enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,9304
EURO
55,7562
ALTIN
6.740,80
BIST
12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
21°C
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C
Salı Yağmurlu
19°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
20°C
Perşembe Az Bulutlu
20°C

Hatimoğulları: Bir adım ileri, beş adım geri mantığıyla bu süreç yürütülemez, ekim ayı milat olsun!

Fon soruşturmasına ilişkin de konuşan Hatimoğulları, “Borsadaki vurgun bas bas bağırarak geldi. Sermaye Piyasası Kurulu bunu biliyordu, devlet biliyordu, iktidar biliyordu; herkes biliyordu ama buna göz yumdu. Bu derhal araştırılmalı, derhal bu konuda gerekli soruşturmalar ucu nereye varırsa varsın” dedi.

Hatimoğulları: Bir adım ileri, beş adım geri mantığıyla bu süreç yürütülemez, ekim ayı milat olsun!
27.09.2026 16:30
1
A+
A-

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı sürece ilişkin, “Bir adım ileri atıp sonra beklentiye sokarak toplumu, beş adım geriye atılacak bir süreci inanın ki Erzurumlu da kaldırmaz, Amedli de kaldırmaz, Ankaralı da, İzmirli de, İstanbullu da kaldırmaz. Dolayısıyla yüzümüzü bu süreci başarıya taşımak için dönmek ve ileriye adım atmak zorundayız” diye konuştu. Ekim ayının silahların sustuğu bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini belirten Hatimoğulları, bunun için “teyit tespit sürecinin” hızla tamamlanması ve çerçeve yasanın Milli Güvenlik Kurulu kararına resmî olarak bağlanması gerektiğini ifade etti.

Hatimoğulları, DEM Parti Erzurum İl Başkanlığı Kongresi’nde konuştu. Kongrelerin yalnızca yönetim belirlemek amacıyla yapılmadığını belirten Hatimoğulları, “Bizim açımızdan kongreler dönemin siyasal ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak üzere aynı zamanda kendimizi yeniden yapılandırdığımız dönemlerdir. Özellikle bütün Türkiye’deki siyasetin yeniden yapılandığı bir dönemde, barış ve demokratik toplum sürecini inşa ettiğimiz bir dönemde gerçekleştirdiğimiz her bir kongre aynı zamanda bir siyasi atılımdır” dedi.

“İşsizlik, yoksulluk, geleceksizlik milyonları sarmış durumda”

Türkiye’nin gündeminin “büyük bir karmaşanın” içinde olduğunu savunan Hatimoğulları, Erzurum’un tarım ve hayvancılık potansiyeline dikkati çekerek şöyle konuştu:

“Bütün bu zenginliklere rağmen hükümetin, iktidarların uyguladığı siyasetin ürünü olarak aşırı bir yoksullukla karşı karşıyayız. Türkiye büyük bir açlık ve sefalet çekiyor. İşsizlik, yoksulluk, geleceksizlik milyonları sarmış durumda. Karayazı, Karaçoban, Tekman, Hınıs… Gençler açlık ve yoksulluktan dolayı artık Avrupa’nın yolunu tutmuş durumdalar. Bütün bunlara bu ülkeyi yoksulluğa mahkûm edenler sebep olmuştur. Bu ülkenin kaynak varlıklarını doğru kullanmadıkları için, planlamadıkları için biz bunların sonucunu yaşamaktayız.”

“Banker Kastelliler şu an Türkiye’de iş başında”

Konuşmasında Varlık Fonu üzerinden yaşanan tartışmalara da değinen Hatimoğulları, şöyle devam etti:

Hatimoğulları, Tera ve Pusula Holding üzerinden kamuoyunun konuya ilişkin bilgi sahibi olduğunu belirterek, “Bunun sorumlusu çok net. Denetlemeyen kurumlar, bunun sorumlusu bunun önünü açan siyasetçiler, bunun sorumlusu tam da iktidarın önünü açmış olduğu bu yolsuzluk furyasıdır” dedi.

“Borsadaki vurgun bas bas bağırarak geldi”

Yaklaşık 500 bin yurttaşın mağdur olduğunu anımsatan Hatimoğulları, “Borsadaki vurgun bas bas bağırarak geldi. Sermaye Piyasası Kurulu bunu biliyordu, devlet biliyordu, iktidar biliyordu; herkes biliyordu ama buna göz yumdu. Bu derhal araştırılmalı, derhal bu konuda gerekli soruşturmalar ucu nereye varırsa varsın… Eski bakana mı varıyor, başkasına mı varıyor mutlaka bu soruşturmalar etkin bir biçimde başlatılmalı ve yürütülmeli” diye konuştu.

“Tarımı bitirdiniz, hayvancılığı bitirdiniz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Türkiye’yi yüksek gelirli ülkeler grubuna kattık” sözlerini eleştiren Hatimoğulları, “Vallahi, Sayın Bakan külliyen, külliyen doğru değildir söyledikleriniz. Türkiye şu an yoksulluğun en dibini yaşayan ülkeler arasında. Tarımı bitirdiniz, hayvancılığı bitirdiniz. Angusları ithal ediyorsunuz, et ithal ediyorsunuz. Oysa Erzurumlu hayvan üreticilerini destekleseniz Türkiye’nin birçok kentine yetecek et üretimini yapamaz mı burası? Pekâlâ yapar” dedi.

Hatimoğulları, üreticilerin desteklenmemesi nedeniyle zarar ettiğini belirterek, ifadelerini kullandı.

