeme, Türk vatandaşı babanın oturum hakkı kazanmasının, daha evvelce kazandığı serbest dolanım hakkını kaybetmesine neden olmayacağına hükmetti. Kararın gerekçesinde Avrupa Birliği yasalarında serbest sirkülasyon hakkının diğer oturum haklarına göre daha ikincil planda olduğuna dair bir destek noktası olmadığına dikkat çekildi.
Federal Yönetim Mahkemesinin kararı sonrasında, Türk vatandaşları Ankara Muahedesi uyarınca ikamet hakkı kazandıkları takdirde, eğer Avrupa Birliği içinde serbest deveran hakları varsa, bunları koruyabilecekler.