CHP’den Kemal Can’ın ifadesine ilişkin sorular: Kim bu devlet büyükleri, savcı neden merak edip sormamış?

CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Can Holding’in sahibi Kemal Can‘ın verdiği ifadede geçen “Her şeyi devlet büyüklerinin yönlendirmesiyle yaptım” sözleriyle ilgili açıklama yaptı. Bakırlıoğlu, “Kemal Can’a rica eden, ‘KRT televizyonunu al’ diyen devlet büyüğü kimdir? Bunu savcı niye Kemal Can’a sormamıştır? Niye merak etmemiştir? Niye üstünü kapatmıştır? Bir de sık sık karşımıza çıkan üst düzey yetkililer. Bunlar kimlerdir? Bunlar aynı insanlar mıdır? Bu üst düzey yetkililer neden işi gücü bırakıp da Doğa Kolejleri’ni satın alması için Kemal Can’a baskı yapmaktalar, ricacı olmaktalar? Neden Bilgi Üniversitesi’nin alınması için ricacı olmaktalar? Neden Ciner Grubu’nun alınması için ricacı olmaktalar?” ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında tutuklanan Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can’ın savcılık ifadesinde söyledikleri tartışma yarattı. Birgün gazetesi yazarı Timur Soykan, Kemal Can’ın ifadesinde Ciner Medya Grubu’nu, Bilgi Üniversitesi’ni, Doğa Koleji’ni, ‘devlet büyüğü’ ve üst düzey devlet yetkililerinin yönlendirmesi ve aracılığıyla satın aldığını söylediğini yazdı. Soykan, Kemal Can’a savcının “Devlet büyüğü ve üst düzey yetkililer kim?” diye sormadığını vurgularken, CHP’den tepki geldi.
Can Holding’in sahibi Kemal Can’ın ifadesinde yeni detaylar: Her şeyi devlet büyüklerinin yönlendirmesiyle yaptım
CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Can Holding’in sahibi Kemal Can’ın verdiği ifadede yer alan “devlet büyüğü ve üst düzey yetkili” ifadelerine ilişkin açıklama yaptı.
Bakırlıoğlu, şöyle konuştu:
“Öyle ki bir devlet büyüğü Kemal Can’dan ricacı olmuş ve Kemal Can KRT televizyonunu almaya kalkmış fakat daha sonradan vazgeçmiş. Doğa Kolejleri’ni 570 milyon dolar para vererek almış. Bu alım işleminde de üst düzey yetkililer devreye girmiş ve bu üst düzey yetkililer Kemal Can’dan rica etmişler ve Kemal Can da 570 milyon dolar para vererek Doğa Kolejleri’ni satın almış ama kimse Kemal Can’a ‘Ya sen bu 570 milyon doları nereden buldun’ diye sormak akıllarına gelmemiş.”
“Bu devlet büyüğü kimdir?”
Üst düzey yetkililerin yeniden Can’a ulaşarak Bilgi Üniversitesi’nin alınması için ricacı olduklarını ve Can’ın da 90 milyon dolara Bilgi Üniversitesi’ni satın aldığını belirten Bakırlıoğlu, şöyle devam etti:
“Kimse bu Kemal Can’a -ki kendisi sigara kaçakçılığıyla anılmakta, dünyada sigara kaçakçılığının baronu olarak bilinmekte- ‘Bu 90 milyon dolar parayı nereden buldun’ diye sormamış. Yine bu üst düzey yetkililer ricacı olmuşlar, araya girmişler ve Ciner grubuna ait olan medya bölümünü Kemal Can satın almış ve ‘Sen bu parayı nereden buldun’ diye sormak devlet yetkililerinin ancak aklına gelmiş.
Burada sorulması gereken sorular var. Sorulardan bir tanesi; bu devlet büyüğü kimdir? Kemal Can’a rica eden, ‘KRT televizyonunu al’ diyen devlet büyüğü kimdir? Bunu savcı niye Kemal Can’a sormamıştır? Niye merak etmemiştir? Niye üstünü kapatmıştır? Bir de sık sık karşımıza çıkan üst düzey yetkililer. Bunlar kimlerdir? Bunlar aynı insanlar mıdır? Bu üst düzey yetkililer neden işi gücü bırakıp da Doğa Kolejleri’ni satın alması için Kemal Can’a baskı yapmaktalar, ricacı olmaktalar? Neden Bilgi Üniversitesi’nin alınması için ricacı olmaktalar? Neden Ciner Grubu’nun alınması için ricacı olmaktalar?
“Az kalsın Türk Telekom’u alacakmış”
Esasında bakıldığı zaman öyle bir durumla karşı karşıyayız ki, bütün dünyada sigara kaçakçılığının baronu olarak bilinen insan az kalsın yine üst düzey yetkililerin veyahut da devlet büyüklerinin ricasıyla Türk Telekom’u alacakmış. İçinde bulunduğumuz durum gerçekten de çok ciddi bir garabet.
Kara para aklamayla anılan bu grubun, bu insanların devlet büyükleriyle ve üst düzey yetkililerle bu kadar yakın ilişki içinde olması, bizlere şunu göstermektedir: Devlet bugüne kadar bu kaçakçıları görmezden gelmiştir. Bu insanlar şayet bu kadar büyüdülerse mutlaka devletle olan bu yakın ilişkilerinden büyümüşlerdir. Bu da çok ciddi bir skandalla karşı karşıya olduğumuzu bizlere göstermektedir.” (ANKA)