“Çerçeve yasa Türkiye’ye çok önemli bir fırsat verdi”

Konuşmasında “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin beklentilerini dile getirdi. Hatimoğulları, şöyle konuştu:

“Bakın bu çerçeve yasa şu anda bütün Türkiye’ye çok önemli bir fırsat verdi. Ama hakkıyla uygulanması şartıyla bir fırsattır bu. Şayet bu çerçeve yasanın ortaya koyduğu, koyacağı ve pratik süreçlerde somut adımların atılması gerçekleşmezse biz bu süreci hep birlikte kaybetmiş oluruz. Dolayısıyla burada sorumlular, başta devlet ve iktidar olmak üzere sorumlular, taraflar görev ve sorumluluklarını yerine getirme bilinciyle davranmak durumundalar.”

Hatimoğulları, “107 yıl önce Erzurum Kongresi’nde hedef olarak işaret edilen eşitliğe dayalı kardeşlik sözleşmesinin hâlâ hayata geçmeyi beklediğini” belirterek, “Bizler Türkiye’deki yurttaşlar olarak, 86 milyon yurttaş olarak şunu beklemekteyiz: Bu ülkede yaşayan Kürtler, Aleviler, bütün farklı halklar ve inançlar kendi dilleriyle konuşabilmeli, kendi dilleriyle ana eğitimlerini yapabilmeli, kendi kültürlerini özgürce yaşayabilmeli, inançlarını kimse kimseye karışmadan yaşayabilmeli. İşte bunun adı eşit yurttaşlıktır” dedi.

“Bir adım ileri atıp beş adım geri atılacak bir süreci toplum kaldırmaz”

Sürecin “bir halkın geri plana itildiği bir anlayışla” yürütülemeyeceğini söyleyen Hatimoğulları, “Bir adım ileri atıp sonra beklentiye sokarak toplumu, beş adım geriye atılacak bir süreci inanın ki Erzurumlu da kaldırmaz, Amedli de kaldırmaz, Ankaralı da İzmirli de İstanbullu da kaldırmaz. Dolayısıyla yüzümüzü bu süreci başarıya taşımak için dönmek ve ileriye adım atmak zorundayız” diye konuştu.

Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini belirterek, “Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu ay, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz” dedi. Hatimoğulları, bunun için “teyit tespit sürecinin” hızla tamamlanması, çerçeve yasanın Milli Güvenlik Kurulu kararına resmi olarak bağlanması ve bunun Resmî Gazete’de yayımlanması gerektiğini ifade etti.

“Barış süreci bize altın tepsiyle sunulmayacak”

Barış ve demokratik toplum sürecinin bölge açısından önemine dikkati çeken Hatimoğulları, sürecin izlenerek beklenemeyeceğini söyledi ve “Bu sürecin başarısı izleyerek, görerek, ‘acaba ne olacak’ diye DEM Parti’de mücadele yürüten değerli yoldaşlarımızın, canlarımızın bekleyeceği bir durum yok. Bize barış süreci altın tepsiyle sunulmayacak, mücadele ede ede kazanacağız” dedi.

Feshedilen PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla yeni bir sürecin başladığını belirten Hatimoğulları, Kürt sorununun çözümünün siyasi ve hukuki bir zemine kavuşması gerektiğini savundu. DEM Parti’nin örgütlenmesinin önemine değinen Hatimoğulları, şöyle konuştu:

“Bu perspektifi hayata geçirebilmenin en önemli yolu partimizi güçlendirmek. DEM Parti’yi her yerde örgütlemek; sokak sokak, mahalle mahalle meclisler, mahalle komisyonları şeklinde güçlü bir örgütlenme. Kadın örgütlenmesini daha güçlendirmek, gençlik örgütlenmesi, ekoloji mücadelesi ve bütün siyasal ve toplumsal alanlarda çok daha güçlü örgütlenmek… Sadece protesto eden, sadece talep eden değil, hakkını koparan, alan, somut kazanımlarla süreci taçlandıran bir döneme geçmek durumundayız.”

“Farklı seslere yönelik baskılara son verilmeli”

Türkiye’de “derin bir demokrasi krizi” olduğunu savunan Hatimoğulları, iktidarın süreçte sürekli tek taraflı adım beklediğini söyledi. Hatimoğulları, Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılması konusunda Milli Güvenlik Kurulu kararına ihtiyaç olmadığını belirterek, AİHM kararlarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kayyum uygulamalarına da değinen Hatimoğulları, “Ahmet Türk, Devrim Demir ve yerlerine kayyım atanmış bütün belediye eş başkanlarımızın görevlerine geri dönmesi için Milli Güvenlik Kurulu kararına mı ihtiyaç var? Hayır. Kayyım yasası çekilecek. Hatta kayyum yasası fiilen çekilmeden uzatmalar yapılmayacak ve kayyımlar el çektirilecek gasbettikleri görev yerlerinden ve seçilmişler, atanmışların yerine geri gelecek” dedi.

Hatimoğulları, gazeteci, yazar, siyasetçi ve derneklerin sosyal medya hesaplarının kapatıldığını belirterek, “Eğer bu söylenenlerde ciddiyseniz, eğer bu söylenenlerde samimiyseniz gerçekten, muhalefete olan baskılara, farklı sese olan baskılara, düşünce, ifade ve örgütlenme üzerindeki baskılara son vermek zorundasınız, bitirmek zorundasınız” diye konuştu.

( ANKA )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.