Adaylık konusunu hiç konuşmadık, konuşmuyorum da. Bugüne kadar da hiç konuşmadım. Bu henüz çok erken; parti bir süreçten geçiyor ve o sürecin mutlaka sağlıklı bir zeminde yürütülmesi lazım.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “güvenli liman” kavramını açıklayarak, “Elbette ki parti, tarihsel kimliğine yakışır bir pozisyona gelmek, ahlaki değerlerini korumak ve bu değerleri sürdürmek zorundadır. Bunu yapacak olan da kadrolardır, insanlardır. Benim ömür boyu ‘CHP Genel Başkanlığı yapacağım’ diye bir iddiam zaten hiç olmadı. Güvenli limana getirmekten kastettiğim; her açıdan kuruluşundaki kodlara dönen bir Cumhuriyet Halk Partisidir” dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin milletvekili kampının son gününde gazetecilerle bir araya geldi. Programa, Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra YDK Başkanı Mahir Polat, Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Gençlik Kolları Başkanı Berfin Karan da katıldı.
“Kim yolsuzluk yaptıysa bunun bedelini ödemeli”
Kahvaltının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, kendisinin sıkça söz ettiği “güvenli liman” kavramına ilişkin gelen soru üzerine de Uğur Mumcu’nun “Katilin sağcısı solcusu olmaz” sözünü hatırlatırken yolsuzluk yapanın da sağcısı solcusu olmayacağını vurguladığını belirterek, “Kim yolsuzluk yaptıysa bunun bedelini ödemelidir. ‘Siyaset kirlilikten arınmalı’ derken bunu tek bir parti için söylemiyorum, bütün partiler için söylüyorum. Güvenli limandan kastım; elbette ki parti tarihsel kimliğine yakışır bir pozisyona gelmek, ahlaki değerlerini korumak ve bu değerleri sürdürmek zorundadır. Bunu yapacak olan da kadrolardır, insanlardır. Benim ömür boyu ‘CHP Genel Başkanlığı yapacağım’ diye bir iddiam zaten hiç olmadı. Güvenli limana getirmekten kastettiğim; her açıdan kuruluşundaki kodlara dönen bir Cumhuriyet Halk Partisidir. Gelinir, oturulur, tartışılır” diye konuştu.
Bu durumun, CHP Genel Başkanlarının veya CHP’nin eleştirilmeyeceği anlamına gelmeyeceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, CHP’nin eleştiri kültürünün en kökleştiği kurumlardan biri olduğunu söyledi. CHP’de, Genel Başkanının da yönetimin de il ve ilçe başkanlarının da eleştirilebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP’deki bu eleştiri kültürünün partiyi diri tuttuğunu, eleştiri kültürüne her zaman saygılı olduklarını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, “Güvenli limanı kastetmemin nedeni; partinin tarihinde olmadığı kadar kirli bir sürecin içine sokulmuş olmasıdır. Bunun bedelini sadece partililer değil, bütün Türkiye ve siyaset kurumu ödüyor. Siyasete olan güven temelden sarsılabiliyor. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi, devlet kuran bir parti olarak ahlaki değerleri yüksek ve o değerleri korumayı içselleştirmiş bir partiydi. Bundan uzaklaşıldı. Şimdi bu kodları yeniden yakalamak zorundayız ve bunu yapacağız” dedi.
“İstifalarla arınma büyük ölçüde gerçekleşti”
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, olağan kurultayda aday olup olmayacağına ilişkin soru üzerine de şunları söyledi:
“Adaylık konusunu hiç konuşmadık, konuşmuyorum da. Bugüne kadar da hiç konuşmadım. Bu henüz çok erken; parti bir süreçten geçiyor ve o sürecin mutlaka sağlıklı bir zeminde yürütülmesi lazım. İl ve ilçe başkanlarının bu çerçevede seçilmesi, üyelerimizin bu konuda gerekli özeni göstermesi gerekiyor.
Partide büyük ölçüde bir arınma oldu mu? Özellikle istifalarla bu arınmanın büyük ölçüde gerçekleştiğini görüyoruz, sizler de yakından takip ediyorsunuzdur. İfade ettiğim gibi; parti kuruluşundaki temiz ahlaki kodlara dönmek zorundadır.
Genel başkanlık konusunda da ben hiçbir zaman çıkıp ‘Ben adayım’ diye bir cümle kurmadım, kurmak da istemem, bunu doğru da bulmam. Genel başkanı seçecek olan ben değilim; özgürce eleştirme kapasitesine sahip, yeri geldiğinde partinin eksikliklerini ve Genel Başkanı eleştirebilen özgür iradeli Kurultay delegeleridir. Aday olarak kimlerin çıkacağını sizler de takip ediyorsunuz. Genel başkan olmak isteyen arkadaşlarımız var; onları da saygıyla karşılıyoruz. Aday olabilirler, iradelerini beyan edebilirler, çalışma yürütebilirler. Eğer demokrasiyi savunuyorsanız ve içselleştirmişseniz, birilerinin önüne set çekerek ‘Hayır, ben olacağım, siz asla olamazsınız’ diye bir düşüncem hiç olmadı.”
“CHP tek adam partisi değildir”
Kılıçdaroğlu, “Kurultayda delegelerin sizi yeniden aday göstermesi halinde bu iradeyi görmezden gelebilir misiniz?” sorusuna ise “Daha ortada kurultayın tarihi bile yok. Bu tür tartışmaları gereksiz buluyorum çünkü siyaset çok hızlı değişen bir alan. Bugünden 6 ay veya 1 yıl sonraki bir olay için kesin ifadeler kullanmayı doğru bulmam. Günü geldiğinde bakılır, değerlendirilir. Partimizin duayenleri, ortak akıl üretme kapasitesi ve tutarlı bir eleştiri kültürü vardır. CHP tek adam partisi değildir; herkes düşüncesini rahatlıkla söyler. Eleştiren arkadaşlarımız gelir, benimle de görüşürler, oturur konuşuruz. Partimiz kapalı bir yapı değildir; 103 yıllık tarihimizin temelinde bu açık yapı yatmaktadır. Zamanında Mustafa Kemal Atatürk de eleştirilmiş, yeri geldiğinde hak ettiği övgüleri de almıştır. Bunlar siyasetin doğal akışında olan şeylerdir” yanıtını verdi.
( ANKA )