AUKUS: ABD, İngiltere ve Avustralya’nın Çin’i dengeleme gayeli, nükleer denizaltı projesine dayalı güvenlik paktı

Kathryn Armstrong, Frances Mao ve Tom Housden
Londra, Singapur ve Sydney
ABD, İngiltere ve Avustralya, nükleer güçle çalışan denizaltı filosu planının ayrıntılarını açıkladı. Bu plan, Çin’in Hint-Pasifik bölgesinde artan gücünü dengelemeyi hedefliyor.
AUKUS Paktı kapsamında Avustralya, nükleer güçle çalışan ilk denizaltılarını ABD’den teslim alacak. Denizaltı sayısı en az üç olacak.
Bunun akabinde üç ülke, İngiltere imali Rolls-Royce reaktörleriyle çalışan yüksek teknolojili yeni bir filo yaratmak için birlikte hareket edecek.
Pekin yönetimi muahedeyi, ilk duyurulduğu 2021 yılından beri eleştiriyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan bugün yapılan açıklamada, mutabakatın, “tehlikeli bir yolda yürümeye devam etmek” manasına geldiği belirtildi.
Çin’in Birleşmiş Milletler’deki temsilcileri, Batı ülkelerini nükleer silahlardan arınma eforlarını baltalamakla suçladı.
ABD Başkanı Joe Biden ise denizaltıların nükleer silahlarla donatılmayacağını, sırf nükleer güçle çalışacağını vurguladı.
ABD’nin California eyaletinde İngiltere Başbakanı Rishi Sunak ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile bir basın toplantısı düzenleyen Biden bu mutabakatın, Avustralya’nın nükleer silah edinmeme taahhüdünü tehlikeye atmadığını da ekledi.
ABD’nin bölgedeki en sıkı müttefiklerinden Avustralya için bu anlaşma, askeri kapasitesinde büyük bir gelişim manasına gelecek.
Avustralya, İngiltere’den sonra ABD’nin nükleer denizaltı teknolojisine kavuşan ikinci ülke olacak.
Nükleer güçle çalışan denizaltılar, Avustralya ordusundaki mevcut dizel motorlu denizaltılara göre daha süratli ve daha uzun menzile sahip. Böylelikle daha uzak bir noktadaki düşman donanmasına saldırı düzenlenmesi mümkün olacak.
Avustralya donanmasından denizciler, bu denizaltıları kullanmayı öğrenmek için İngiltere ve ABD’de eğitim alacaklar.
ABD ve İngiltere 2027’den itibaren Avustralya’nın batısındaki Perth kentinde nükleer denizaltılarını konuşlandırabilecek.

Avustralya hükümeti ise 2030’ların başında üç adet ABD imali, Virginia sınıfı denizaltı alacak. Hükümet daha sonra iki denizaltı daha alma opsiyonuna da sahip olacak.
O basamaktan sonraki plansa İngiltere ve Avustralya donanmaları için yeni bir nükleer güçlü denizaltı filosu tasarlamak olacak. Geliştirilecek yeni modelin ismi SSN-AUKUS olarak düşünülüyor.
Denizaltı İngiltere ve Avustralya’da, üç ülkeden de teknolojiler kullanılarak geliştirilecek.
ABD Başkanı Biden, üç ülkenin de Hint-Pasifik bölgesini “özgür ve açık” tutmaya kararlı olduğunu söyledi:
“Bu yeni iştirakle, demokrasiler olarak kendi güvenlik ve gönencimizi koruyabileceğimizi, sadece kendimize değil tüm dünyaya ispatladık.”
Biden ABD’nin denizaltı inşa kapasitesini artırmak ve mevcut nükleer güçle çalışan Virginia tipi denizaltıların bakım faaliyetlerini geliştirmek için 4,6 milyar dolar ayıracaklarını açıkladı.
Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, bu planın ülkeye 30 yıllık bir vadede 368 milyar Avustralya Doları (4 trilyon 641 milyar TL) maliyeti olacağını, “bunun Avustralya tarihinde bir kalemde yapılmış en büyük savunma yatırımı olduğunu” söyledi.
Albanese, Avustralya tersanelerinde inşa edilecek denizaltıların ülkedeki iş imkanlarını da artıracağını ekledi.
İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, AUKUS Paktı’nın açıklanmasından bu yana geçen 18 ayda global istikrara yönelik tehditlerin artışına hep birlikte şahit olduğumuzu söyledi:
“Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, Çin’in artan dayatmacılığı, İran ve Kuzey Kore’nin istikrarsızlaştırıcı davranışları… Bütün bunlar tehlike, düzensizlik ve ayrışmayla dolu bir dünya tehdidi manasına geliyor.”
Sunak, “hasmane devletlerin yarattığı tehlikeyi bertaraf etmek için” önümüzdeki iki yılda ülkesinin savunma bütçesini beş milyar sterlin artırma söylediği söz verdi.
Eylül 2021’de duyurulan AUKUS Paktı sırf Çin’in değil, Fransa’nın da tepkisi çekmişti.
Zira bu pakttan önce Avustralya’nın Fransa ile bir dizel denizaltı filosu geliştirme planı vardı.
Avustralya bu planı iptal edip AUKUS Paktı’nı duyurunca Fransa, müttefiklerinin kendilerinden saklı pazarlıklar yürüttüğünü söyleyerek ABD ve Avustralya’daki büyükelçilerini geri çekmişti.