enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,2743
EURO
55,9867
ALTIN
6.780,14
BIST
14.296,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Hafif Yağmurlu
28°C
Cumartesi Açık
29°C

KESK’ten Kadın Kurultayı: Mirasımız direniş, sözümüz mücadele

Kurultayda başlıklar arasında savaş, göç, artan milliyetçilik ve milliyetçilik üzerinden gelişen göçmen kadınların emek sömürüsü ve kadınlara yönelik şiddeti yer alacak.

KESK’ten Kadın Kurultayı: Mirasımız direniş, sözümüz mücadele
01.09.2026 13:30
1
A+
A-

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Kadın Sekreteri Döne Gevher, 4-6 Eylül’de Kadın Kurultayı düzenleyeceklerini belirterek, Kurultayda “Mirasımız Direniş, Sözümüz Mücadele” sloganıyla kadın emeğinin güvencesizleşmesi, taşeronlaşmanın yaygınlaşması, çalışma barışının daraltılması ve kadına yönelik şiddet gibi konu başlıklarının ele alınacağını bildirdi

KESK tarafından 4-6 Eylül tarihlerinde Ankara’da 3 gün boyunca düzenlenecek olan ve yaklaşık 300 kadın delegenin katılacağı Kadın Kurultayına ilişkin konuşan KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher, şunları kaydetti:

“Uzun süredir kadınların özellikle emek rejimi içerisindeki dönüşümle birlikte hem kamusal hizmetlerin dönüşümü hem de emek rejiminin dönüşümüyle birlikte iş yerlerindeki sorunların, sıkıntılarının arttığı istihdam modellerinin çeşitlendiği koşullarda yeniden bir tartışmaya ihtiyaç
duyduğumuzu konuşarak aslında Kadın Kurultayı kararını aldık. Çünkü biz iki defa Kadın Kurultayı yaptık. 1998’de 1’inci Kadın Kurultayımızı, 2’nci Kadın Kurultayımızı da 2004’te yaptık. Aslında baktığımızda neoliberal dönüşümün başladığı süreçlerde, neoliberal dönüşümün en güçlü, örgütlü bir şekilde emekçilere saldırıya dönüştüğü dönemleri bu dönem itibariyle yaşıyoruz. Tam da buna karşı yeniden bir tartışmaya yeniden emeğin şekillenmesi üzerinden yürütülen belirsizlik rejimine karşı biz emeğin örgütlü gücünü ortaya çıkarmaya ihtiyaç olduğunu konuşarak Kadın Kurultayı kararını aldık.

Yerellerde, bölgelerde Kadın Meclislerimizle ön toplantılar yaptık, kurultayı şekillendirecek tartışmalar yürüttük. İş kollarımız aracılığıyla belirlediğimiz başlıklar üzerinden çalışma grupları oluşturuldu. 135 çalışma raporu geldi. Raporlar oldukça kapsamlı. Tartışmalarımızı artık bütünleştirme, birleştirme ve mücadele hattımızı örme üzerinden 4-6 Eylül’de bir buluşma gerçekleştireceğiz.

Buluşma süresinde 15 atölye yapacağız. Başlıklara baktığımızda günümüz başlıklarından çok bağımsız değil. Kadın emeğinin güvencesizleştirildiği, iş yerlerindeki istihdam modellerinin çeşitlendirildiği, güvenceli iş yerine taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı aynı iş yerinde aynı işi yapan emekçiler nezdinde bile farklı istihdam modellerinin arttırıldığı, çalışma barışının ve örgütlenme koşullarının daraltıldığı zeminde yeniden buna dair tartışmalarda yeniden örgütlenme, yeniden çalışma barışı yeniden nitelikli kamusal hizmet tartışmalarına yürüteceğimiz kadın emeği başlığımız var. Yine ataerkillik, muhafazakarlık ve kadına yönelik şiddet üzerinden atölyeler gerçekleştirdik.

“Örgütlü gücü kadın emekçiler nezdinde ortaya çıkaracağız”

Bu atölyelerimizde özellikle Aile On Yılı üzerinden şekillendirilen politikalar, bu politikaların kamuoyu nezdinde nasıl yanılsama oluşturduğunu tartışıyoruz. Kadına yönelik şiddetle ilgili bir mücadele programımız var. Ama daha kapsamlı, daha geniş ve hukuksal zeminde de bunu örebileceğimiz adalete erişim tartışmalarını da birlikte yürüteceğiz. Hukuksuzluğun hakim olduğu koşullarda kadınların toplumsal sözleşmesi, kadınların talepleri, hakları neler bunlara dair tartışmalar yürüteceğiz.

“Savaş, göç, artan milliyetçilik ve kadına yönelik şiddet gündemimizde”

Başlıklarımız arasında, savaş, göç ve artan milliyetçilik ve milliyetçilik üzerinden gelişen göçmen kadınların emek sömürüsü ve kadınlara yönelik şiddeti gündemimize alacağız. Savaşların, çatışma süreçlerinin bir bütün olarak toplumu etkilediğini ancak topluma etkilediğinden daha fazlasında kadınların savaşlarda çatışma dönemlerinde çok daha fazla hedef alındığını dönem dönem ganimete dönüştürüldüğünü hep birlikte yakın geçmişimizden de biliyoruz.

Savaş ve çatışma dönemlerinde militarizmin artması, erkekliği de artırıyor. Erkeklik arttıkça erkek şiddetinin de daha fazla görünmezleşmesine tanık oluyoruz. Dünyada barış deneyimleri kadınlar barışta nasıl rol alacak ve bu süreci nasıl yöneteceğimizi gündemlerimiz arasına aldık.

Genel olarak kamu konfederasyonlarına baktığımızda da dört büyük konfederasyon içerisinde yönetim kademelerinde, yürütme kademelerinde sadece KESK’te dört kadın temsilini görüyoruz. Onun dışında bir temsil yok. Bizim bu dönem tartıştığımız şey sendikaların genel politikalarının merkezine kadın emeğinin yerleştirilmesi. Bu anlamda mücadele yürütüyoruz.”

 

( ANKA )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.