enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3667
EURO
53,3333
ALTIN
6.888,60
BIST
15.040,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C
Salı Az Bulutlu
24°C

DEİK’ten Almanya Başbakanı Merz’e açık mektup: Türkiye’nin AB sürecindeki durgunluk döngüsünü kırmak aciliyet kazandı

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri, Almanya merkezli Bild gazetesinde yayımlanan tam sayfa açık mektupla Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e Türkiye-AB ilişkilerinde “paradigma değişimi” çağrısı yaptı. Avrupa’nın eş …

DEİK’ten Almanya Başbakanı Merz’e açık mektup: Türkiye’nin AB sürecindeki durgunluk döngüsünü kırmak aciliyet kazandı
08.05.2026 12:30
0
A+
A-

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri, Almanya merkezli Bild gazetesinde yayımlanan tam sayfa açık mektupla Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e Türkiye-AB ilişkilerinde “paradigma değişimi” çağrısı yaptı. Avrupa’nın eş zamanlı sınamalarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekilen mektupta, Türkiye’nin AB’ye tam entegrasyonunun artık yalnızca üyelik süreci değil, Avrupa’nın ekonomik güvenliği, stratejik otonomisi ve küresel güç olma iddiası açısından da zorunluluk haline geldiği vurgulandı.

Almanya merkezli Bild gazetesinde tam sayfa olarak yayımlanan açık mektup, DEİK tarafından Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e hitap etti.

“On yıllardır Türk şirketleri ve girişimcileri, Avrupa’nın değer zincirlerinin, sanayi ekosistemlerinin ve inovasyon ağlarının ayrılmaz bir parçası oldular. Avrupa’nın gelecekteki refahının işbirliği, açıklık ve tüm insani, ekonomik ve teknolojik kaynaklarının etkin biçimde seferber edilmesine bağlı olduğuna inanıyoruz; buna Türk iş dünyasının sunduğu katkılar da dahildir.” ifadelerinin yer aldığı mektup şöyle devam etti:

“AB derin ve eş zamanlı meydan okumalarla karşı karşıya. Yapay zeka ekonomileri ve toplumları eşi benzeri görülmemiş bir hızla dönüştürüyor. Yeşil dönüşüm stratejik vizyon, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumsal uyum gerektiriyor. Artan sosyal kaygılar, demografik değişim ve göç baskıları demokrasilerimizin dayanıklılığını zorluyor. Transatlantik ilişkiler giderek daha karmaşık bir küresel ortamda yeniden şekilleniyor. Avrasya genelinde süregelen jeopolitik gelişmeler Avrupa’nın güvenlik ortamını etkilemeye devam ederken, Asya Pasifik’in küresel ağırlığındaki artış tarihsel önem taşıyan uzun vadeli stratejik, teknolojik ve ekonomik sonuçlar doğuruyor.”

Değişen küresel düzende Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne entegrasyonunun gerekliliğinin altını çizen mektupta “AB’nin bu küresel değişime vereceği yanıtın temel unsurlarından biri, AB’nin gerçek bir küresel güç olma yolundaki istikrarlı ilerleyişine Türkiye’nin tam entegrasyonudur. Her iki tarafın da ele alması gereken mevcut başlıkların farkındayız. Ancak dünyanın bugün karşı karşıya olduğu sarsıntılar dikkate alındığında, Türkiye’nin katılım sürecindeki mevcut durgunluk döngüsünü kırmak aciliyet kazandı. Tarih siyasi süreçlerden daha hızlı ilerliyor ve Avrupalılar olarak hep birlikte kıtamızdaki gelecek nesillere karşı sorumluluk, cesaret ve bilgelik sınavıyla karşı karşıyayız; bu sorumluluk bugün şekilleniyor.” ifadeleri yer aldı.

“Paradigma değişiömi öneriyoruz”

DEİK’in açık mektubu şöyle devam etti:

“Bu çerçevede Türkiye AB ilişkilerinde bir paradigma değişimi öneriyoruz. Türkiye’nin katılım sürecini tıkayan mevcut verimsiz metodolojinin yeniden ele alınmasının zamanı gelmiştir. Türkiye’ye AB üyeliğine dair açık ve net bir perspektif sunulması önemlidir. Türkiye ile AB’nin geleceğinin bütünlüğünün yeniden teyit edilmesi stratejik berraklığı ve karşılıklı güveni yeniden tesis edecektir.

Dahası, Türkiye ile AB arasındaki bazı mevcut ikili sorunlar gerçek olmakla birlikte, kıtamızın karşı karşıya olduğu hayati ve varoluşsal sınamalarla kıyaslandığında orantısız hale gelmiştir. Güçlü, entegre olmuş ve küresel ölçekte etkili bir AB; sadece Türkiye de dâhil olmak üzere Avrupa ulusları için değil, aynı zamanda ortak coğrafyamızda ve daha geniş dünyada istikrar için de bir zorunluluktur. Türkiye, Avrupa ekonomisinin, rekabetçiliğinin ve stratejik otonomisinin ayrılmaz bir parçası olan Türkiye, AB’nin yeni ekonomik güvenlik ve savunma mimarisine tam anlamıyla entegre edilebilir. Ayrıca, jeopolitik olarak parçalanmış bir dünyada Avrupa’nın rekabetçiliği, güncellenmiş bir AB-Türkiye Gümrük Birliği ile daha da güçlenecektir.

Türk şirketleri, Türkiye’de faaliyet gösteren AB şirketleriyle birlikte, yatırımlar, inovasyon ve uzun vadeli ortaklıklar yoluyla daha güçlü, daha rekabetçi ve daha özgüvenli bir AB’ye katkıda bulunmaya hazırlar. “

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.