enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9050
EURO
53,4602
ALTIN
6.689,52
BIST
13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
26°C
Cuma Parçalı Bulutlu
23°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

“Kent uzlaşısı” soruşturmasında gözaltına alınan Azad Barış ve DEM Parti’den açıklama

“Kent uzlaşısı” soruşturmasında gözaltına alınan Azad Barış ve DEM Parti’den açıklama

“Kent uzlaşısı” soruşturmasında gözaltına alınan Azad Barış ve DEM Parti’den açıklama
22.03.2025 20:30
2
A+
A-

DEM Parti, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik kent uzlaşısı soruşturması kapsamında gözaltına alınan Azad Barış‘la ilgili bir açıklama yaptı. DEM Parti, “Daha önce HDP Eş Genel Başkan Yardımcılığı vazifesinde bulunmuş Azad Barış’ı merkeze oturtarak bu sıkıntıyı kriminalize etme teşebbüsü, operasyonun sahiplerinin zelil ve sefil halini göstermektedir” sözleriyle gözaltı kararına sert tepki verdi. Azad Barış’ın avukatı Şeyhmus Yaşan, yaptığı açıklamada, müvekkilinin firari savının temelsiz olduğunu, Azat Barış’ın soruşturmadan iki hafta önce yurtdışına çıktığını ifade etti. Yaşan, Azat Barış ve Ekrem İmamoğlu

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Azad Barış’ın avukatı Şeyhmus Yaşan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne hedef alan “terör” soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen isimlerden biri olan Spectrum House Genel Yöneticisi Azad Barış’la ilgili açıklama yaptı. DEM Parti, Azad’ın terörist ilan edilmesinin ve Kent uzlaşısı’nın terörize edilmesinin kara propaganda olduğunu ifade etti.

Barış’ın avukatı Yaşan, müvekkilinin “firari” ilan edilmesinin yanlış olduğunu, Barış’ın yasal yollarla soruşturmadan iki hafta önce yurtdışına çıktığını ifade etti. Yaşan, müvekilinin geçim kaynağı olan Spectrum House” ile ilgili savların temelsiz olduğunu dile getirirken, medya organlarındaki haberlerin karalama kampanyası olduğunu ifade etti. Bu mevzu hakkında suç duyusunda bulunduklarını lakin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “jet hızla” takipsizlik kararı verildiğini söyledi. Yaşan, müvekkili ile ilgili savlar hakkında hukuksal haklarını kullanacaklarını dile getirdi.

“Azad Barış yalnız değildir; kara propaganda ve kumpasla bir yere varamayacaksınız” başlıklı açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Daha önce HDP Eş Genel Başkan Yardımcılığı vazifesinde bulunmuş Azad Barış’ı merkeze oturtarak bu sıkıntıyı kriminalize etme teşebbüsü, operasyonun sahiplerinin zelil ve sefil halini göstermektedir. Yıllarca Türkiye’de siyaset yapan, basında ve uluslararası akademi dünyasında tanınan bir ideoloji tabibi ve sosyoloğun yargısız infazla televizyon ekranlarında ‘terörist’ ilan edilmesi ve onunla ilişkilenen herkesin de ‘terör’ kefesine konulması içler acısı bir durumdur. Hiçbir somut delile dayanmayan, sırf siyasi mühendisliğin eseri olan tezlerle kara propaganda yapılmaktadır.

Dün buna operasyonları yapan paralel yapılar ve hukuka aykırı oluşumlar nasıl halkın vicdanında mahkum olduysa, benzer operasyoncu akıl da daha şimdiden halkın vicdanında mahkum olmuştur. Yapanlar emin olmalı ki, hukuk önünde bunun hesabını vereceklerdir. Azad Barış yalnız değildir. DEM Parti olarak, halkın iradesine ipotek koymaya çalışan bu anlayışa asla boyun eğmeyeceğimizi kamuoyuna duyururuz.”

Azad Barış’ın avukatı Şeyhmus Yaşan’ın açıklamasında satış başları şu şekilde:

“Firari olduğu asılsızdır”

“Müvekkilime yönelik yürütülen prestij suikastının en çok önemli ögelerinden biri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘Kent Uzlaşısı’ soruşturması kapsamında yaptığı basın açıklamasında müvekkilimi ‘firari’ olarak nitelendirmesidir. Lakin, bu iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilim, yaklaşık iki hafta önce, tamamen yasal prosedürlere uygun şekilde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan çıkış yaparak yurt dışına seyahat etmiştir.

