Emeklilikte yaşa takılanlar yasal düzenlemeyi beklerken, vatandaş birtakım sorularına karşılık arıyor. Örneğin 8 Eylül 1999 öncesinde sigortasız …

Emeklilikte yaşa takılanlar yasal düzenlemeyi beklerken, vatandaş birtakım sorularına karşılık arıyor.
Örneğin 8 Eylül 1999 öncesinde sigortasız çalıştıkları için kapsama giremeyecek olanlar tahlil arıyor. Sabah gazetesinden Hazal Ateş imzalı habere göre, bu tarihten önce sigortasız çalışanlar, SGK’ya başvurarak ilk işe giriş tarihinin fiilen çalıştığı tarihin olması gerektiğini belirtip, sigorta başlangıç tarihinin düzeltilmesini talep edebilir. Olumlu karşılık alınmazsa hizmet tespit devası açılabilir. Sigorta primleri faiziyle ödenebilir. Hizmet tespit davası için beş yıllık zaman aşımı müddeti bulunmasına rağmen SGK kayıtlarında “Bordro, sigortalı hesap fişi, bildirge” gibi evrakları olması halinde hak düşürücü süre işletilmiyor.
Ayrıca, sigortasız çalıştırıldığı işyerinde ara vermeden sonrasında da sigortası yaptırılarak çalıştırılanlar hizmet tespiti davası açabilir. Bu durumda yazılı evrakı olmayanlar şahit gösterebilir. İşyerinde kendisi ismine düzenlenen ödeme makbuzu, nöbet çizelgesi dokümanlar de delil olarak sunulabilir.
Söz konusu haberde, EYT’de borçlanma hakkı tanınmaması durumunda yatırılan paranın geri alınıp alınamayacağı sorusuna da şöyle cevap verildi:
“Doğum, askerlik borçlanmasıyla eksik primler tamamlanabilir. EYT için kritik tarih olan Eylül 1999 öncesi askerlik yapanlar sigorta başlangıç tarihini öne çekebilir. EYT kapsamında borçlanma hakkı verilip verilmeyeceği yasal düzenleme Meclis’e geldiğinde netlik kazanacak. EYT düzenlemesi öncesi borçlanma yapanlar yasal düzenleme sonrası borçlanma hakkı olmazsa yatırdığı parayı geri alabilir. Emekli aylığı bağlanmadan önce borçlanma bedellerinin iadesi talep edilebilir.”
Hizmet tespit davasının kay ayda sonuçlanacağı ve arabuluculuğa tabi olup olmayacağı sorusuna da haberde, “İŞ Kanunu’nda öngörülen zarurî arabuluculuk kapsamı dışında bulunuyor. Hizmet tespit davası açmadan önce arabulucuya başvurma mecburiliği bulunmuyor. Bu davada sonuç katılaşmadan icra edilemeyen kararlardır. Muhakeme adabına göre yaklaşık iki ayda sonuçlanıyor” diye cevap verildi.
“Sigortasız çalışılan süreyi bordro dışında nasıl kanıtlanacağı” sorusuna da karşılık şöyle oldu:
“Hızmet tespitinde dava açmakla birlikte öne sürülen tarihte çalışıldığının kanıtlanması gerekiyor. Sigorta primleri bordrosu, hesap fişinin yanı sıradönemde çalışılan ve patron resmi kayıtlarındaki öbür çalışan şahit olarak gösterilebilir. Patronun Sosyal Güvenlik Kurumu’na verdiği bordrolarda yer alanlardan şahit gösterilebilir. Ayrıyeten komşu işyerinde sigortalı çalışan da şahit olarak dinlenebilir. Diğer yandan 2 yıl sigortasız çalıştırıldıktan sonra sigortası yapılıp 10 yıl daha çalıştırılan kişi 2021 tarihinde işten çıktıysa, 2026 yılının sonuna kadar sigortasız çalıştırıldığı dönem için dava açabilir. Kesintisiz çalışmanın bittiği yılın sonu başlangıç kabul ediliyor.”