enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9036
EURO
53,4613
ALTIN
6.615,59
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
25°C
Cuma Parçalı Bulutlu
22°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C

Fatih Altaylı: Suriye, Afganistan ve geri kalmış ülkelerden gelen “göçmenler” Cumhuriyet’in yok ettiği hastalıkları Türkiye’ye yeniden getiriyor! 

HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, son günlerde çocuk felci hadiselerinde yükseliş olduğuna dikkat çekerek, ‘geri kalmış ülkelerden Türkiye’ye gelen …

Fatih Altaylı: Suriye, Afganistan ve geri kalmış ülkelerden gelen “göçmenler” Cumhuriyet’in yok ettiği hastalıkları Türkiye’ye yeniden getiriyor! 
08.08.2022 17:12
27
A+
A-

HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, son günlerde çocuk felci hadiselerinde yükseliş olduğuna dikkat çekerek, ‘geri kalmış ülkelerden Türkiye’ye gelen göçmenlerin, Cumhuriyet’in yok ettiği hastalıkları geri getirdiğini’ söyledi. 

Altaylı, yazısında şunları kaydetti:

“Oysa daha pek çok hastalık gibi çocuk felci de, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1920’lerde oluşturduğu aşı siyaseti ile ortadan kalkmış hastalıklardan biriydi.

Kurucu Mustafa Kemal Atatürk, 1922 yılında TBMM’de aşılamanın ehemmiyetine değinmiş, Cumhuriyet kurulup kurulmaz Osmanlı devrinden kalma sıtma, tifüs, difteri, verem, trahom gibi hastalıklarla mücadele başlamış, 1927’de ağır bir verem aşısı kampanyası başlatılmış, 1930’da ise çiçek aşısı zarurî hale getirilmiş, difteri, tetanoz, boğmaca aşıları uygulanmaya başlamıştı.

Hıfzısıhha Enstitüleri salgınlar ve hastalıklarla toplumsal mücadelenin öncüsü olmuştu.

1950’lerin ortasında Jonas Salk’ın çocuk felci aşısını bulup, önce kendi çocukları üzerinde deneyip, sonra da dünyaya armağan etmesinden sonra 2 yıl içinde ABD’deki çocuk felci olaylarında yüzde 90’lık azalma görülmesi üzerine bu aşı da Türkiye’de uygulanmaya başlamıştı.

Benim yaşıtlarım ve benden büyükler hatırlayacaktır.

Bizim okul yıllarımızda, sınıflarımızda kesinlikle birkaç çocuk felci geçirmiş ve bunun izlerini taşıyan arkadaşımız olurdu.

Zaman içinde Türkiye’nin başarılı aşı uygulamaları sayesinde bu hastalık da ortadan kaybolup gitti.

Şimdi “Yeni Türkiye” iddiasındakilerin göç uygulamaları sayesinde çocuklarımızı hedef alan bu hastalık da hortladı.

Suriye ve Afganistan başta olmak üzere pek çoğu çok geri kalmış ülkelerden gelen “göçmenler” Cumhuriyet’in yok ettiği bu hastalıkları Türkiye’ye yeniden getiriyorlar.

Böylelikle Cumhuriyet’in kazanımlarından birini daha, üstelik de çocuklarımızın sıhhatini ve geleceğini tehdit edecek bir biçimde kaybediyoruz.

Zaten zannederim göç siyasetinin amaçladığı da buydu.

Uygulayanlara hayırlı olsun.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.