MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, KPSS sorularının sızdırıldığı iddiası ve Ankara’daki cemevlerine yapılan saldırı hakkında yazılı basın …

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, KPSS sorularının sızdırıldığı iddiası ve Ankara’daki cemevlerine yapılan saldırı hakkında yazılı basın açıklaması yaptı. Bahçeli, ”Cemevi saldırısı ile KPSS skandalı çok istikametli araştırılmalıdır” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, gündemdeki bahislere ilişkin olarak şu açıklamayı yaptı:
“Türkiye bölgesel liderlik durumunu tahkim ve destek ettikçe, global aktörlük mevkiinde sivrilip isminden ve müessir adımlarından bahsettirdikçe karanlık odaklar, kaotik oluşumlar, düzensizliğe bel bağlamış onursuzlar anında karşı harekete geçmektedir. Bu kapsamda karşımızda barizleşen sebep-sonuç zincirinin halkaları berrak bir şekilde ortadadır.
Her müstesna ilerleyiş gecikmeden menfur ve menhus bir tertiple baskı altına alınmaya, daha doğru bir sözle üzeri karalanmaya çalışılmaktadır. Ne zaman ülkemiz atağa ve ayağa kalksa, bunu hazmedemeyen çevreler farklı bir alanda kriz üretip toplumsal hassasiyetleri kaşıyarak devlet-millet dayanışmasını zedelemenin arayışına girmektedir. Parlak gelişmeleri eşzamanlı takip eden müessif ve münasebetsiz olayların iç yüzüne ışıklar salındığında ortaya dökülen hiçbir sorunun zamanlama açısından rastlantısal olmadığı anlaşılacaktır.
Türkiye’nin önünü kesmek için kuyruğa girenlerin vakitte barış, huzur ve istikrar vasatını çökertmek için imkan kollayan, hava koklayan, zemin yoklayan iç ve dış mihraklardan teşekkül eden bir yıkım lobisi halinde devreye girdikleri son derece açıktır. Özellikle son aylarda bölgesel ve global sorun başlıklarına pozitif ve yapan şekilde müdahalede bulunan, daha değerlisi söylediği söz dinlenen ve tesirli sonuçlar alan Türkiye’nin birbirine eklemlenmiş, kurgusu ve kumandası kuyumcu titizliğiyle yapılmış sabotajlara maruz kalması titiz hiçbir gözden kaçmamıştır.
NATO Madrid Zirvesi’yle başlayan, Astana formatında gerçekleşen Tahran Zirvesi’yle pekişen, Tahıl Koridoru açılmasını temin eden mutabakatla derinleşen sağlam, sağlıklı ve sağduyulu atılımlar ülkemize yönelik hasımlığın dalga uzunluğunu da artırmıştır.
Dar gelirli insanlarımızı rahatlatacak ucuz konut inşa kararı ile gelir artırıcı ataklar, enflasyona karşı tesirli çabalar; yatırım, ihracat ve üretim seferberliğindeki göz dolduran gelişmeler, bunun yanında bölücü terör örgütüne isabet kaydeden zincirleme operasyonlar elbette iç ve dış işgal cephesinin uykularını kaçırmış, telaşa kapılmalarına neden olmuştur.
Sırtını dayadığı mükemmel iradeyi, tarihi haklarını, egemenlik vasfını inancıyla, yüreğiyle ve argümanlarıyla sergileyen bir ülke gerçeği tıpkı dev doğrulmuştur.
30 Temmuz 2022 tarihinde Ankara’da; Türkmen-Alevi Bektaşi Vakfı’na, Şah-ı Merdan Kültür Meskenleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği ile Ana Fatma Cemevi’ne yapılan alçak akınlar Türkiye’nin hayat damarlarına neşter vurma uğraşından diğer bir şey değildir.
Cemevi’ne ve Alevi İslam inancına sahip kardeşlerimize yapılan hain ve hasmane eylemler belli merkezlerden provoke edilen Türk, Türkiye ve İslam düşmanlığıdır.
