enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Açık
18°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
13°C

Canan Kaftancıoğlu, şair Ataol Behramoğlu’nun doğum gününde, şiirle nasıl tanıştığını anlattı

CHP İstanbul Kent Başkanı Canan Kaftancıoğlu, şair Ataol Behramoğlu’nun ikinci 40 yaşının kutladığı programda, küçük bir kız çocuğuyken şiirle …

Canan Kaftancıoğlu, şair Ataol Behramoğlu’nun doğum gününde, şiirle nasıl tanıştığını anlattı
15.05.2022 23:09
43
A+
A-

CHP İstanbul Kent Başkanı Canan Kaftancıoğlu, şair Ataol Behramoğlu’nun ikinci 40 yaşının kutladığı programda, küçük bir kız çocuğuyken şiirle nasıl tanıştığını anlattı. Kaftancıoğlu, “O kız çocuğu bugün, ruhunu, aklını, beynini bir heykeltıraş gibi şekillendirmiş olan şairinin yanında, ‘Beyaz, ipek yağdı kar. Yağsın. Dünya daha hoş olacak, inanıyorum buna. Bir insan kalbinin hoşluğuna, çocukluğuna, sonsuz hamasetine, olanaklılığına inandığım kadar’ demeye devam ediyor” dedi.

Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Beşiktaş’taki Süleyman Seba Kültür Merkezi’nde bugün düzenlenen ve şair Ataol Behramoğlu’nun ikinci 40 yaşının kutladığı programa katıldı.

Kaftancıoğlu, burada yaptığı konuşmada, küçük bir kız çocuğuyken şiirle nasıl tanıştığı şöyle anlattı:

“Sekiz, dokuz yaşında bir kız çocuğu, Anadolu’da bir evde… ‘Şiir’ deyince aklına, ders kitaplarında yazan, akşamdan sabaha ezberlenmesi gereken dörtlükler olduğunu zannediyor. Bir gün, bir yerde, nerede olduğunu bilmiyor, bir şey okudu. ‘Beyaz, ipek gibi yağdı kar. Bir kız, kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti’. O ana kadar okudukları şiir miydi yahut o okuduğu şiirse o ana kadar okudukları neydi? Kız çocuğu, şiirle tanışmıştı ve sarsılmıştı. Şimdi şairi bilmiyordu, şairleri bilmiyordu. Ve zaman geçtikçe o kız çocuğu, şiirlerle tanıştıkça, şairlerle buluştukça hayatı tanımaya, anlamaya çalıştı. Ve o kız çocuğu, bugün, şairinin yanında, şairlerin yanında, o kız çocuğu bugün, ruhunu, aklını, beynini bir heykeltıraş şekillendirmiş olan şairinin yanında, ‘Beyaz, ipeki yağdı kar. Yağsın. Dünya daha hoş olacak, inanıyorum buna. Bir insan kalbinin hoşluğuna, çocukluğuna, sonsuz hamasetine, olanaklılığına inandığım kadar’ demeye devam ediyor.” (ANKA)

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.