enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9248
EURO
52,7852
ALTIN
6.889,91
BIST
14.375,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Az Bulutlu
20°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C

Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Merdan Yanardağ’a ziyaret: derhal harekete geçmezsek yarın çok geç olacak

Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Merdan Yanardağ’a ziyaret:harekete geçmezsek yarın çok geç olacak

Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Merdan Yanardağ’a ziyaret: derhal harekete geçmezsek yarın çok geç olacak
13.09.2023 20:30
16
A+
A-

Tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay, TELE1 Genel Yayın Direktörü Merdan Yanardağ ve il planlama uzmanı Tayfun Kahraman‘ı ceza evinde ziyaret eden eski DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ile eski DİSK Genel Sekreteri Musa Çam, muhalefete davet yaptı

Çelebi ve Çam, Gezi davasından 18 yıl hapis cezasına mahkum edilen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay ve eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Daire Başkanı olarak görev yapan, il planlama uzmanı Tayfun Kahraman ile “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklanan TELE1 Genel Yayın Direktörü Merdan Yanardağ’ı, 12 Eylül’ün 43. yılında cezaevinde ziyaret etti.

Ziyaret sonrası ortak bir açıklama yapan Çelebi ve Çam, ana muhalafet partisi başta olmak üzere tüm siyasilere davet yaparak, “Hemen harekete geçmezsek yarın çok geç olacaktır” dedi.

Çelebi ve Çam’ın açıklaması şu şekilde:

“Bundan 43 yıl önce, tank sesleriyle ve marşlarla uyandırılmamızla başlayan süreç Türkiye’yi siyasal, sosyal, hukukî ve bilimsel alanlarda büyük tahribata uğrattı. Hukuk, adalet, bilim, emek ve çalışma hayatı yok edildi. 12 Eylül toplumsal muhalefeti ve başta işçilerin örgütlenme özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlükleri yok etti. İşçilerin kazanılmış bütün hakları zorla ellerinden alındı. 12 Eylül darbecilerinin kesintisiz baskı sistemi postal sesleri arasında geldi, gittikçe kurumsallaştı ve bugün yaşadığımız gerici, piyasacı, anti demokratik, tek adam rejimine dayalı devlet nizamını adım adım inşa etti. Sevgili Uğur Mumcu’nun da dediği gibi 12 Eylül sermaye sınıfının personel sınıfı üzerindeki tahakkümüdür.

12 Eylül’ün bir eseri ve devamcısı olan AKP siyasetinin bugünkü ismi, tek adam rejimine dayalı bir partinin gitgide devletleşmesi, otoriter bir yönetim anlayışının hayatın bütün alanlarında hükümran kılınması, bütün kurumların yeniden dizayn edilmesi, muhalefetin, basının, demokratik örgütlenmelerin bastırılarak baskıcı bir idarenin, bir dehşet toplumunun oluşturulmasıdır.

Avrupa’nın en büyük adliyelerini yapmakla övünenler, bu kaygı toplumunun, bu baskıcı siyasi tertibin devam etmesi için, binlerce insanın hukuksuz bir şekilde tıka basa doldurulacakları cezaevlerini de inşa etmişlerdir.

İşte, 12 Eylül rejiminin 43. yıldönümünde, onun devamcısı ve eseri AKP rejiminin simgesi haline gelen Silivri Cezaevi’ndeydik. Dün 12 Eylül’de demokrasi güçlerinin ve muhalefetin tıka basa dolduruldukları Mamak, Metris, Süleymaniye, Diyarbakır cezaevleri ne ise bugün de AKP rejiminin benzer niyetle ve gayeyle inşa ettiği Silivri Cezaevi’nde hukuksuz biçimde aylardır tutsak edilen üç karşısı, üç dostumuzu ziyaret ettik.

Ziyaretlerine gittiğimiz bu dostlar, gazeteci Merdan YANARDAĞ, TİP Hatay Milletvekili Can ATALAY ve Gezi davası tutuklusu Tayfun KAHRAMAN’dı.

Ziyaret maksadımız haksız yere tutuklulukları devam eden Gezi davasından yargılananlar ile niyetini ifade ettiğinden zulme uğrayan gazeteci arkadaşımızla dayanışmak, yalnız olmadıklarını, yanlarında olduğumuzu ifade etmektir.

AKP’ye muhalefet ettikleri için, önemli bir yargılamadan geçmeden, keyfince sıralanmış suçlar icat edilerek tutuklanmış, hukuksuz bir şekilde ve haksızca Silivri’de aylardır, yıllardır tutulan aydınlarımız, dostlarımız, arkadaşlarımız var. Bu insanların şayet bir hataları varsa o da “AKP düzenine” ve uygulamalarına karşı yüksek sesle itiraz etmiş olmalarıdır.

İktidarın demokratik olmayan haksız hukuksuz uygulamalarına dur demenin yolu açıklamalarla yetinmek değildir. Zira bu insanlarımızın içinde bulunduğu durum yüzeysel açıklamalarla geçiştirilemeyecek derecede hayati bir ehemmiyet taşımaktadır. AKP’nin hak, hukuk, adalet tanımayan nizamına karşı gerçek bir demokrasi çabasının ayaklarından biri cezaevlerinde tutsak edilen demokratların, sosyal-demokratların, aydınların, sosyalistlerin yaşadıkları hukuksuzluğa karşı direnmektir.

Buradan davette bulunuyoruz! Başta Ana-muhalefet partisi olmak üzere demokrasiden yana partiler, siyasi çevreler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, emek ve meslek örgütleri ve toplumsal muhalefet örgütleri çabucak harekete geçmelidir.

Bunu bugün yapmazsak yarın çok geç olacaktır!

Bunu bizler yapmazsak kimseler yapmayacaktır!

Bugün değilse ne zaman? Biz değilsek kim?

Toplumsal muhalefet tüm bu gelişmeleri tribünlerden seyretmek yerine alanlara çıkma vakti çoktan gelmiştir ve geçmektedir. Ülkemizin geleceği açısından, halkımızın bugünü açısından, demokrasiye sahip çıkılması açısından bir an önce, toplumsal muhalefet yeniden dirilerek ayağa kakmalıdır!

Son kere şunu söyleyelim:

Toplumsal muhalefet ayağa kalkmadıkça da bu türlü devam edecektir! İdeolojisi, kurumları, bugünkü temsilcileri tasfiye edilmeden 12 Eylül sistemiyle hesaplaşmak bir hayalden öteye geçemez! Bizlere düşen görev, 12 Eylül’ü bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırmaktır!”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.