İçinden geçtiğimiz zaman diliminin tüm optimist ve müspet ortamı dikkate alındığında Cemevi saldırganlığının bir meczubun, mendebur bir cürümlünün itinasız bir fiili olmayacağı bariz olarak görülecektir. Ajanlarının tasmasını çıkarıp üzerimize salanlarla çetin bir hesaplaşma milli ve manevi bir sorumluluk olarak omuzlarımızdadır.
Bununla da kalmayıp geçtiğimiz hafta sonu yapılan KPSS sınavıyla ilgili şaibelerin somutlaşması ve bir yayınevinin hazırladığı test kitapçığında bulunan 20 sorunun benzersıyla söz konusu KPSS imtihanında sorulması da pek çok tartışmaya yol açmıştır.
Adli ve idari tasarruflarla sıkıntının üzerine gidilmesi elbette yerindedir,yeterli değildir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türkiye’yi hedef alan kuşkulu olaylarla ilgili görüş ve teklifleri muhakkaktır, berraktır ve tutarlıdır.
İlk olarak, Cemevi saldırısıyla KPSS skandalının çok taraflı araştırılmasının yanında, Zeytinburnu Balıklı Rum Hastanesi’nde çıkan yangının kundaklama olup olmadığı mutlak surette açıklığa kavuşturulmalıdır.
İkinci olarak, KPSS imtihanında çıkan ve bir yayınevinin test kitapçığında sorulduğu anlaşılan 20 soruya kimlerin tam ve eksiksiz doğru karşılık verdiği tespit edilmeli, bu şahıslarla ilgili inceleme de ivedilikle yapılmalıdır.
Şayet ilgili yayıneviyle bahse bahis soruların hepsine doğru yanıtlar verenler arasında makul bağ ve irtibat bulunursa, bunların alayı birden isim isimafişe edilmeli, en ağır cezaya çarptırılmalıdır. Hiçbir evladımızın haklarının gaspına sessiz durmayacağımız, emeklerinin ve ümitlerinin heba edilmesine seyirci kalmayacağımız çok iyi bilinmelidir.
Ukrayna’nın Odessa Liman’ından demir alan tahıl yüklü bir geminin Türkiye’ye intikalinin hitamında ülkemizden Lübnan’a doğru hareket ettiği bir vakitte dikkatlerin diğer tarafa çekilme çabası ve ülkemizi karışıklığa sürükleme teşebbüsü iğrenç bir kumpastır. Milli başarılarımızı gölgelemek ve zillet ittifakının eline istismar gereci vermek için planlı ve programlı zehirli bir süreç tedavüldedir.
Üçüncü olarakKimin taşeronu, kimlerin teşrifatçısı, kimlerin tandansı altında olduğu az çok belli olan “Şimşek” soyisimli çakaralmaz ve ateşi sönmüş mahlukun aklını başına alması özellikle ikazımdır.
Böyle ucubeleri manidar bir devirde ekranlara çıkarıp partimize ve Cumhur İttifakı’na laf ettirenler de ağır sorumluluktan kurtulamayacaktır. Türkiye operasyon çekilecek, zillete düşenlerin elinde un ufak olacak bir ülke değildir. KPSS imtihanının iptali ve yeniden yapılması mecburî bir tercih olarak ele alınmış olsa bile, bu önlemin getireceği kimi açmazlarla muhatap kalınacağı da unutulmamalıdır.
Türkiye kararlı ve kahramanca yürüyüşünden vazgeçmeyecektir. Cumhur İttifak’ını suçlama ve suçlu gösterme ayıbına ortak olanlar ahlaksızlığın köşe taşlarıdır ve bedelini ödeyeceklerdir. Aziz milletimizin huzuruyla ve umuduyla oynama cüretinde olanlar ise kesinlikle surette pişman edilecektir.”