Dolayısıyla, müvekkil hakkında ‘firari’ şeklinde kamuoyuna servis edilen açıklamalar tamamen asılsızdır ve kamuoyunu yanlış yönlendirme amaçladığı taşımaktadır. Müvekkilim, yurt dışında bulunduğunu şahsen kendi sosyal medya hesabı üzerinden açıklamış olup, hukuken firari statüsünde olmadığını açıkça ortaya koymuştur.

“İmamoğlu ile görüşmlere suç isnat edilmesi ifade özgürlüğüne yönelik ihlaldir”

Müvekkilime yönelik prestij suikastları sırf şahsına yönelik argümanlarla sınırlı kalmamış, yöneticisi olduğu Spectrum House isimli kamuoyu araştırma şirketi de hedef haline getirilerek soruşturmanın merkezine yerleştirilmek istenmiştir. Meğer Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre hukukî bireyler hakkında sadece güvenlik önlemlerine hükmedilebileceği açık bir tüzel gerçektir. Buna karşın, müvekkilimin geçim kaynağı olan ve tamamen yasal fliyetler yürüten bu şirketin, medya aracılığıyla bir suç örgütünün merkezi aynıi lanse edilmesi, tüzel destekten mahrum olup, müvekkilime yönelik sistematik karalama kampanyasının bir kesimidir.

Kamuoyu araştırmacısı, sosyolog ve bir niyet insanı olan müvekkilimin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve toplumsal sıkıntılar hakkında paylaştığı fikirlerin, savcılık tarafından bir suç isnadı olarak kıymetlendirilmesi, ifade özgürlüğüne yönelik açık bir ihlaldir.

Müvekkilimiz hakkında yaratılan bir diğer dezenformasyon konusu da hesap hareketliliğidir. Lakin yeniden dava dosyası içerisinde saklılık kararına riayet edilerek kamuoyuna sızmaması gereken masak raporu medya organlarınca yayınlanmıştır. Yayınlanan Masak raporundan da görüldüğü üzere müvekkil hakkında yayın organlarınca müvekkilin hesap hareketlerinin fazla olduğu istikametinden ki algı yaratma uğraşları tamamen boşa düşmüştür.

“Müvekkilimizin ismi ve prestiji üzerinde yapılan haksız ve temelsiz suçlamalar karşısında, tüm tüzel haklarımızı kullanacağız”

Tüm bu suçlamalar şimdi gündemde yer bulmamış ve soruşturma evrakları şimdi açılmamışken, müvekkilim hakkında sosyal medya hesapları ve kimi haber siteleri aracılığıyla suç içerikli paylaşımlar yapılmış ve bu paylaşımlar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından halkı aldatıcı bilgiyi alenen yayma suçu, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme suçu ve iftira suçlamalarıyla ilişkilendirilmiştir. Bu sebeple, 04/06/2024 tarihinde 2024/131760 numaralı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulmuş ve bu suçlamaların türel temele dayanıp dayanmadığının araştırılması talep edilmiştir.

Ancak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, söylediği söz edilen suç duyurusuna dair hiçbir araştırma yapmaksızın, adeta ‘jet hızıyla’ diyebileceğimiz bir sürede, müvekkilime yönelik tüm iddiaları göz arkası ederek takipsizlik kararı vermiştir. Bu karar, hukuk dışı ve temelsiz bir şekilde verilmiş olup, müvekkilimin haklarını ihlal etmektedir. Takipsizlik kararına karşı yapmış olduğumuz itiraz da, Sulh Ceza Mahkemesi tarafından kesin bir şekilde reddedilmiştir.

İzahatını yapmaya çalıştığım bu durumlar ve müvekkilime yönelik oluşturulan prestij suikastı ile dezenformasyonu yaratmaya çalışanlar hakkında adalet arayışımızı kararlılıkla sürdüreceğimizi belirtmek isteriz. Müvekkilimizin ismi ve prestiji üzerinde yapılan haksız ve temelsiz suçlamalar karşısında, tüm tüzel haklarımızı kullanacağız.”

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.