enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
13°C

Gazeteci Alican Uludağ: Yargı dosyaları, CHP’li belediyeler aleyhine DMM’ye sızdırılıyor

Gazeteci Alican Uludağ: Yargı dosyaları, CHP’li belediyeler aleyhine DMM’ye sızdırılıyor

Gazeteci Alican Uludağ: Yargı dosyaları, CHP’li belediyeler aleyhine DMM’ye sızdırılıyor
23.09.2025 21:30
6
A+
A-

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik bir operasyonun, yargı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi arasında bir “kara propaganda mekanizmasını” ortaya çıkardığını öne sürdü.

Gazeteci Alican Uludağ, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yönelik bir operasyonun, yargı ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) arasında bir “kara propaganda mekanizmasını” ortaya çıkardığını öne sürdü.

Uludağ, savcılıklardaki gizli soruşturma dosyalarının CHP’li belediyeler aleyhine kullanılmak üzere DMM’ye sızdırıldığını ve buradan iktidar medyasına servis edildiğini belirtti.

Uludağ’ın aktardığına göre, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik konser soruşturması kapsamında 13 kişinin gözaltına alındığı operasyon, bu mekanizmanın işleyişini gözler önüne serdi. Kamuoyu operasyonun detaylarını bilmeden önce, iktidara yakın gazete ve televizyonların yöneticilerine DMM tarafından hazırlanan bir “bilgi notu” gönderildi.

Bu notun başlığı, “Soru-Cevaplarla Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne Yönelik Konser Soruşturması” şeklindeydi ve 759 milyon liralık konser harcaması ile 154 milyon liralık kamu zararı iddialarını içeriyordu. Metinde, “Adli makamların tespitlerine göre” ifadesi kullanılarak bilgilerin doğrudan savcılıktan alındığı açıkça belirtiliyordu. Bu notun ekinde, soruşturma dosyasındaki “bilirkişi” ve “MASAK” raporlarından özetlerin yer aldığı bir belge de bulunuyordu.

Uludağ’ın aktardığına göre, bu mekanizma” eski bir İçişleri Bakanlığı basın danışmanının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın basını bilgilendirmek için kurduğu WhatsApp grubuna eklenmesiyle kuruldu. Süleyman Soylu’nun bakanlığı döneminde basın danışmanlığını yapan bu kişinin, görevinden sonra DMM’de işe girdiği ve başsavcılık grubuna kendisini dahil ettirerek yargı bilgilerini sızdırmayı sağladığı iddia ediliyor.

Uludağ, bu durumun yalnızca Ankara ile sınırlı olmadığını, başta İstanbul olmak üzere diğer kentlerdeki CHP’li belediyeler aleyhine yapılan operasyonların detaylarının da benzer şekilde “bilgi notu haber” olarak iktidar medyasına gönderildiğini öne sürdü.

Uludağ paylaşımında şu sözlere yer verdi:

“Size, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda “bağımsız” ve “tarafsız” olma görevi verilen yargı teşkilatının CHP’li belediyelere yönelik dosyaları, doğrudan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ne (DMM) sızdırılması ve DMM’nin de bu bilgileri CHP aleyhinde nasıl “kara propaganda” amaçlı kullanması olayını anlatacağım.

Hatırlıyor musunuz? Türkiye’de soruşturmaya da konu olan Batı Çalışma Grubu (BÇG) vardı. 28 Şubat döneminde Genelkurmay Başkanlığı’nın kurup dönemin Erbakan hükemetine karşı kullanıldığı belirtilen “BÇG.” BÇG’nin temel bir görevi de Erbakan hükümeti aleyhinde basında haberler yapılmasını sağlamaktı. Bunun için yargı dosyaları da kullanılıyordu. O BÇG tarih oldu ama şimdi DMM geldi.

Nasıl mı?

Peki, bu belgeler Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na nasıl gitti?

Konuyu araştırdığımda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın basını bilgilendirmek için oluşturduğu bir whatsapp grubundaki bir numara dikkat çekiciydi. Bu numara, Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanlığı dönemindeki basın danışmanından başkası değildi. O basın danışmanı, Soylu gidince Kültür ve Turizm Bakanlığı’na geçmişti. Ancak şimdi anlaşılıyor ki Süleyman Soylu’nun basın danışmanı, DMM’de işe girmiş. O da yetmemiş, Ankara Başsavcılığı’nın basın grubuna kendisini eklettirmiş. Kimse de dememiş, burası basın grubu, DMM yetkilisinin ne işi var? Yargımız bağımsız sonuçta. Bu durum, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen ve Melih Gökçek’in herkesten önce işaretini verdiği operasyon bilgilerinin, savcılık tarafından CHP aleyhinde kullanılması için DMM’ye gönderildiğini net olarak ortaya çıkarıyor.

Peki, bu durum yalnızca Ankara’da mı yaşandı?

Hayır. Geriye dönük bir araştırma yaptığımda, DMM’nin başta İstanbul olmak üzere diğer kentlerde CHP ve Ekrem İmamoğlu aleyhinde yapılan operasyonlarının ayrıntılarını da benzer şekilde iktidar yandaşı gazetecilere “bilgi notu haber” şeklinde gönderildiği anlaşılıyor. Üstelik bu gazeteciler, bu haberleri noktasına virgülüne dokunmadan twitter hesaplarından paylaşmış, haber sitelerinde yayınlamış. Bu tablo, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların siyasi olduğu olduğu eleştirilerini destekler nitelikte. Peki, Dezenformasyonla MÜcadele Merkezi’nin böyle bir yetkisi var mı?

Hayır.

Peki, DMM legal bir kuruluş mu?

Tartışmalı. Çünkü Anayasa Mahkemesi, İletişim Başkanlığı’nın “dezenformasyonla mücadele” yetkisini (AYM, E.2020/88, K.2023/224, 27/12/2023, § …) kararıyla açıkça basın özgürlüğüne aykırı bularak iptal etti. İletişim Başkanlığı’nın bu görevi yapması için yasal düzenleme yapıldı mı? Hayır.

DMM şu sorulara yanıt vermeli?

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi hangi yasal dayanağa göre faaliyet yürütüyor; personel çalıştırıyor, maaş veriliyor? Hangi yetkiyle bağımsız ve tarafsız yargının soruşturmalarının içeriğinden bilgiler alarak CHP aleyhinde habere dönüştürüyorsunuz? Bu kara propaganda mekanizması, 28 Şubat döneminde sıkça eleştirdiğiniz BÇG’nin bir kopyası değil mi? Ya Anayasal olarak bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı mensupları! Sizler hangi sıfatla elinizdeki gizli soruşturma dosyalarının bilgilerini, yürütme organının bir kuruluşuna gönderiyorsunuz? Yargı Saray’ın arka bahçesi mi?”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.