Tan, YetkinReport için kaleme aldığı yazıda, “Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine adaylıkları ile ilgili açıklamanın, duygusallıktan uzak …

Tan, YetkinReport için kaleme aldığı yazıda, “Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine adaylıkları ile ilgili açıklamanın, duygusallıktan uzak, akılcılığı, tutarlılığı ve gerçekçiliği esas alan bir değerlendirme sonucu yapıldığını hiç sanmıyorum” yazdı ve iktidarın bu adımla dikkati iç kahırlardan uzağa çekmeye çalıştığı değerlendirmesinde bulundu.
Tan, “Maalesef, alaylı diplomatlarla lakin bu kadar oluyor” yazdı.
Tan’ın yazısının ilgili kısmı şöyle…
Bu konular göz önüne alındığında, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliğine adaylıkları ile ilgili açıklamanın, duygusallıktan uzak, akılcılığı, tutarlılığı ve gerçekçiliği esas alan bir değerlendirme sonucu yapıldığını hiç sanmıyorum. İktidarın, çözülmekte olduğunu gördüğü tabanını toparlamak ve ekonomik dertleri örtülemek hedefiyle, iç siyasetin dikte ettiği fırsatçılığın da cazibesine kapılarak, bu türlü bir adım attığını düşünüyorum.
Maalesef, alaylı diplomatlarla lakin bu kadar oluyor. Umarım, bu yanlışlar yüzünden siyasi ve ekonomik bağlarımız bakımından ileride daha ağır bedeller ödemek zorunda kalmayız.
Türkiye’nin, uluslararası münasebetlerini, AB ve NATO üyeliklerinin dış siyasetinde tayin edici özellikte olduğunu ve Batı’nın siyasi, ekonomik ve sosyal yapılanması içinde yer almasının kendisine güç verdiğini unutmadan, müttefikleriyle ahenk içinde olmaya ihtimam göstererek yönetmesi, içinde bulunduğu ittifakın rehabilitasyon ve yeniden yapılanma sürecine manalı katkılar sağlaması gerekir. Türkiye, eskisi gibi, öngörülebilir, güven duyulan ve güven veren bir müttefik olmalıdır.