KESK’ten AKP’ye ‘mülakat’ tepkisi: Kamuyu yol geçen hanına çevirip ‘artık mülakatı kaldıracağız’ı samimi bulmuyoruz

Kamu İşçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Sekreteri Şenol Köksal, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuda işe alımlarda mülakatın kaldırılacağı vaadine ilişkin “Bu güzellemeleri yapmaları bence kamu işçilerini etkilememeli. Düne bakmalıyız, dün ne yaptığına bakmalıyız. Dün binlerce kamu işçisini nasıl kapının önüne koyduğuna bakmalıyız. Kamuyu dejenere edip, yol geçen hanına çevirip gerisinden ‘artık mülakat yapmayacağız’ı samimi bulmuyoruz. Her seçim döneminde AKP yolu kullanmıştır. Bu seçim sürecinde ziyadesiyle yaptı. Ziyadesiyle yapmasının bir tane sebebi var. Artık bohça yama tutmuyor. İktisatta yamalı bohça, adalette yamalı bohça, sosyal güvenlik de maliye de… Toplumu ilgilendiren tüm kamu hizmetlerinde artık yama tutmuyor” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin seçim beyannamesini açıkladığı toplantıda, “Kamuya işe alımları, vazifenin getirdiği zorunluluklar dışında mülakatı kaldırarak, gençlerimizin imtihanlardaki muvaffakiyet sıralamasına göre yapacağız” vaadinde bulundu. Erdoğan’ın vaadini değerlendiren KESK Genel Sekreteri Köksal, “Her seçim döneminde AKP prosedürü kullanmıştır. Bu seçim sürecinde ziyadesiyle yaptı. Ziyadesiyle yapmasının bir tane sebebi var. Artık bohça yama tutmuyor” diye konuştu.
Köksal, ANKA Haber Ajansı’na şunları söyledi:
“Kamu işçisi AKP’ye öfkeli”
“Bunlardan bir tanesi de geldiğimiz noktada bundan bir ay önce af çıkardı bütün borçları affetti, ondan önce EYT’yi çıkardı, ondan önce bir dizi vergi, SSK borçlarını sildi. Şu Anda de tam da kendisinin başlattığı kamuya istihdam süreci üzerinden ‘pardon, kusur yaptık’ dercesine bundan sonra güya bu türlü olacakmış aynıi bir izlenim yaratmak istiyor. Zira kamu işçisi, içerde çalışan da kamu işçisi olamayan binlerce gencimiz de AKP’ye öfkeli. 100 aldığı bir imtihandan 90 aldığı imtihandan mülakatla elenmiş binlerce insan olduğunu biz biliyoruz. Tek şartın AKP’li olup olmama üzerinden olduğunu da biz biliyoruz.
“Ülkede güya bir anda yabancı bir konuma düşüyorsunuz devlet nezdinde”
Mülakatın dışında sizinle ilgili de önemli bir araştırma yapılıyor. Mülakatı geçseniz bir de bir yıla yayılan güvenlik soruşturmaları var. Sizi yalnızca savcılıktan götürmüş olduğunuz bir Adli Sicil Raporu’yla pahalandırmıyor. İdari takdir yetkisini kullanacağı için isterseniz hiçbir mahkemede yargılanmasanız bile yedi sülalenizi araştırabiliyor. Ülkede güya bir anda yabancı bir duruma düşüyorsunuz devlet nezdinde.
“Mağduriyetlerin ana kaynağı AKP’nin ta kendisidir”
Mülakatın arkasında kendisine biat eden, kendi kelamından çıkmayan, her türlü mevzuda onun her dediğini yapan bir memur tipi yaratma ve kamuyu kullanma konusunda maharetli bir AKP’den bahsediyoruz. Bu güzellemeleri yapmaları bence kamu işçilerini etkilememeli. Düne bakmalıyız, dün ne yaptığına bakmalıyız. Dün binlerce kamu işçisini nasıl kapının önüne koyduğuna bakmalıyız. Mahkeme kararıyla dönenlere ‘güvenlik soruşturması’ yapıp yapmadığına bakmalıyız. Kamuyu dejenere edip, yol geçen hanına çevirip gerisinden ‘artık mülakat yapmayacağız’ı samimi bulmuyoruz. Zira kendi eliyle bozdu. Bütün yaşanan mağduriyetlerin ana kaynağı AKP’nin ta kendisidir. Her seçim döneminde AKP yolu kullanmıştır. Bu seçim sürecinde ziyadesiyle yaptı. Ziyadesiyle yapmasının bir tane sebebi var. Artık bohça yama tutmuyor. İktisatta yamalı bohça, adalette yamalı bohça, sosyal güvenlik de, maliye de… Toplumu ilgilendiren tüm kamu hizmetlerinde artık yama tutmuyor.”