enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,8221
EURO
35,1421
ALTIN
2.449,46
BIST
10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Cumartesi Açık
29°C
Pazar Açık
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
29°C

CHP’li Açıkel: Türkiye’de bir nüfus kırım yaşanıyor, Erdoğan da bunu itiraf etmiş oldu

CHP’li Açıkel: Türkiye’de bir nüfus kırım yaşanıyor, Erdoğan da bunu itiraf etmiş oldu

CHP’li Açıkel: Türkiye’de bir nüfus kırım yaşanıyor, Erdoğan da bunu itiraf etmiş oldu
24.05.2024 15:00
2
A+
A-

CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2.1 düzeyinin altındayız. Açık söylüyorum bu Türkiye açısından varoluşsal bir tehdittir; felakettir” açıklamasını değerlendirdi. Açıkel, “TÜİK’in yayınladığı 2023 yılı doğum istatistikleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu datalar üzerinden yaptığı açıklamalar, bizim uzun yıllardır dikkat çektiğimiz nüfus artış suratının yavaşlaması ve Türkiye nüfusunun yaşlanması sıkıntısının kabulü manasına gelmektedir. Türkiye’de bir nüfus kırım yaşanıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu itiraf etmiş oldu” dedi.

Fethi Açıkel, Türkiye’deki doğum suratı düşüşünü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2.1 düzeyinin altındayız. Açık söylüyorum bu Türkiye açısından varoluşsal bir tehdittir; felakettir” açıklamasını değerlendirdi. Bu açıklamanın, ”Erdoğan’ın siyasetlerinin Türkiye’de bir nüfus kırımına neden olduğunun itirafı olduğunu” ifade eden Açıkel, yaptığı yazılı açıklamada, şu görüşlere yer verdi:

”TÜİK’in yayınladığı 2023 yılı doğum istatistikleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu datalar üzerinden yaptığı açıklamalar, bizim uzun yıllardır dikkat çektiğimiz nüfus artış suratının yavaşlaması ve Türkiye nüfusunun yaşlanması probleminin kabulü manasına gelmektedir. Türkiye’de bir nüfus kırım yaşanıyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan da bunu itiraf etmiş oldu. Bugüne kadar ihtarları dinlemeyen ve hamasi bir ‘üç çocuk yapma’ önerisi dışında somut sosyal siyaset adımları atmayan AKP iktidarı, probleme neden olan neo-liberal yıkım ve fakirleştirme siyasetlerini gizlemek için mevzuyu kendi sığ ve geçiştirici ajandasına uygun bir yere çekmeye çalışmaktadır. AKP, neoliberal olduğu kadar, ümmetçi nüfus inşası siyasetleri yoluyla, Cumhuriyetimizin ulusal refah devleti merkezli kalkınma ve sosyal dönüşüm siyasetini terk ederek; eğitimli ve meslek sahibi genç vatandaşlarımızın yurtdışına göçünü adeta teşvik etmiş ve Türkiye’de kalan vatandaşlarımızı ise çocuk sahibi olamaz ve ailesini geçindiremez bir noktaya getirmiştir. Son 22 yılda, Türkiye’de nüfus kırıcı ve toplumsal yeniden üretimi imkansız hale getiren piyasacı ve Darwinist siyasetler, AKP’nin özsel uygulamalarıdır.

“Sosyal devletin tasfiye edilmesi, nüfus artış suratının düşmesinin temel nedenidir”

AKP iktidarının siyasetleri, Türkiye’yi katma bedelsiz, kayıtdışı ve niteliksiz ucuz bir merdiven altı atölyeye dönüştürmeyi amaçlamakta; yırtıcı liberalizmin izinde, kozmik personel hakları ve insan haklarına aykırı bir çalışma şartları ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı işçi sınıflarımıza, denetimsiz ve sistemsiz göçmen emeği ile rekabeti reva görmektedir. Türkiye’nin yüksek enflasyon girdabı ve hayat pahalılığı karşısında fiyatların düşüklüğü, yaşanan barınma ve beslenme krizi, güvencesizlik ve gelecek telaşı aile kurmayı güçleştirmekte ve çocuk sahibi olmayı ise neredeyse imkansızlaştırmaktadır. Eşler, kendi geçimlerini dahi sağlamakta zorlanırken, aileler çocuk yapamayacak duruma getirilmektedir. Türkiye’de sosyal devletin mevcut izlerinin dahi tasfiye edilmesi ve Cumhuriyetimizin birer kalkınma kaldıracı olan kurumların kapasitelerinin geriletilmesiyle; vatandaşlarımız, barınma, eğitim ve sağlık temel anayasal haklarından dahi yoksun bırakılmıştır. Yaşanan fakirleşme ve yıkım, AKP iktidarının, hem sosyal devleti, hem de ulus devleti hedef alan siyasetlerin bir sonucudur.

“Aileler gelirlerinin büyük kısmını eğitim harcamlarına ayırmak zorunda”

Özellikle büyükşehirlerimizde kreşten başlayarak üniversite eğitimine kadar genişleyen özelleşme sonucunda; aileler gelirlerinin çok çok önemli bir kısmını eğitim harcamalarına ayırmak zorunda kalmakta ve bu yükü artık taşıyamamaktadır. Neredeyse çeyrek yüzyıldır, beton dökmekle ve inşt yapmakla övünen AKP iktidarı, yanlış sınıfsal tercihleri ve yurttaş zıddı siyasetleri yüzünden tarihimizde yaşanmamış bir barınma krizi yaratmış, ev sahipliği oranını düşürmüş, kiralar hane gelirleri üzerinde önemli bir baskı oluşturur hale gelmiştir. Yabancılara denetimsiz biçimde konut satışı yoluyla vatandaşlık dağıtılırken, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımız kendi ülkelerinde mülksüzleştirilmiştir. Mülksüzleşen ve ağır barınma krizi yaşayan genç vatandaşlarımızın, güçlü bir aile kurmaları artık mümkün olmamaktadır. Buna, kentlerimizde yaşanan güvenlik krizleri, sokakları esir alan şiddet ve zorbalık, sistemsiz göç dalgalarından kaynaklanan güvencesizlik iklimi de düşünüldüğünde, yaşanan krizin bir anda oluşmadığı görülmektedir.

“Genç aileleri yıkan, AKP iktidarının piyasacı siyasetleri oldu”

Bununla birlikte; araştırmaların da gösterdiği gibi yalnızca çocuk sahibi olma oranı değil, evlilik oranlarında da önemli düşüş yaşanmaktadır. Evlilik yaşı hem erkekler, hem de bayanlar için ilerlemektedir. Eğitimlerini tamamladıktan sonra iş sahibi olamayan gençler, aile kurmak için adım atamamakta, birikim yapamamakta, evlilik ve sonrası masrafları karşılayamadıkları için evlenememektedir. Aile kurmayı ve aileleri genişletmeyi engelleyen ise, AKP’nin eşitsizlik ve yoksulluk arttıran ekonomik politikalarıdır. Nüfus artış suratındaki yavaşlamanın ve nüfusumuzun yaşlanmasının bugün olduğundan daha fazla önümüzdeki yıllarda daha büyük yıkımlar ve telafisi zor kayıplar yaratacağı açıktır. Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanı’nın, çarpıklıklara ve kendi sorumluluklarına değinmeden, nüfusun yaşlanmasını beklenmedik bir afet ele alması değil, önümüzdeki yıllar içinde yıkıma uğratılan Türk aile bütçesinin, ümitsizliğe itilen genç çalışanların ve sosyal devlet düzeneklerinden yoksun bırakılan on milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının yaşadığı zorluklarla yüzleşmesi gerekmektedir. Bu yüzleşme yapılmadan sarf edilen sözler, yurttaşlarımızı sosyal ve demografik kırımdan geçiren siyasetleri değiştiremezler.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.